Beyninize Zarar Veren 9 Alışkanlık

Bazı günlük alışkanlıklarımızın beynimize zarar verebileceğinizi biliyor musunuz? Burada sadece zihinsel sağlığınızın etkilenmesinden bahsetmiyoruz. Bu alışkanlıklar beyninizin direk kendisine zarar vermesiyle yakından ilgili alışkanlıklardır. Bu durun çok önemlidir çünkü hasarlı beyin dokusu demas ve Alzheimer gibi bilişsel gerilemeden kaynaklanan hastalıklara karşı daha duyarlı hale getirebilir.

Bu nedenle bu davranışlardan bazılarının farkına varmak, bilmeden beyninize zarar verme riskini azaltmanıza yardımcı olabilir. Bu videomuz beyninize zarar veren dokuz alışkanlıkları fark etmemize katkı sağlayacak şekilde içeriği oluşturuldu.

Başlamadan önce bu videonun sadece farkındalık kazandırmak için hazırlandığını ve bir bilişsel problem yaşıyorsanız veya genel olarak herhangi bir sağlık durumu yaşadığınızdan şüphe ediyorsanız tıbbi, profesyonel bir teşhisin yerine geçme amacı taşımadığını söylemek isterim. Bu durum için doktorunuza başvurmanızı öneririz.

Şimdi farkındalık dolu videomuza devam edelim…

Beyninize zarar veren alışkanlıklardan ilkiyle başlayalım…

  1. Karanlıkta Çok Fazla Kalmak

Karanlıkta çok fazla mı kalıyorsun? Uykuya dalacağını umarak mutlak karanlığın içinde uzun süre kalıyorsan bu durum sizi depresyona sokabilir.

Gündüz bile karanlıkta kalmak yeterince doğal ışık olmamak beyniniz üzerine olumsuz bir etkiye sahip olup beyninizin doğal ve normal çalışmasını engeller. Çünkü beyniniz o tatlı melatonini ne zaman ve nasıl salgılayacağını bilemez. Bu durumda da uyku basması adı verilen uykulu olma hissiyatı, baş ağrısı, anormal rüyalar, çabuk öfkelenme, huzursuzluk, hipertansiyon, karın ağrısı, mide yanması, ağız kuruluğu, göğüs ağrısı, kilo artışı, yorgunluk, ruh hali değişimleri veya akşamdan kalma hissi gibi durumlarla üzerinizde etkisini gösterir.

Bu nedenle çok uzun süre karanlıkta kalmak sizi eninde sonunda uykuya daldıracaktır. Dolayısıyla karanlıkta gereksiz bir şekilde uzun süre kalmak bilişsel bozukluklara yol açabileceği gibi beyninize ciddi zararlar verebilir.

  1. Çok Fazla Olumsuz Haber Tüketmek

Çok fazla olumsuz haber tüketenler Psikoterapist Annie Miller’a göre duygularını, düşüncelerini ve davranışlarını etkileyeceğini söylemektedir. Çünkü olumsuz haberlerin aşırı tüketimi kaygı durumunuzu artırır ve aşırı kaygı durumundan dolayı da beyniniz zarar görür.

Sussex Üniversitesinde araştırmalar yapmış ve eğitimler vermiş olan emekli psikoloji profesörü Graham Davey, “kötü haberlere maruz kalmak kişisel endişeleri daha da kötüleştirebilir ve hatta “akut stres reaksiyonlarına ve oldukça uzun sürebilen travma sonrası stres bozukluğunun bazı semptomlarına” neden olabileceğini tespit etmiştir.

Normal şartlarda insan beyni kötü veya olumsuz haberleri seçici ve filtreleyici bir özelliğe sahiptir. Beynin bu alanına alt frontal girusu adı verilir.

Bu alanın etkisini gündelik yaşamımızda şöyle görebiliriz, insanlar genel olarak yaşıtlarından daha uzun süre yaşayacaklarını, diğer insanlara oranla daha az kaza geçireceklerini, diğer insanlardan daha sağlıklı olacaklarını ve diğer insanların başına gelen olumsuz durumların kendilerinin başına gelmeyeceğini varsayma eğilimine sahiptir.

Bu nedenledir ki iyimser olan insanlar daha iyi fiziksel ve zihinsel sağlığa sahip olurlar. Kötümser olan insanlara oranla daha az doğru ve isabetli kararlar verselerde onlara oranla daha dayanıklı bir yaşam sürerler. İşte bu doğal akış bozulup sürekli olumsuz haberler tüketirseniz zihniniz bundan zarar görecek ve muhtemelen yakın zamanda olumsuz psikolojik etkiler ortaya çıkmaya başlayacaktır.

Bu durumun etkisinden kurtulmak için yaşamınızda iyi olan şeyleri not aldığını iyi şeyler defteri tutabilir veya gelecekte iyi bir yaşamın olduğunu hayal ederek varsayım gücünüzü beyniniz için yarar sağlayacak şekilde kullanabilirsiniz.

