Öz üzerinde çalışma; KARMA= “Tamamlanmamış Eylemler”

Öz üzerinde çalışma; KARMA= “Tamamlanmamış Eylemler”

Çakraların fiziksel, duygusal ve zihinsel bedenlere etkilerine geçmeden önce ruhsal tekâmül yolculuğumuzdaki etkilerini de göz ardı edemeyiz.

Karma bilgisinden yola çıkarsak eğer 7 temel çakramızın karmalarımızı taşıdığını ve çakralarımızın dengesiz çalışması halinde buradaki ruhsal arayışımızı da etkileyeceğini, bizi Dharma yolumuzdan alıkoyacağını bilmekte fayda vardır.

Çakraların dengesini neler bozar sorusunun yanıtını Karma nedir bilgisinde gizlidir.

Karma Sanskrit dili kökenli bir kelimedir, “eylem” ya da “tamamlanmamış eylemler” olarak tanımlanır.

Günlük hayattaki her işimiz de karmadır yani bir eylemdir. Her eylem mutlaka bir neden ve bir sonuca bağlıdır. Etki varsa tepki de vardır.

Agami Karma: Henüz yaşanmamış, gelmekte olan karmadır.  Doğdun, büyüyorsun, her gün yeni bir şeyler öğrenip yeni hedefler ya da arzulara, isteklere giriyorsun. Bu istekleri tek bir hayatta yaşamak mümkün olmuyor. Gelecekte yaşamak için depoya alınıyor.

Sıraya diziliyor, bir sonraki hayat döngülerinin tohumları oluyor. Bekleyen, tohumda bekleyen karmamız.

Sanchita Karma: Bütün karmalarımızın deposu, karma potansiyellerimizi attığımız hazne. Tüm tohum karmalar burada bekliyor.

Prarabdha Karma: Sanchitada bekleyen tohumların filizlenen karması. Bu hayatta yaşadığımız karmamız, deneyimleyerek sonlandırdığımız karmamız.

Kriyamana Karma: Soyağacı, ataalar, DNA’dan gelen fakat karşılığının bir kısmını bu hayatta aldığımız karmamız.

Dridha Karma: Sabit karmamız. Öylesine yoğundur ki sonucu değiştiremeyiz. Ne kadar iyi bir yüzücü olursak olalım onun dev dalgalara karşı koyamayız.

Dridha-Adridha Karma: Sabit ve sabit olmayan karmamız. Karma samimi olarak eylemlerinin sorumluluğunu alıp onu değiştirmeye niyet eden kişi tarafından değiştirilebilir. Genellikle kronik rahatsızlıklar bu karmaya bağlıdır.

Karmanın geçmiş yaşam döngülerine hızlı bir şekilde takılmamızı sağlayan samskara ve vasanaları barındıran Manomaya  Kosha’dır. Manas ve Chitta buradadır, Manas hareketli, maymun zihnimiz; Chitta anıları barındıran zihnimiz. Bu kadar değişkenin arasında değişmez olanın bilgisine ulaşabilmek için zihnin derin katmanlarına gitmemiz gerekir.

Kişinin dönüşüm süreci gerçeğin bilgisini aramasıyla başlar. Yoga çalışmalarıyla “Parinama” süreci işlerlik kazanır.

Parinama; kısıtlı bir şekilde işlev gören bedensel ve zihinsel potansiyelin serbest kalması ve tam kapasite çalışmaya doğru yol alması sürecidir.

Yoga pratiği geliştikçe bedensel, zihinsel ve duygusal sınırlarımız daha belirgin hale gelmeye başlar. İnançlar, alışkanlıklar, şartlanmalardan sıyrılmak kolay değildir ancak yoga bu konuda tüm yol haritasını verir.

Patanjali Yoga Sutralarında bu Parinama dönüşüm sürecinde kişinin ya da onun tabiriyle yoga öğrencisinin kendi keşfiyle zihinsel, duygusal ve fiziksel alanlarında eski kalıplarına dönmeme, o kalıpları daha kolay fark etme ve fark ettiği anda bir adım geri çekilip o eski tepkiyi vermeme durumuna “Pratiprasava” diyor. Yoga uygulamaları Pratiprasava’ların artmasına yardımcı oluyor.

