İbni Arabi’ye göre Mistik Astroloji

BÖLÜM – 2 (BÖLÜM -1: İbn Arabi’ye Göre Yaratılışın Düzeni” bölümünü okumak için buraya TIKLAYINIZ.)

İbni Arabi’ye göre Mistik Astroloji;

Alem 7 günde 7 feleğin hareketi ile yaratılmıştır şeklinde anlatıyor Arabi. Alemde hareket esastır çünkü varlığın dairesel bir döngüsü vardır, her alanı tarayabilmesi için ve döngünün devamı açısından bu şekilde hareket esastır.

Felekler hem yaratılmış olanlara mekan olurlar hem de dönerek yaratımın her an devamlılığını sağlarlar. Zaten ilk hikaye hep kendini yansıtır ve tekrar eder ya, dolayısıyla bizim gözlemlediğimiz her şey, aslında mana aleminde her ne varsa yukarıda ne varsa bizde burada o ilk hikayenin yansımaları ile muhatap oluruz.

Arabi FELEKLERİ “BİNEK” olarak da nitelendirmiş. Sadece gökyüzünde değil her yerde, insan bedeninde de onları incelemiş. Var olan her şey ilahi hakikatlere dayanıyor. Onlardan kökleniyor.

Dolayısıyla Allah’ın ilminde bütün bu isim sıfatlar, kuvve ve potansiyel “Kün” emri ilahisiyle varlığa geliyorlar. Bizim bildiğimiz bütün ilimlerde Mantık ilmi, Doğa ilmi, Matematik ilmi, ilahi ilim, Geometri, Metafizik hepsi kaynağını buradan alıyor.

İlahi bilgi; Allah’ın isim ve sıfatları vasıtasıyla, onların hükümleri gereği varlık aleminde ortaya çıkmalarıdır.

Allah tecelli ilmini aklı külliye lütfediyordu, o da kendisine aktarılan bu ilmi nefsi külliye yani kitaba yazıyordu. Kitapta bütün bilgi toplanıyor, ilim kitapta, aklı külli hayattan aldıklarını levhaya yani levhi mahfuza yansıtıyor.  Böylece Aklı külli daha ilk aşamada etken yani veren prensip oluyor, bir diğer deyişle eril’de diyebiliriz buna. Nefsi Külli ise edilgen, onun akıttıklarını alıyor ve bu ilişkide dişi prensip oluyor.

 

Arabi bu ilişkiyi bu sebeple manevi bir nikaha benzetir. Ve evrendeki her şeyin bu ikilinin çocukları gibi düşünebileceğini söyler.

Bu manevi nikahın sonucu olarak heba yani o tüme cisim buna materia prima yani ilk madde de denir. Arabi’nin varlıkta vücut bulan birliği, hepsi aynı metafizik mana aleminden gözlemlenen bir vesileyle bir aracı ile indirilen bilgiler olduğu için sembolik anlatımlar ile tarife şemasında ifade ediliyor.

Arabi’ye göre yaratılacak olan her şey bu 4 unsurdan oluşur;
Tabiat 4 hakikat üzerinden kuruludur; Sıcaklık, Kuruluk, rutubet (yaşlık), soğukluk.

 

Arabi Sembolik olarak anlatır; Rahmanın nefesi, sürekli olarak tabiata dönüktür. Tabiatta ona sürekli olarak suretler vermektedir. Bir yandan nefes vasıtasıyla zuhur eden suretlere pasif bir ayna olur tabiat, burada edilgen Allah’ın karşısında.
Ancak diğer taraftan da o nefes vasıtasıyla, suretleri varlığa getirdiği için aktif olur, yani etken prensip haline gelir. Bir yerde edilgen olan bir başka aşamada etken pozisyonuna geçiveriyor.

Heyulaya Heba ’da denilir ve diyor ki “bütün alem bil kuvve onun içinde bulunur.
Bu şekilsiz bir maddedir, ilk madde dediğimiz madde
Ve varlığı onda açılan suretler sayesinde görünür olur.” Suretler onu bilinir ve görünür, gözlemlenebilir kılırlar.

Tabiat ve Hebadan ortaya çıkan ilk şey Cismi Küllidir. Cismi Külli görünür olan, zahirde ortaya çıkan ilk şeydir ancak hala mana aleminde olduğumuzun altını çizmek gerekir.

Süreci özetlemek gerekirse;
Nefsi külli bilgiyi Aklı külliden alıyor. Bu bilgiyi Hebaya suretler olarak yansıtıyor. Bu suretlerde tabiatın 4 unsuru ile birleşerek cisim halini alıyorlar. Böylece yaratılan ilk şey cismi külli oluyor. Onun içinde yaratılan ilk şey ise ARŞ.

 

Arabi derki Allah Rahman sıfatı ile ARŞIN üzerine yerleşmiştir. Rahman sıfatı ile yerleşiyor. O hükmün, o ilahi ismin hükümleri gereği, onun tabiatı gereği, “Rahman” olarak “ARŞA yerleşiyor.

Bu 4 unsurdan sıcaklık ve soğukluk etken unsurlar olarak ortaya çıkarlar.

Sıcaklık kuruluk olarak yansır, soğuklukta rutubet veya yaşlık olarak yansır.

Bunu genel bir şemaya yerleştirdiğimizde Hayat aklı ortaya çıkarır, Akıl sıcaklığı.

Şu yazılarda hoşunuza gidebilir...

Bir Cevap Yazın