25 Şubat -1 Mart tarihleri arasında Simya fraktalının Tanrısallık Gen Ailesi (63,22,36 ) 37. Gen Anahtarıyla transitine başladı.

Simya aşama aşama gücün dönüşünü anlatır ve yollarını gösterir;
Hakiki Simya insanlığın acılarının (alçak frekans boyutlarının) Tanrı Niyetiyle uyum içine girerek dönüşmesiyle ilgilidir. Tanrısallık ise dünyaya girmek üzere olan tamamen yeni bir sentez tohumudur. 

Sentez yaptığı için genetik hafızamızda farklı bir matris oluşturur, acı yaşatarak Tanrısal alana iter.

Tanrısallık Gen Ailesi acının ve ıstırabın gerçek anlamına ulaşmamızı sağlar;
Kendi yaşamımızdaki acı ve ıstıraba tanıklık etmeye başladığımızda acının içeriğinin iyilik olduğunu görürüz. Acının amacı, her şeyi çözebilecek güçte olan iyiliğin farkına vardırmak ve dönüştürerek yaşamımızı Tanrısallık alanına yönlendirmektir. Burası yüce alandır ve ana tanrıçanın kucağıdır, koruyan, kucaklayan, güvenilir. Evrenin rahmidir.
Arketipi Sevgilidir. Sevgili olmak sorumluluk ve aynı zamanda kabul ve teslimiyettir;
Zihinle kimsenin sevgilisi olamayız ve sevemeyiz. Zihinle yapılan sevişme değildir, o sadece cinsel bir süreçtir ve böyle bir durumda haz noktasına gelemeyiz. Hakiki sevişme diğer tarafın içinde karşılıklı erimektir, yok olmaktır, ölmektir. Hakiki sevişmede kuantum sıçraması, bilinç sıçraması yaparak dünyaya yeniden doğarız.

Dünya topluluklarının hepsi asırlar boyunca aşkı, sevgiliyi aramıştır;
Bu arayışları hikaye, masal, roman ve şiirlerde yansıtmışlardır. Satır aralarında söylemek istedikleri: Sevgili bizim kendi içimizdedir.
Tanrısallık Gen Ailesi Prolin amino asidi ile bedeninizin kimyasını değiştirir;
Sevgiliyi Aramaya iter.
Sevgili arayış sürecinde Bedenin bu değişimi bizi Sevgilinin kapısına götürür ve kalp kapısının bekçisi yapar. Sevgiliyi ilk önce dönüşe uğrayan beden kimyası tanır, çünkü Sevgili dışarıda değildir, kendi içinizdedir. Sevgiliyi arayış yolculuğu ilk önce dışarıda, maddi dünyada, fiziksel boyutta başlar. Fiziksel boyutta sevgiyi, aşkı yaşamayan daha yüksek frekanslarda Sevgiliyi tanıyamaz ve acı çeker.
37 Gen Anahtarının Zayıflık alçak frekans enerjisi aile yapısının eşitsizliğini görmek ve onu değiştirmekle görevlidir.

Dünyaya ve insanlığın tümüne özen, en yüksek frekans kimyasının Prolin amino asidiyle akmasına sebep olur;
Hassasiyet veya fedakarlık konusudur. Bu halkanın en yüksek frekansı dünyada kutsal evlilik sayesinde oluşur. Evlilik veya düğün içsel Yin Yang birleşimi ve dengesi demektir. En önemlisi büyük bir çelişki olarak tanrısal dişil başlangıç da dünyaya ve erkeklere anne gücü sayesinde gelecektir, çünkü dengesizlik dişil arketipte değil, erildedir. Bundan dolayı kadınlarda eril yön güçlenir ve kadın bağımsızlığı sayesinde çocuk gelişimi, önemli bir yere yerleşir. Bu yeni toplum yapısını oluşturur.

37. Gen Anahtarı transit sürecinde dikkat edilmesi gerekenler:

  1. Zayıflık kurban bilincinin arkasına sığınma nedenleriniz nelerdir
  2. Kendinizi yalnız ve çaresiz hissetme, hayatta kalma dürtüsü “celladına teslim olma” sürecinde duygu ve davranış farklılığınız nasıl?
  3. Sevgi arayışınızın devreye girmesinin getirdiği değişiklikler
  4. Dışarda maddi boyutta ki sevgi arayışının hayal kırıklığı yarattığı süreçleri nasıl yaşıyorsunuz ve gözlemleriniz nedir
  5. Kendi içinizde başlayan alma-verme dengesinin getirdiği eşitlilik duygusu hakkındaki hislerinize bakınız.

Aynı zamanda bu alçak frekans konularının çoğu gücün doğasıyla ilgilidir.

Program Eşi olan 40.G.A. yalnızlığa sürüklemesine neden olur;
Tarih boyunca kadın hep zayıf varlık olarak görüldü, o ise hayatta kalmak adına bunun arkasına saklandı. Evrenin doğası hep fiziksel güce öncelik tanımıştır. Alçak frekansta genlerimiz hayata kalmamız için bulunduğumuz duruma uyum sağlamakla görevlidir. Fakat artık günümüzde Güç veya zayıflık olarak kabul ettiğimiz şeyler tamamen değişiyor, hatta bazen kutup değiştiriyor.
Zayıflığın gerçek tanımı, dişil prensibin eril prensibe hizmetindedir;
Bu durum, dünyanın evrimleşmesi ve hayatta kalmasıyla ilgilidir.
Alçak frekans boyutu önce kendi cinsel kimliğimizle özdeş olmamız konusuyla ilgilidir;
Aslında
eril sol beyin lobunun bizi ayırmasının sebebi anlamamızı sağlamaktır. Sağ beyin lobu ise temel birliği kucaklamak içindir. Zayıflık alçak frekansı tam anlamıyla zihinle uydurulmuş bir şeydir. Biz zayıf hissettiğimizde bir değneğe ihtiyaç duyarız. Fakat onu bırakma cesaretini yakaladığımızda bir anda ayakta sağlam durduğumuzu görürüz. Bu alçak frekansın korkusu desteksiz kalmaktır.

37 Gen Anahtarı Eşitlik yüksek frekansı aslında algıyla ilgilidir ve frekansla bağlantılıdır;
insanları kurban ve cellat oyunundan çıkarır. Yüksek frekans boyutunda hareket ettiğinizde direk kalpten yaşar ve hareket edersiniz. Bu anlamda insanlık büyük bir ailedir. Aile, insanı değiştiren en güçlü ve şiddetli sevgi sınavıdır. Aile sevginin saf gücünün göstergesidir.

Hakiki Eşitlik bireysel özelliklerde temellenir ve bu temel üzerinde gelişir;
Eşitlik insanın kendinde başlar. Eşitliğin özünde kendine özen vardır. Bu kendine özen kendi içimizde alma verme dengesinden başlar. İlk önce kendimize vermeyi öğrenmeliyiz, çünkü bunun sayesinde, kendimize olan sevginin başkalarının sevgisini kazanma yolu olduğunu görürüz. Birisine destek olmak istediğinizde kalbinizden sorun: Kendime nasıl destek olabilirim? Bu cevap esasında hem kendinizi hem verdiğiniz kişiyi memnun etmek için bu vermenin nasıl yapılması gerektiğini anlatır.

Kaynak: Mirasımız Hologenetik Hafıza

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir