4.Gen Anahtarı Birlik Gen Ailesi

Arketip: Önder (Rehber Lider)
Aminoasit: Valin
Merkezler: Zihin ( 4.gen anahtarı), Benlik (7. gen anahtarı), Sakral (29.ve 59.gen anahtarı) Zihin, benlik ve sakral merkezlerin alan enerjisini kullanan Birlik gen ailesi, her frekans boyutunda (Alçak yüksek ve en yüksek), kozmik aile düzeninin birlik bilinci olduğunu yansıtır.

Ayrıca zihnin kendini güvende hissetme gereğinden dolayı engellediği birlik algısının idrak eder ve içinde buluşmayı sağlar. Zihin Birlik bilincinden bizi uzak tutsada, kendimizi hiç yaşamıyor veya koşullu yaşıyor gibi görsek de içimiz onu çok iyi bilir. Bundan dolayı hiç bitmek bilmeyen, anlam veremediğimiz birliğin özlemi, hüzne neden olur. İçimiz, DNA kayıtlarımız, onu çok iyi tanır fakat hiç kavuşmayacağız korkusuyla hoşgörüsüz, yalnız, kararsız ve samimiyetten uzak yaşarız.

Arketipi Önder (rehber) toplumun sesini duyan ve ona yol gösterendir. Önder önde giden ve önce kendi önünü net gören “Er’dir. Kolektif bilince hakim olan, ne istediğini ve içsel olarak onu nasıl yöneteceğini bilendir.

Önderlik özelliği şu anı geçmiş ve geleceği içinde barındırır ve anda olmaktan kaynaklandığı için yürüdüğü yolda şifa dağıtır.

An veya şimdi;

DNA kayıtlarımızın üst tabakalarında bulunan alçak frekans katmanlarını silme becerisine sahiptir. Bu sayede hem atalarımızı hem bizi hem de en önemlisi gelecek nesillere özgürleştirir. Anda olduğumuzda geleceği ve geçmişi ana çekeriz, bu önderlik veya kahinliktir. 

Birlik gen ailesi idrak sürecinin “valin amino asit kimyası” alçak frekans boyutunda duygu ve zihin ilişkisi ile bizi karmaşa içine sokarak, hoşgörüsüzlük (4.gen anahtarı) yaratır, zihin duyguların yönetimindedir. Çünkü duygu hiç durmadan arzular ve zihin onun arzularını gerçekleştirmek için çözüm üretir. Duygu ve zihin bağlantısı bizi hayatımızdaki sorunların çözümü ile uğraştırır ama aslında olan, kendi sorunlarımızı görmezden gelerek genellikle başkalarının sorunlarını çözmeye çalışmamızdır.

Güçlü sorun çözücü zihnimizi kullanırız, hoşgörüsüzlüğün ana sebeplerinden biri problemi yaratanın’da, problem için çözüm üretenin de zihin olmasıdır. Bu çözümlerin geçici olduğunun farkında olmamız önemlidir bir diğer sebep insanların problemlerine geçici çözümler üreterek onların yaşam deneyimlerini karışmamız ve engellemiş olmamızdır onları devamlı borçlandırırız.
Bu da yeni karmik ilişkilere sebep olur. 

“Evrenin benzer benzeri çeker” olarak ifade edilen çekim yasası alçak frekans boyutunda farklı çalışır. Eğer zayıfsak bizi daha zayıf yapanları ve kendi çıkarları için kullananları çekeriz onlar da bizi kendi çıkarları için kullanır.

Evrensel yasaya göre verimlilikle yapılan her şeyin içinde şans tohumu vardır; Kararsızlık, hayatın gizemini iştirak etme imkânını bizden alır.
Bizi hayatın kıyısında tutarak kaderin kurbanı yapar.

Monoton yaşamı hatta can çekişmeyi garanti eder. Bir işe kararsız başladığımızda yaşamımıza acıyı çekeriz ve bu bizi yalnız hissettirir. Çünkü ayrım ve korku içindeyizdir. Yaşam döngülerimizi yanlış bitiririz.

İnsanların birbirine yakın ve samimi olmasını engelleyen korkudur.
Tabii ki karmik nedenler gibi başka nedenler vardır.
Bundan dolayı kozmik aile düzeninde bizi yüksek frekansta birbirimize yaklaştıran güçler, alçak frekansta birbirimizden uzaklaştıran güçlerdir.

Birlik gen ailesinin 4 alçak frekans boyutu;
Hoşgörüsüzlük 4.gen anahtarı,

Ayrım 7. Gen anahtarı
Kararsızlık 29.gen anahtarı

Birlik gen Ailesi zihni bir karar verme mekanizması olmaktan çıkararak bilim sınırlarını aklımızın ötesine götürür ve anlayışın başlamasını sağlar.
Öğrendiğimiz şeyler ezberedir. Anlayış ise hayatımız boyunca deneyimlerimizin hücresel hafızaya yazılması ve ihtiyacımız olduğunda kullanıma sunulması ile ilgilidir. Bir zaman sonra bu baskılanmış düşünsel enerji, kuantum sıçrama ile kendini gösterir. Zihin problemleri mantık yapısıyla çözemediğini idrak ettiğinde anlayış ortaya çıkar.

Anlayış yüksek frekans boyutu duygusal memnuniyetsizliğin doyumsuzluğunu giderebilecek tek yapıdır. Anlayış karar verme eyleminden özgür kaldığında hakiki dahiliğini ortaya koyar ve kendi görüşümüzü savunma ihtiyacımız ortadan kalkar.

Hayatın farklı ve daha önce görmediğimiz açılarını görmeye başlarız. İnsanları anlamaya başlarız ve en yüksek frekans boyutunda affetme harekete geçer, bu boyutta mantığın rolü değişir ve mantık daha verimli toplum organize etme hizmetine girer.

Anlayış hepimizin birbirimize ne kadar bağlı olduğunu gösterir ve en yüksek frekans boyutu olan affetmeye sıçrama yapılır;
“Bağışlamak içindeki hakikati çıkarır ve en büyük sırrı zamandır;”
Gelecek ve geçmiş arasında ilişki kurarak kolektif geçmişi yok eder ve binlerce yıl bloke olan enerjiyi serbest bırakır. Affetme aile hatlarından akarak genetik blokajları kırar ve karmik lanetleri çözer, borçlardan özgürleştirir.

Yüksek frekans boyutunda hizmet bilincine sahip olan geçmişi çok iyi duyan ve geleceği algılayan öğretmenin veya rehberin, lider ortaya çıkmasına yardım eder. Halkın gerçek ihtiyacının ne yapılması gerektiğinin farkındadır.
Lider hiçbir zaman tek başına değildir, toplumun sesini duyup organize etme becerisine sahiptir; Kendi çıkarlarına değil toplum ihtiyaçlarına odaklı olduğundan onlara kendine yeterli olmayı öğretir ve her bir kişinin içinde bir enerji şeması olan Erdem’in” görülmesini sağlar.

Hakiki liderlik erdemdir;
Erdem, yiğitlik, cesaret, önderlik gibi en yüksek değerleri içerir.
İnsanların geçmiş borçlarını temizleyip bugününü şifalandırır.
Geleceğe rahat akmasını sağlar. Sadakat veya kalp yolu devam eder,
Kalpten yaşamak uçuruma atlamak gibidir. Sonsuz bir döngü içinde hayatın akmasını sağlar. “Yakınlık” yüksek frekans boyutu büyük güce sahip olan usta bir anahtardır ve insanları ayıran, yayılmalarına engel olan örüntüleri yok eder, bundan dolayı hem yıkıcı hem yapıcıdır.

İlişkilerimizi korkmadan samimiyetle yönetme becerisi kazandırarak yakınlık kurmamıza yardım eder. Kendimizi diğerlerinden saklama ihtiyacımızı ortadan kaldırır. Zihin yardımcı olma görevini geri dönüp zeka ile işbirliği yaptığında, birliği algılamamıza izin verir. Birlik gen Ailesi beraberindeki kimyasal birlik “valin” yönetiminde gezegende insan ilişkilerini arındıran kodları taşır.

“Erdem ve affetme, sadakat ve şeffaflık” yeni ekin için hiyerarşiye son vererek kolektif yönetim için zemin hazırlar
Şeffaflık 59.gen anahtarı süreci; affetme sürecinden başlar.
4.gen anahtarı; kendimizi affedip ilişkilerimizi ayna olarak kullandığımızda,
auramız hakiki erdemli (7.gen anahtarı) dolar ve çevreye akar.
Hakiki Sadakat (29.gen anahtarı);
Erdem esasında bizi arındırarak şeffaflığa yol gösterir, idrak boyutuna ulaştırır.

Fakat yüksek frekansta Kalbimizin açılmasıyla, Sevgi çekim alanı oluşur, birleşme aşaması başlar; Önce kendi gen ailelerimiz ile ve ait olduğumuz fraktalla daha sonra ise diğer fraktallarla birleşip, birlik alanında hayatın içinde akmaya başlarız. Evrimin kendi amacı ve zamanlaması vardır, bir aşama diğerine yol verir ve insanları tek bir genetik aileye bağlar.
Özgürleşme aşamasında birlik gen Ailesi, arınma ve fırtına gen aileleri ile birleşmek için hareketine devam eder. Hepimiz çok büyük ve dönüşen bir tarih sürecinde hareket eden birliğin içinde büyük bir aileyiz.

Şu yazılarda hoşunuza gidebilir...

Bir Cevap Yazın