  1. Aşırı Kulaklık Kullanımı

Yakın zamanın gündelik yaşamında kulaklıklar hayatımızın vazgeçilmez aksesuarları olarak yerini aldı. Ancak kulaklıklardan biraz fazla yüksek sesle müzik dinlemenin beyniniz için kötü bir alışkanlık olacaktır.

Müzik dinlemek rahatlatıcı olabilir ancak uzun süre veya yüksek sesle kulaklıkla müzik dinlemek beyniniz için yarardan çok zarar verebilir. Çünkü kulaklıkla uzun süre veya yüksek sesle müzik dinlemek işitme kaybına neden olabileceği bu durumunda hafıza bozukluklarına yol açabileceği tespit edilmiş bir gerçekliktir.

Bunun en önemli nedeni sürekli olarak yüksek sese maruz kalan kulağın yorgunluk nedeniyle savunma mekanizmalarını devre dışı bırakıp iç kulağın yüksek ses sonucu zarar görmesine neden olarak işitme kaybı meydana gelir.

Dünya Sağlık Örgütü’ ne göre 4 saat boyunca kulaklıkla dinleyebileceğimiz maksimum 88 desibel tolerans gücüne sahip savunma mekanizmamızın olduğu söylenmiştir. Bu desibal aralığını daha iyi anlamak için 88 desibal sese yakın olan çalar saat veya saç kurutma makinası ses yüksekliği örnek verilebilir.

  1. Sosyal İzolasyon

İnsanoğlu yapısı gereği sosyal bir varlıktır. Bu yaratılış şekline aykırı olarak sosyal izolasyona maruz kalması ve diğer insanlardan kendini soyutlaması ruh sağlığını etkileyip depresyona neden olmaktadır.

2012 yılında OHİO EYALET ÜNİVERSİTESİNDE yapılan bir araştırmaya göre sosyal izolasyonun beyinde stres tepkilerini ortaya çıkardığı ve insanı daha duyarlı bir hale getirip savunma mekanizmalarının bir bir düştüğünü tespit etmiştir. Bu durumda felç geçirme gibi durumları artırmakta ve hem fiziksel hem de bilişsel sağlık problemlerine neden olduğu görülmüşür.

Bu nedenle diğer insanlardan soyutlanmadan sosyalleşmenin iyileştirici gücünü yararınıza kullanın. Sosyalleşin ve sosyalleştirin derneklere üye olun, diğer insanlar ortak aktivitelere katılın veya bir sosyal sorumluluk projesinde yer alın. Ya da kendi gurubunuzu kurun.  

  1. Ekran Süreniz Çok Yüksek

Ekran başında çok fazla zaman harcıyor musunuz? İnternette veya sosyal medyada çok fazla zaman harcıyor musunuz? Bu durum sadece zihinsel sağlığınıza zarar vermekle kalmaz aynı zamanda işlem yapma yeteneğinizi ve üst düzey düşünmenin gerçekleştiği ön lob gibi beynin birçok önemli bölgesine zarar verir.

Tabi ki bu durum günümüz teknoloji çağında tamamen teknolojiden veya sosyal medyadan uzak durun vazgeçin demek hem doğru olmayacak hem de neredeyse imkansızdır. Bu nedenle her yaşta ve her durumda bilinçli bir şekilde dengeyi kurduğunuzda maksimum verim alınacaktır.

Ekran sürenizin uzun olması birçok rahatsızlığa davetiye çıkarır. Bu rahatsızlıklardan bazılarını şu şekilde söyleyebilirim; göz rahatsızlıkları, boyun ve bel ağrıları, fıtık, kas zayıflıkları ve obezite, D vitamini eksikliği, bağışıklık problemleri, uyku bozuklukları, dikkat eksikliği, yetersizlik hissi, depresyon ilk akla gelin rahatsızlıklardır.

Oysa günümüzde Common Sense Media tarafından ABD gibi ülkelerde yapılan bir araştırmaya göre çocukların ekran karşısında günde 4 saat 44 dakika, gençlerin ise 7 saat 22 dakikalık ekran sürelerinin olduğu görülmüştür. Yapılan birçok araştırmaya göre bir yetişkinin günlük ortalama ekran süresi 2 saat civarında olmalıdır. Dolayısıyla ekran karşısında geçirdiğiniz sürede ölçülü olmak önemlidir.

  1. Çok Fazla Şeker Tüketmek

Uzun bir günün ardından canınız şekerli bir kek veya sürekli olarak bir tatlı mı çekiyor? Bunun nedeni beyninizin strese tepki verme yollarından biri olarak görülür. Ancak ne kadar şeker tükettiğinizin farkında olmak önemlidir.

Çünkü çok fazla şeker almak besin dengesizliğine yol açtığı tespit edilmiştir. Bu durumda yetersiz beslenmeye kadar giden bir durum olarak karşınıza çıkabilir.

