Astrolojide Tanımsızlık Çıkmazı

Astrolojide Tanımsızlık Çıkmazı

Tanımsızlık astrolojinin başat problemlerinden biridir; çünkü astrolojiyi anlamaya çalışan bir kimsenin soracağı ilk ve en temel soru bile net bir yanıta ve somut bir içeriğe sahip değildir:
Nedir bu gökcisimlerinin kerameti? Nasıl olup da insanları ve ülkeleri böylesine etkilemeye muktedirlerdir? Bu soruya verilen yanıtlar arasında sıklıkla karşımıza çıkan iddialardan biri gelgit olayı ile insanın yüzde 70’inin sudan müteşekkil olmasını birbirine bağlayan iddiadır:
Düşünün ki Ay denizlere ve okyanuslara dahi neler yapabilmektedir, gökcisimleri yüzde 70’i su olan insan üzerinde nasıl etkili olmasın? Gelgitin nedeninin klasik mekanik yasalarından başkası olmadığını biliyoruz. Tüm metallerin ısındığında genleştiğini ve şimdi elimize herhangi bir metal parçası alıp ısıttığımızda onun da genleşeceğini bildiğimiz gibi biliyoruz bunu. Bu bilgi atalarımızın doğayı gözlemleyerek elde ettiği bilgiydi, fizik bunun oluş biçimini ortaya koydu.

Ay ve Mars Seyahatı

Aynı klasik mekanik sayesinde Ay’a indik, Mars’a gidebiliyoruz, kuyrukluyıldız yüzeyine uzay aracı indirebiliyoruz. Ayrıca uçaklar da gayet emniyetli bir şekilde uçabiliyor, araçlar virajları dönebiliyor, asansörler istenilen hızda bizi yükseklere çıkarabiliyor. O halde bu iddia doğru olabilir mi? Gerçekten de gökcisimlerinin her birinin ayrı ayrı ya da hepsinin birlikte etkimesiyle ortaya çıkan bir kütle çekim kuvveti insanların karakterini ya da toplumların kaderlerini belirleyebilir mi? Her şeyden önce bu sorunun yanıtı evet olsaydı dahi bunu açıklamaya mecbur kalırdık.

Kütle çekimi bunu nasıl yapar? Biyolojimize, ruh halimize hangi yolla, nasıl bir etkide bulunur ve niçin kimimizin daha kıskanç, kimimizin daha tutkulu, kimimizin de daha şehvetli olmasına; balıkların duygusal, akreplerin delici bakışlı, İkizler burcundan olanların dengesiz olmasına neden olur? Ayrıca bu kütle çekimi nasıl olup da bir ay boyunca -sözgelimi 23 Ekim ve 21 Kasım tarihleri arasında- benzer etkiyi yaparak Oğlak burçlarını daha inatçı hale getirir?

Ne var ki lisede fizik dersi görmüş olduğundan bunun bilincinde olan bazı astrologlar da var. Ne tanımlanabilir ne de ölçülebilir bir enerjidir; Zümrüdüanka kuşunun gizemli ve ölçülemeyen enerjisi gibi. Türkiye’de bir video bilgilendirme sitesi olarak faaliyet gösteren Uzman TV’nin Yeni Başlayanlar için Astroloji adlı serisinde konuşan Astrolog Metin Kiraz, gelgitleri Ay’ın manyetik etkisine bağlayıp, delilerin beyin sıvılarının dolunay yüzünden azalan yerçekimi nedeniyle yukarı çıktığım ve bu yüzden cinayetlerin de arttığını öne sürdükten sonra astrolojinin dayandığı kuvveti şöyle açıklıyor: (Gelgit olaylarım açıkladıktan sonra) ancak astroloji böyle bir etki değil. Astrolojide ve gizli bilimlerde astral alan diye bir şeye inanılır. Yani planetlerin bu astral alanda izdüşümleri vardır. Planetlerden yansıyan bir nevi odik güç dediğimiz bir enerji vardır. Bu enerjiyle düşünceler birleşerek bazı formasyonlar oluşur. Yani düşünce evreni diye bir şey vardır bizim dışımızda. İşte gezegenlerde bu izler arasında bir ilişki vardır. Astrolojinin etkisi işte buradan çıkar. Bir de zamanla ilgili bir şey vardır. Zaman bir enerjidir. Bunla ilgili araştırmalar vardır. Astroloji de zamanın kalitesini belirlemektedir.

Enerji ve Astroloji

Mesela bahsi geçen açıklanamayan enerji nedir? Bildiğimiz enerjiden farkı nedir? Zamanın kalitesi ne demektir? Astroloji onu nasıl belirler? Odik, astral alan.