Çakra sistemine geri dönersek yedi ana çakranın üçünde görevi enerjiyi bir arada tutmak, yoğunlaştırmak olan ama bizim zihinsel arzularımız nedeniyle yoğunlaşan enerjinin dengesizleşmesine de neden olduğumuz üç büyük düğüm ya da “Granthi “dediğimiz, pozitif ya da negatif olmayan bilincin daha yoğun toplandığı Granthi’lerimiz:

Brahma Granthi:
Bu ilk düğümdür (düğümü bir cam parçasının güneş ışığını yoğunlaştırması gibi düşünelim).
Kök çakrada bulunur. Tutkularımız, dış dünyaya bağımlılıklarımız, isteklerimiz, duyuların getirdiği zevklere bağımlılıklarımız ve diğer kişilerle olan bağımlılık ilişkilerimiz. Bu düğümün çözülmesi (bu duygulardan, arzulardan geri çekilerek) bizi dış dünyaya bağımlılıktan kurtarır.

Vishnu Granthi: İkinci düğüm Kalp çakrasında bulunur.  Dış dünyaya olan bağlılık burada duygular üzerinden gerçekleşir. Dünyaya karşı tavrımız, sevgi ve şefkati paylaşmamız, ideallere ve fikirlere olan saplantımız, reformcu, kurtarıcı olma eğilimlerimiz, acı çeken insanlığa yardım etme güdümüz.

Burada da kişi hala dünyaya bağımlıdır sadece fiziksel zevklerin ötesine geçmiştir. Bu düğümün açılması ilahi sevginin herkese eşit akmasına neden olur. Maddeye, idealizme ve ruhaniyete bağımlılık çözülür.

Rudra Granthi: Üçüncü düğüm Alın çakrasında bulunur.  Üçüncü göz noktasında. Reddetme, ayrımcılık, ben ve benim sınırlarının çizilmesi ve bütünden ayrılma. Rudra gerçek bilgiyi temsil eder, o gerçek bilgi ile sahte olan her şeyin benlik dahil yok edilmesini getirir. Egonun yanlış çıkarımlarından ve bilincin gerçek olmaya güç vermesinden kişiyi kurtarır. Gerçek birlik duygusunu deneyimletir.

Kişi Brahma Granthi ile dünyevi bağlardan özgürleşir, Vishnu  Granthi ile eylemlerinin meyvesine bağlanmaktan özgürleşir ve  Rudra Granthi gerçeğin bilgisiyle birliğe doğru yolu açılır.

Çakra Sembolleri, Elementleri ve Bija Mantraları ile Çakra Dharana

Kök çakradan başlayarak detaya girmeden ana şekiller üzerinden çakraların element döngüsünü incelediğimizde katıdan sıvıya ve daha süptil olana doğru bir dönüşüm görürüz. Tekâmül süreci insan bilincinde en katı olandan evrimleşmeye başlıyor. Kökten tepeye, topraktan elementsizliğe ya da tüm elementlerin birliğine doğru bir gelişim bizi bekliyor.

Kök çakranın ters üçgen ile ya da aşağı bakan üçgen ile toprağı simgeleyen sembolü akışın aşağı doğru olan yönünü de belirtiyor.

Göbek çakrasının yarım ay ile suyu simgeleyen sembolü toprağın katı formunun çözülmeye başladığını katıdan sıvıya geçişi anlatıyor.

Mide çakrasının yukarı bakan üçgen sembolü ateşi simgeliyor ve suyu dönüştürüyor, formunu değiştiriyor.

Kalp çakrasının aşağı ve yukarı bakan iç içe geçmiş üçgenleri ateş ile dönüşen suyun havaya karışmasını anlatıyor.

Boğaz çakrası aşağı bakan üçgenin içindeki daire ile boşluğu, eteri simgeliyor.

Alın çakrası aşağı bakan üçgenin içindeki nokta ile, aşağı yönlenmiş enerjiyi ve elementsiz oluşunu simgeliyor.

Tepe çakranın binlerce taç yapraklı lotusu ise tekamülün son basamağını, evrensel bilgiyi ve birliği simgeliyor.

Çakra dharana kök çakradan başlayarak Bija mantraların sırayla söylenmesidir. Zihni sakinleştirmeye, odaklamaya yardım etmesi için kullandığımız bu frekanslar aynı zamanda çakraların da hizalanması ve dengelenmesi için bedeni uyarmaya başlar. 7 kez söyleyerek başlarız sonra istenirse 7’nin katları şeklinde artırabiliriz.

Çakralar omurgada hizalanırken Sushumna Nadi (solar ve lunar enerjiyi dönüştürüyor) omurganın ortasından geçer. Sushumna Nadi’deki tıkanıklıklarda çakraların dengesini etkiler. (İda ve Pingala Nadiler kök çakranın solundan ve sağından başlıyordu.)

Kurs Resmi

Kurs Önizlemeleri

5/5
5/5

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir