Dönüşüm DNA Yol Haritası Evrimleşme Programı

Sosyal medyada paylaş

DÖNÜŞÜM ASLINA DÖNMEKTİR

Bugün biz dönüşümün eşiğinden geçmiş bulunuyoruz.

Dönüşüm gerçekten yeni yaklaşımın habercisidir ve DNA’larımıza, evrenin mühürlediği, insanın evrimleşme programının son basamağıdır.

Kadim kültürlerin birçoğu efsaneler, hikayeler ve masallar yardımıyla bu gerçeği bize yansıtmıştır. Aynı zamanda ermişlerin ve bilgelerin yaşamlarından örnekler vardır.
Her kişinin içinde bir cevherin olduğu ve ortaya çıkmasına engel olan şeyin düşüncelerimiz ve duygularımız olduğu söylenir.

DNA yapısında, her bir gende evrenin dünya canlılarının evrimleşme programı kayıtlıdır. İnsan ise genetik hafızasında hem evrenin bilgilerini hem de dünyadaki tüm canlıların (atalarının) kaydını taşımaktadır. Buna bugünkü bilgi ışığında Hologenetik Hafıza diyoruz. Bu hologenetik hafıza kayıtlarına göre insan evrimleşme sürecinde üç aşamadan geçiyor:

Hayatta kalma, hizmet ve teslimiyet;
Bu üç aşama insanın bilinç dalga boyut örtüsünü belirliyor.

Biz Gölge/alçak frekans – hayatta kalma/korku genetik mekanizmasıyla yönetiliyoruz; Bu aşama en eski genetik matrisimizi temsil ediyor: baştan bireysel olarak hayatta kalmayı temsil eden ve yaşama en iyi uyum sağlayan. 2. aşama, Arma frekans boyut aşamasında içimizde hizmet rejimi aktive oluyor. Bu da bizim daha verimli hareket etmemizi sağlayarak dönüşümümüzü gerçekleştiriyor. Ve son olarak 3. aşama olan Ermişlik veya teslimiyet aşamasında dönüşüm gerçekleşmiş oluyor.

Bireysel bilinçten kolektif bilinç lehine vazgeçiyoruz ve DNA’larımız alçak dalga boyutunun kalkmasıyla özgürce hareket ediyor.

İnsanın kaderi yani dönüşümü evrimleşmesindedir;
Yani insan hologenetik hafızasında mühürlenmiş evrensel programı gerçekleştirmelidir. Bundan dolayı insanlık bu 3 aşamadan geçmeye mecburdur.

Dönüşüm Hakiki sentezdir, sol ve sağ beyin loblarının dengede olmasıdır;
Mantık sezgiye, eril dişile, Yang Yin’e hizmet etmeye başlar ve bu sol ve sağ lobları dengeye getirir.

Sentez Çağı Birlik Bilincine doğru hareketlenir ve insanlıkta yeni düşünce tipinin ortaya çıkmasını sağlar. Daha doğrusu bu bir düşünme değil, bu bilme durumudur. Bu sezgisel bilme, daha uyumlu olduğunda yaşamınıza güç ve devamlılık kazandırır. Evrenin tümünün sahip olduğu esas holografik parçalarıyla birleşirsiniz.

Genlerinizin sahip olduğu geometrinin, hareket eden büyük galaksiler ile aynı olduğunu fark edersiniz. Büyük Değişimlerin yaklaşması, DNA’nızın frekansının yükselmesi ve ikinci aşama olan Hizmet aşamasına geçmesi sayesinde yaşamsal yönleriniz yapılanmaya başlar, bunun sayesinde evrensel parçalar sizi uyum içine sokar. Bu uyum durumu dönüşümü güçlendirmek için ait olduğunuz büyük ailenizi bulmanızda size yardım eder. En sonunda üçüncü teslimiyet aşamasında ayrımların hepsi ortadan kalkar ve üç aşama tek bir akış olarak Kaynağa geri döner.

DÖNÜŞÜM ASLINA DÖNMEKTİR.

YOL HARİTASI

Bugüne kadar sunulan öğretilerin hepsinin belli teknik ve yöntemlerle yürütüldüğünü biliyoruz. Bu çalışmanın özelliği hiçbir teknik ve yönteminin olmamasıdır, fakat kadim bilgeliğin asırlarca deneyimlediği odaklanma, dalınç (meditasyon) ve tanıklık etme (bekçilik) bu yolculuğa yardımcı olan yöntemlerdir. Bu üç yöntemin ortak görevi kendi içimize doğru yaptığımız yolculukta içimize dönmemize yardım etmektir.

Odaklanma çabayla olur ve beynin SOL lobuyla yapılır;
Devamlı gelişim yolu da gerçekliğin doğasını aydınlatarak görme imkânı sunar.

Meditasyon;
bir nehrin kenarında oturup, nehrin içinde akanlara müdahale etmeden, sadece içinde akan her şeyi kabul ederek izlemektir
.
Yani aklınızdan geçen düşünceler ve duygular oldukları gibi kabul edilerek izlenir. Zaman içinde bu sakin izleme içinizin derinliklerine inmenizi sağlar, içsel netlik kazandırır, doğal gelişime yol açar ve gerçekliğin doğasını görmeyi sağlar.

Dalınç (meditasyon) beynin SAĞ lobuyla yapılır.

Tanıklık/bekçilik bu iki yolun tam ortasındadır.
Tanıklık/ bekçilik hem meditasyon hem de odaklanmayı içerir;
Bunun yeri corpus callosum sağ ve sol beyin loblarının tam ortasındadır.
Bekçinin görevi güveni sağlamak için karanlık olan yerleri aydınlatmaktır.
Bekçilik, hücresel emilim için kapıları açar. Bu şekilde her bir hücrenizdeki DNA ışıkla dolar ve beslenir. Hayatla oyuna başlamaktır bekçilik. Bu oyunun kuralları hayat tarafından belirlenir ve dahiliğinizin ortaya çıkmasına yardım eder.
Bunun gerçekleşmesini sağlayan temel yöntem ve bir tür unutulmuş bir ruhsal yol olan tanıklık/bekçilik, zihni tamamen devre dışı bırakmaz, zihne bekçilik yaptırır.
Zihin ve bedenimizde yeni içsel yollar açmak için oyuncu bir tarz kullanır.

Bekçilik aşamasında, DNA ışığı emmeye başladığında, Gen Anahtarının içinde farklı kimyayı harekete geçirir;
üst tabakaya yerleşen alçak frekans boyutunun kalın örtüleri ışığın içinde erimeye başlar ve zaman içinde silinir. Bu kalın örtülerin altında asırlarca saklanan dehalık potansiyeliniz görünür olur ve sizin kullanımınıza sunulur.

Dünyaya doğan her çocuk dahi olarak doğar;
fakat birçok dünyevi şartlanmalardan kaynaklanan sebeplerle onu kullanamaz.
Az sayıda kendine güvenen ve isyancı ruha sahip olanlar bu potansiyeli kullanır. Bunu kullanmak, güven ve cesaret ister.
Dahilik insanın doğal halidir ve içinde tohum olarak durmaktadır;
filizlenme zamanını yani alçak frekanstan çıkışı bekliyordur.
Dahiliğinize ulaşmak yüksek insani amacınızdır;
Başarılı, becerikli ve kabiliyetli, zengin olmak doğanızdır.

Bekçilik, herhangi bir tohumun toprağa ekilmesine benzer;
Herhangi bir tohumu toprağa ektiğiniz zaman ilk önce o aşağıya, karanlığa, toprağın derinliklerine doğru hareket eder, toprağa tutunmak ve devam etmek için ana kökünü salıverir, daha sonra diğer yatay köklerini, karanlığa yerleştirir, kökler kendilerini sağlama alır ve tohum ölür.

Kökler karanlıktan beslenerek yukarıya doğru doğal bir şekilde hareket etmeye başlar ve bu gücün önünde hiçbir şey duramaz, toprak ne kadar sert olursa olsun, filiz toprağı deler ve ışığına kavuşur. Çünkü tohumun içinde filizin gelişim bilgileri saklıdır. Ölüm ve yaşam kol kola hareket eder, biri diğerini besler. İnsanın kat etmesi gereken önemli aşama, bu karanlıkta kendisine bekçilik ederek, karanlık bölgelerini aydınlatmaktır. Doğada her şey, insan dahil, bu kurallar esasında yaşar.

Karanlıktan, alçak frekanstan çıkıp ışığa kavuşmanın bilgisi DNA’da kayıtlıdır;
Evrenin anahtarları elinizdedir ve bu süreci siz yöneteceksiniz. Kendinize bekçilik yaparak anahtarı kilide yerleştirme ve çevirme zamanını yakalayacaksınız.

Dönüşüm başlamıştır;
Bekçilik hakikati, fiziksel, duygusal ve zihinsel düzeyde doğrudan kavramaktır. Dolayısıyla, bu yolculuğun büyük sabra ve yavaşlamaya ihtiyacı vardır.

Karanlıktan Sevgiye yolculuğunuz Gen Anahtarlarını gözlemle başlar.
Gözlem sanatı, sabır ve kavramayı içerir.

Kaynak: Hologenetik Hafıza

Kurs Resmi

İlgili Diğer Yazılar

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: