Göksel Kürenin Bölünüşü Astrolojide Evler

Sosyal medyada paylaş

Yarıküreler

Göksel küre ufuk tarafından iki yarıküreye bölünür.

Yerin üstünde: Yedinci, sekizinci, dokuzuncu, onuncu, on birinci ve on ikinci evlerdeki gezegenler ufuk çizgisinin üzerinde görülebilirler.  Genel olarak etkileri daha aktif, güçlü ve dışa dönük (veya sosyal) ifade olarak kabul görür. Onuncu ev, Gökyüzü Ortasıyla ilişkisi nedeniyle özellikle ‘yerin üstünde’ olarak adlandırılır.

Bu yarıküre ‘gündüzcü yarıküre’ olarak bilinir ‘gündüzün niteliklerini taşıyan’ demektir ve enerjinin doğrudan taşmasını, canlanıp yükselmesini ve dışavurumcu etkiyi hatırlatan maskülaniteyle yani erillikle prensipte benzerlik gösterir.

Yerin altında: Birinci, ikinci, üçüncü, dördüncü, beşinci ve altıncı evlerde olan gezegenler görülemezler ve ufuk çizgisinin altında kalırlar.  Genel olarak etkileri daha edilgen, zor fark edilen, saklı ve kişisel ifadeyle ilgilidir. Aşağı Gökyüzü Ortasıyla bağlantılı olan dördüncü ev, özellikle ‘yerin altında’ olarak adlandırılır.

Bu yarıküre ‘gececi (nokturnal) yarıküre olarak bilinir anlamı ‘gecenin niteliklerini taşıyan’ demektir ve içe dönük enerjiyi ve duygusal etkilenmeyi ifade eden feminiteyle yani dişilikle prensipte benzerlik gösterir.

Küre aynı zamanda meridyen tarafından da ikiye bölünür:

Yükselen (Yükselişte olan): Birinci, ikinci, üçüncü, onuncu, on birinci ve on ikinci evler- göksel küre günlük dönüşü sırasında görünüşe göre gözlemcinin durağan bakış açısı etrafında döndüğü için, bu evlerdeki gezegenler gündelik geçişlerinde gökyüzünün en yüksek noktası olan Gökyüzü Ortasına doğru yükselirler. Genellikle etkileri daha güçlü ve kişisel, kendi kendine başlayan eylemle bağlantılıdır. Birinci ev Yükse­lenle ilişkili olduğundan, özellikle ‘yükselen, yükse te olan’ olarak isimlendirilir.

Bu yarıküre ‘oriental yarıküre’ olarak da bilinir, çünkü gezegenler ufukta doğudan yükselirler (oriental kelimesinin anlamı doğu, doğrusal  ya da doğuya ait demektir). (Ayrıca bir de’ oriental çeyrek daire’ vardır­ aşağıya bakınız.) Henüz yükselmiş gezegenlerle ilgili olan oriental ge­zegenler tanımı gençliği, dinamizmi ve yenilenen enerji depolarını be­lirtir.

Batan: Dördüncü, beşinci, altıncı, yedinci, sekizinci ve dokuzuncu evler- buralardaki gezegenler en yüksek noktayı geçmişlerdir ve artık gökyüzünü gündelik geçişlerindeki en alçak noktayı simgeleyen Aşağı Gökyüzü Ortasına doğru iniştedirler. Genel düzeyde etkileri daha zayıf, daha yıkıcı/karşıt olarak kabul edilir ve bir başkasının kışkırttığı veya karıştığı deneyimlerle ilgilidir. Yedinci ev Alçalanla ilişkili olduğundan özellikle ’alçalan, batan’ olarak isimlendirilir.

Bu yarıküre ‘oksidental yarıküre’ diye bilinir çünkü gezegenler ufkun altında batıdan batarlar (oksidental kelimesinin anlamı batı, batısal ya da batıya ait demektir). (Ayrıca bir de’ oksidental çeyrek daire’ vardır) İnişle ve gözden kaybolmayla bağlantılı olarak oksidental gezegen tanımı yaşlanmayı, gücün yok olmasını ve enerjinin tükenmesini gösterir.

Çeyrek Daireler

Göksel küre ufuk ve meridyenle bölünerek dört eşit parçaya ya da ‘çeyrek daireye’ ayrılır. Her birinin; köşe noktalarından doğan ve batan gezegenlerin gündelik döngülerini, mevsimlerin yıllık döngüsünü ve  ‘insan ömrünün çağlarım’ birleştiren kendi niteliği ve ‘mizacı’ vardır.

Çeyrek dairelerin etkisi ev anlamları için sadece bir alt destek rolü  oynar.

Neşeli ve iyimser çeyrek daire: Onuncu, on birinci ve on  ikinci evleri kapsayarak, Yükselenden Gökyüzü Ortasına doğru çıkar.  Doğuya ait (ya da oriental) olarak isimlendirilir çünkü doğuda ekliptiği  kesen Yükselenle başlar. ‘Maskülen’ yani eril olarak sınıflandırılması ve yukarı doğru çıkan eylemle ilgisi nedeniyle, sembolik olarak yeni ya­şamla, aktif büyümeyle ve projelerle ya da bebeklik dönemindeki insan­larla bağlantılıdır. 

Geleneksel öngörüm tekniklerinde buradaki gezegenler genç insanlarla veya zamanın etkilerinin hızlanışıyla ilgilidir.

Aktif büyüme ve yükselme, aynı zamanda ilkbahar mevsimiyle ve hava elementiyle eşleştirilen sağlık verici, iyimser ve canlı mizaca atfedilir, Doğasına uygun olarak bu çeyrek daire, gezegenlere verdiği etki bakı­mından ‘ılık ve nemli’ olarak tarif edilir.

Fevri, öfkeli çeyrek daire: Yedinci, sekizinci ve dokuzuncu evleri kapsayarak Gökyüzü Ortasından Alçalana doğru iner. Güneye ait (ya da meridyonel, güneyli) olarak isimlendirilir, çünkü güneyde eklip­tiği kesen Gökyüzü Ortasıyla başlar.’ ‘Feminen’ yani dişil olarak sınıflandırılır ve Alçalana doğru inmesine rağmen hala gündüzcü yarıkürede olduğundan, sembolik olarak hareketle, açık ifadeyle ve gençlik ve ol­gunluk arasındaki dönemle ilgilidir. 

Hayatı tam anlamıyla geliştirmek ve zenginleştirmekle ilgisi yüzünden yaz mevsimiyle ve ateş elementiyle eş tutulan kızgınlık verici asabi mizaçla bağlantılı olduğu kabul edilir.  Doğasına uygun olarak, etkisi ‘sıcak ve kuru’ şeklinde tanımlanır.

Sakin, soğukkanlı çeyrek daire: Dördüncü, beşinci ve al­hncı evleri içine alarak Alçalandan Aşağı Gökyüzüne doğru iner. Batıya ait (ya da oksidental) olarak isimlendirilir çünkü batıda ekliptiği kesen  Alçalanla başlar. ‘Eril’ olarak sınıflandırılsa da, hayatın olgunluktan yaşlılığa uzanan dönemiyle bağlantısı nedeniyle, sonbahara ve su elementine denk tutulan sakin, soğukkanlı mizaçla ilgilidir. Bu nedenle de etkisi ‘soğıık ve nemli’ olarak tarif edilir.

Hüzünlü (melankolik) çeyrek daire: Birinci, ikinci ve üçüncü evleri kapsayarak Aşağı Gökyüzünden Yükselene doğru çıkar. Kuzeye ait ola­rak isimlendirilir çünkü kuzeyde ekliptiği kesen IC’den başlar. ‘Dişil’ olarak sınıflandırılır; kış mevsimine ve toprak elementine eşleştirilen melankolik ruhsal yapıyla bağlantısından dolayı yaşlılık çağını temsil ettiği  kabul edilir (bazıları ölümden sonraki veya doğumdan önceki dönem  olduğunu söyler). ‘Soğuk ve kuru’ bir etkisi vardır.

Köşesellik

Yukarıda görülebileceği gibi köşeler, konumsal bölünmelere bağlı nitelikler üzerinde belirleyici etkilerdir. Evlerin köşelere yakınlığı ve ‘köşesel, halef ve son’ evler olarak sınıflanddırılışı yorumun temel ilkesini  gösterir.

Köşesel evler:
Birinci, dördüncü, yedinci ve onuncu evler- gezegenlerin etkilerinin özellikle kuvvetli olduğu en güçlü evlerdir ve böyle isimlendirilmelerinin nedeni haritanın köşe noktalarıyla ilgili olmalarıdır.

Halef evler:
İkinci, beşinci, sekizinci ve on birinci evler- orta derecede güçlü evlerdir; bu şekilde isimlendirilirler, çünkü gök kürerıin gündüzcü hareketiyle köşesel evlere doğru yükselirler (ve bu nedenle de haleftirler).

Son evler:

Üçüncü, altıncı, dokuzuncu ve on ikinci evler- en zayıf güce sahip evlerdir ve buradaki gezegenler zayıf ve tükenmiş kabul edilirler; böyle adlanmalarının nedeni gök kürenin gündüzcü hareketiyle köşelerden uzağa düşmeleridir. Yani, üçüncü evdeki gezegenler zaten etkilerinin verimli ve kuvvetli olduğu dördüncü evden geçmişlerdir; şimdi bir somaki köşeden  (yani Yükselenden) çok uzaktadırlar ve ona doğru çekilmektedirler.

Astroloji haritasında Refah Evleri

Görülebilen yedi gezegenden her biri, etkisinin özellikle arttığı özel  bir evle bağlantılıdır. Gezegenlerin buralarda ‘ferah’ olduğunun söylenmesinin nedeni, evin o gezegene uygun, destekleyici ve etkisiyle tutarlı  bir göksel ortam sunmasıdır.

Şu yazılarda hoşunuza gidebilir...

Bir Cevap Yazın