Dünya sağlık örgütü günde 25 gram şeker tüketiminin önüne çıkılmamasını öneriyor. Bu oran ortalama olarak günde 6 çay kaşığı şekere denk gelmektedir. Ancak gündelik yaşamımızda gerek içtiğimi içecekler veya işlenmiş gıdalar nedeniyle bu oranın üzerine çıkmaktayız.

Bu oranı aşıyor olmamız hafızamızı ve beynimizi ciddi derecede etkilemektedir. Çünkü şeker tükettiğimizde kan şekerimiz hızlıca yükselir ve aynı hızda geri düşer. Bu durumda konsantrasyonunu düşürerek bilişsel işlevlerin yavaşlamasına neden olarak hafızayı olumsuz bir şekilde etkiler.  Sadece buda değil yapılan araştırmalara göre yüksek oranda şeker tüketimi beyinde iltihaplanmaya neden olmaktadır.

2015 yılında başka bir araştırmaya göre şeker tüketimini azaltmak omega – 3 yaş asitleri ve kurkumin tüketimi hafıza geliştirdiği tespit edilmiştir.

  1. Kahvaltıyı Atlamak

Kahvaltıyı ne sıklıkta atlıyorsunuz? Sabah uyandığınızda işe yetişmek için çılgınca bir hazırlığa başlar ve belki de aklınızda trafik ne durumda düşüncesi var iken hızlıca işe yetişmeye çalışırken aç olduğunuz veya sabah bir şey yemek istemediğinizi hissedersiniz.

Bu durum yine şeker tüketiminde olduğu gibi yetersiz beslenmeye yol açan bir uygulamadır. Normal bir uyku düzenine sahipseniz uyduğunuzda vücudunuz ortalama 8 saat boyunca yiyeceksiz kaldı. Bu nedenle gün boyunca en iyi şekilde çalışabilmeniz için kaybedilen enerjinizi ve besinleri geri kazanmalısınız. Bunun içinde bu açığı kapatacak sabah kahvaltısı yapmanız önemlidir.

Sabah kahvaltısı yaptığınızda kendinizi nasıl iyi hissettiğinizi bir hatırlayın.

  1. Zar Zor Hareket Ediyorsun

Ne sıklıkla egzersiz yapıyorsunuz? Eğer gündelik yaşamınız fiziksel aktivite gerektirmiyorsa egzersiz yapmanız hem vücudunuz hem de beyniniz için önemlidir. Bu durum ister yürüyüş olsun ister havuzda yüzmek olsun önemli olan o hareketsiz yaşamı hareketlendirmektir.

Egzersiz yapmak beyin fonksiyonunuz büyük oranda geliştirmektedir. Egzersiz sayesinde beyniniz oksijen alır ve daha da iyi düşünmeniz için hormonların salınmasına yardımcı olur. Dolayısıyla kendinizi egzersiz yapmaktan mahrum bırakırsanız egzersizin sağladığı faydalar beyin gelişimini engelleyebilir ve zamanla genel sağlığınızı kaybedersiniz.

O halde egzersizlerde aşırı kaçınmadan kendinizi biraz ısındırmaya ne dersiniz?

  1. Kötü uyku alışkanlıkları

Uyku, alışkanlıklarınızı olumsuz etkileyebilir yeterince uyuyor musunuz veya çok fazla mı uyuyorsunuz?

Uyuduğunuz saat sayısı veya uyku şekliniz enerjinizi etkiler. Zihinsel sağlığınızın yanı sıra beyin fonksiyonunuzun ve hafızanızın uykudan yeterince yoksun bırakılması uzun süreli hafızanızı olumsuz yönde etkiler.

Ayrıca başınızın üzerine aldığınız örtülerle uyumaya çalışma davranışı beyninizin benzer şekilde alışık olmadığı şekilde çalışmasına neden olur. Çünkü başınızın üstüne aldığınız örtü beyniniz ile vücudunuz arasındaki oksijen akışını bozduğu için beyniniz için olumsuz bir durumdur.

Beyniniz için zararlı olan bu alışkanlıklardan herhangi biriyle bağlantınız var mı? Bu zararlı alışkanlıkları erkenden fark etmek ve tanıman bunları değiştirmek için size zaman kazandırır. Ayrıca beyin dokunuza zarar verme riskinizi en aza indirmenize katkı sağlayacaktır.

Bu videoyu faydalı bulduysanız beğenmesi ve faydalanabilecek kişilere göndermeyi unutmayın.

Abone değilseniz abone olup yerinizi ayırtarak bir sonraki videomuzda hemen görüşmek için bildirimleri açık hale getirmeyi atlamayın. O halde kendinize yapacağınız bu iyiliğin bir sonraki videosunda görüşmek dileğiyle…

Sağlıkla, mutlulukla ve güzellikle kalın…..

Kaynaklar:

Bilalhan Çağatay

Kitaplarıma Ulaşmak için TIKLAYINIZ.

Şu yazılarda hoşunuza gidebilir...

Bir Cevap Yazın