Enerji konusu kanımca fiziğin en eğlenceli konularından birisi olmakla beraber enerjinin korunumu prensibi sayesinde bir anlamda ölçülmesi -ya da hesaba katmadığımız bir şeyler olduğunda bunu anlaması en kolay konulardan birisidir. Enerjinin bir sistemin iş yapabilme potansiyeli yani değişim yaratma potansiyeli olduğunu söyleyebiliriz. Elektrik enerjisi, ısı enerjisi, potansiyel enerji, hareket enerjisi. Bunların hepsi ölçülebilir, hesaplanabilir, birbirine dönüştürülebilir enerjilerdir. Medeniyet bu enerjileri birbirine dönüştürebilme kabiliyetimizden doğmuştur. Otomobil motoru yakıtta var olan kimyasal enerjiyi motor aracılığıyla harekete çevirir.

Elektrik de ısı enerjisinin harekete ve bu hareket enerjisinin de elektrik enerjisine dönüştürülmesiyle ortaya çıkar. Biz de aynı enerjiyi mutfak robotuyla harekete, klimayla ısıya, lambayla aydınlatmaya dönüştürürüz. Bunların her birisi bir iş yapar. Bu iş yapma potansiyeline de enerji adı verilir. Bu yüzden insanların karakterlerinde, sağlıklarında, asabiyetlerinde ya da aşk hayatlarında değişim yaratabilecek bir etkiden bahsediyorsak burada bir enerji aramak hakikaten de doğru bir davranıştır. Lakin bahsi geçen bu enerji kesinlikle tanımsızdır, tespit edilememektedir ve ölçülememektedir. Enerji düşüncelerle nasıl birleşir?

Ay ve Vücuda Etkisi

Ay’ın özellikle sembolik olarak ay sıvıları yönetir. Dünya üzerindeki ve vücut sıvılarımızı da aynı şekilde yönetir. Ayın özellikle küçüldüğü dönemler, dolunay sonrası vücuttaki ödemi atmamız çok daha kolaydır ve bu yüzden de dolunay sonrası başlanan diyetlerde her zaman iki üç kilo önde başlarız… Bunun yanısıra her burcun medikal astrolojiye göre vücutta yönettiği organlar bulunmaktadır.

Ay’ın Dünya üzerindeki sulan yönettiği, medikal astrolojiye göre de her burcun vücut üzerinde yönetmekte olduğu bazı organların bulunduğu iddia ediliyor, ama gerçekte hiçbir yerde Ay’ın bunu nasıl yaptığına yönelik bir açıklamaya, burada etkin olan kuvvetin, enerjinin ne olduğunun tanımına ya da böyle bir etkinin var olduğunu göstermeye yönelik bir çalışmaya verilmiş referansa rastlayamıyoruz. Ayrıca açıklamada anılan medikal astroloji denen şey; MS I. yüzyılda yaşamış Marcus Manilius’un öne sürdüğü, burçlarla ya da gezegenlerle organları ilişkilendiren, kendi çağı için makul bulunabilecek ama günümüzde uçuk ve hurafe olarak tanımlanabilecek bir iddialar topluluğudur.

O tarihlerde organların işleyişi konusunda bilgi sahibi olmadığımız için Manilius’u affedebiliriz, ancak yapay organlar ürettiğimiz bir çağda neredeyse iki bin yıllık bir fikirde hâlâ neden ısrarcı olunduğunu anlamak çok güç. Zira günümüzde hangi organın nasıl çalıştığını tanımlayabiliyor ve işleyişlerini biliyoruz. Bu sayede fonksiyon bozukluklarım tedavi edebiliyor, ameliyatla düzeltebiliyor ya da organ nakli yapabiliyoruz.

Astroloji Etkisi

Öngörülemeyen bir gezegen etkisi, hiçbir cerrahın hesaba katacağı bir parametre değildir. Zaten emin olun, ameliyat tarihinize ya da hangi organınızın nasıl tedavi edileceğine astrolojiye göre karar veren bir cerrahın bıçağının altına yatmak istemezsiniz.

Gördüğüm kadarıyla bazı astrologlar bu tanımsızlık sıkıntısını gidermek için iki farklı strateji kullanıyorlar. Soruyu soranların fizik ilmi hakkında yeteri kadar bilgi sahibi olmamaları halinde, fiziksel fenomenlerden faydalanarak kütle çekimi, manyetizma gibi somut etkilerden bahsediyor, bol bol bilimsel terim kullanıyorlar. Fizik bilmeleri halinde ne idüğü belirsiz bir enerjiden bahsediyorlar; bu enerjiyi biraz daha tanımlamalarını istediğinizdeyse bu kadar karmaşık şeyi anlatamam şimdi, kendin araştır diyerek kaçınıyorlar. Başıma onlarca kez geldi; tecrübeyle sabit.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir