GELENEKSEL ÇİN TIBBI VE QİGONG’UN KÖKENİ-SAĞLIĞIN YÖNTEMLERİ

GELENEKSEL ÇİN TIBBI VE QİGONG’UN KÖKENİ-SAĞLIĞIN YÖNTEMLERİ

Sağlığın mümkün olduğunu ve sağlığa nasıl ulaşabileceğimiz dair, yöntemleri nasıl kullanabileceğimiz dair bilgiler;

  • 3 AŞAMA: Önlem, Erken Müdahale, Bütüncül Tedavi
  • 3 UNSUR: Yapı, Akış, Ruh/Zihin
  • 3 YÖNTEM: Geleneksel Çin Tıbbı, Qigong, Akubası

ERKEN MÜDAHALE VE BÜTÜNCÜL TEDAVİ

Bunu nasıl yapıyoruz 3 x 3 sistemiyle. Bu da ne demek?
Çin tıbbına göre az sonra da bahsedeceğiz sağlığın üç aşaması vardır;
Bu da ne demek? Hastalıktan önce, hastalığın başlangıcında ve yerleştikten sonraki süreç.  Bunu da önlem, erken müdahale ve bütüncül tedavi olarak isimlendiriyoruz.

3 UNSUR;
Çin tıbbı ve çigong diyor ki biz bedenimizde tedavi sırasında üç unsur üzerine çalışırız. Bu bir yapı olabilir. Bu da farklı konularda farklı anlama gelebilir ama yani doku olabilir organın kendisi olabilir kas iskelet sisteminde bir şey olabilir. Bu yapı demek, bunların hasarının onarılması. İki akış dolaşım olabilir, sinir sistemiyle ilgili bir şey olabilir, sindirim olabilir, işlevsel meselelerden bahsediyoruz, akış dediğimiz. Ve son olarak ruh ve zihin burada hem bilişsel ve zihinsel bazı becerilerden bahsediyoruz. Odaklanma gibi, gevşeme gibi hem de işte duygulardan, hislerden ve düşünce ve davranış kalıplarından bahsediyoruz. Bu üç unsuru iyileştirmek istiyoruz.

Bunlar içinde üç yöntem kullanıyoruz. Bunlardan birincisi geleneksel Çin tıbbı özellikle yaşam alışkanlıklarını düzenleme üzerine hareket eder çünkü der ki Çin tıbbı;
Biz davranışlarımızın sonucunda herhangi bir hastalığa ulaşırız. Beslenme şeklimizde, uyku şeklimizde düşünce şeklimizde. O zaman biz bunu dönüştürdüğümüz de hastalıkta dönüşür ve biz bunu dönüştürmedikçe hiçbir hastalık dışarıdan bir ilaçla dışarıdan bir müdahaleyle kalıcı bir şekilde iyileşemez. Az sonra buna bakacağız.

İkincisi QİGONG. Çin tıbbının bir dalı olarak günümüzde kullanılıyor ama Çin tıbbından çok daha eskidir, çok yönlü bir terapi sistemi denebilir .
Ve üçüncüsü AKUBASI dediğimiz akupunkturu mutlaka duymuşuzdur. Akupunkturun iğnesiz ve daha güvenli daha pratik hali. Böylece şu 3 aşamada şu 3 yapının sağlığını korumak ve sağlamak için şu 3 yöntemi kullanabiliriz.

 SARI İMPARATOR HUANG Dİ

Şimdi Gelelim asıl konulara; Geleneksel Çin tıbbı nedir?  
Öncelikle yazılı kaynaklara göre şu an Çin tıbbın dediğimiz şeyin yaklaşık 2000 yıllık bir geçmişi olduğu düşünülüyor. Bu 2000 yıllık birikimin ilk başlangıcında çıkış hikayesi olarak şu anlatılır; “Huang Di yani Sarı İmparator denen bir hükümdar o dönem Çin coğrafyasındaki danışmanlarıyla bir sohbet sırasında şu soruya ulaşıyorlar;
Diyorlar ki biz geçmişe baktığımızda, kayıtlara, anlatılanlara baktığımızda insanlar bizden önce yüzlü yaşlarına rahatlıkla ulaşıyormuş ve bayağı dinçliklerini, güçlerini koruyorlarmış, iş yapabilir halde oluyorlarmış. Ne oldu da biz 50-60 yaşlarında güç kaybı yaşamaya, çökmeye hastalanmaya başladık ki düşünün 2000 yıl önce bunu demeye başlamışlar. Ama 2000 yıl önce yani hava temiz su temiz böyle bir şey de var Bunu da göz ardı etmemek gerektiğine inanıyorum. 

Tabii ki kesinlikle şartlar farklı. Bazen şöyle sorular geliyor işte hocam bunların hepsini yapıyorum ama sonuçta dışarıda iklim belli işte erişebildiğimiz besinler belli, maruz kaldığımız bilgiler, duygular belli. İşte ailem, ailemin yapısı belli ne yapacağım gibisinden. Bununla ilgili bir yaklaşımımız var. Elimizdekini nasıl en iyi değerlendirebiliriz yönünde.

Ve Sarı imparatorun sorunun devamında bu soruyu takiben Çin coğrafyası ve çevre milletleri ki Çin dediğimiz yerde zaten bir sürü onlarca farklı millet var, millet devletler ya da ulus devletler yeni bir kavram olduğu için hepsi Çin diyoruz ama aslında birçok milletin olduğu bir yer çevresinde işte hem Hint kültüründen bazı verilerden etkilenmişler.

O yüzden ayurvedik temeller çok ciddidir Çin tıbbında. Hem Uygurlardan çok fazla şey almışlar özellikle meridyenler ve akupunktur ilişkili. Yani bir şekilde o bölgedeki tüm sağlık bilgilerini almışlar bunu damıtmışlar bir sistem haline getirmişler. Sistematikleştirmişler.
Ve şu an Çin tıbbı olarak bildiğimiz sistem ortaya çıkmış. Ulaştıkları sonuç da cevap da şu;

“Biz bir şekilde doğayla uyumumuz yitirdiğimiz için yaşam ve zaman bizim aleyhimize çalışıyor. Böylece daha hızlı yoruluyoruz, bunu da şuna benzetiyorlar diyorlar ki;
Doğanın bir ritmi var iniş çıkışlar olacak şekilde mevsimlerde olduğu gibi işte bazen ısınma bazen soğuma ya da bazı iklimlerin ya da bazı coğrafyaların daha sert bazı coğrafyaların daha yumuşak olması vesaire gibi. Ya da günün işte güneşin daha güçlü ya da güneşin daha yumuşak olduğu zamanlar gibi. Ve bu ritme ayak uyduracak şekilde yaşarsak akıntının yönünde yüzüyoruz Ama bu ritme uygun yaşamazsak da akıntının tersine yüzüyoruz ve böylece daha çabuk yoruluyoruz gibi bir benzetme yapmışlar.

Buradan yola çıkarak da günümüzde Çin tıbbı olarak kullanılan bazı yöntemler en doğrudan Çin tıbbı hekimlerinin kullandığı iki yöntem bitkisel ilaçlar ve akupunkturdur. Ancak bunun için bir hekim olmak ve ömrümüzü vermek gerekir. Sonra da Hekim olmaksızın kendimize uygulayabileceğimiz ve daha sürdürülebilir neden daha sürdürülebilir diyorum tabii ki hastalıklar belli bir aşamaya geldiğinde bir uzmana gitmek şart.

Aslında Modern Tıp dediğimiz şey de yine insanın bir birikimidir. Bunların aslında devamında ortaya çıkmıştır ve günümüzde ulaşabileceğiniz bilginin en üst seviyesidir. O yüzden tabii ki bazen eksikleri olsa da bu da sistemden aslında kaynaklanıyor kişilerden ziyade. Her ne kadar bazı konularda bütüncül olmasa da bazı yaklaşımlar ya da her ne kadar bazı noktalarda bu işin işte beden ruh ilişkisinde güçsüz kalsa da Modern Tıp Bazı hastalıklar belli bir derinliğe geldiğinde yine de gitmemiz gereken yer kesinlikle. Bir de bununla birlikte daha sürdürülebilir dememizin arkasındaki düşünce şu;
Biz istediğimiz doktora gidelim bu Modern Tıp doktoru olabilir, geleneksel bir Hekim olabilir, fark etmez ve bizi tedavi etsin. İlaç olabilir işte akubası yöntemi olabilir farklı bir şey olabilir.  Biz eğer bizi hasta eden davranışları sürdürmeye devam edersek o hastalık kesin tekrarlayacak veya başka bir hastalık ortaya çıkacak.

Bu yüzden de Çin tıbbı diyor ki hatta şöyle bir gelenek vardır onlarda derler ki;
“Bir hekimin başarısı tedavi ettiği hasta sayısıyla değil tedavi sonrası sağlıklı kalan hasta sayısıyla belirlenir.” Bu yüzden de derler ki geçmişte bu tür hekimler tedaviyi takiben eğitirlermiş hastalarını, bundan sonra nasıl yaşayacağına dair.

Bunun sebebi de hastalığın oluşmasını önlemek için nasıl davranacağımızı bilmemiz lazım. Erken aşamada bir doktora ihtiyaç kalana kadarki süreçte ne yaparsak hastalık derinleşmeden bunu defedebiliriz. Bunu bilmemiz lazım kendi sorumluluğumuzu alabilmemiz adına. Sonuçta kendimizle en çok olan kimiz biz, bir başkası değil.

Ondan sonra da diyelim ki kronik aşamaya geçti yani hastalık derinleşmeye başladı ve artık bir geçmişi var yerleşikliği var. Böyle bir durumda da destekçi olarak, tamamlayıcı olarak ya da nokta tespitli yani bu hastalık tam olarak nereden kaynaklanıyor sorusunu cevap verilebilmek için de Çin tıbbını kullanabileceğiz. Yani Çin tıbbı bu hastalığın belirtileriyle ilgili ne diyor ön belirtilerle ilgili hastalık derinleşmeden önce erken aşamada ne yapabiliriz ya da kronik değiştikten sonra ne yapabiliriz hayatımızda hem davranış olarak hem de duygu düşünce kalıpları olarak ve ek olarak tabii ki çigong asıl yöntemimiz de çigong olacak.

Melek Öztürk

Kitaplarıma Ulaşmak İçin TIKLAYINIZ..

Share this content:


Ucretsizegitimal sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Bir Cevap Yazın

Ucretsizegitimal sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin