Rezonans Temelli İletişim

Rezonans Temelli İletişim

Rezonans Temelli iletişim-yaşam iletişim temellidir;

2 Yapı anlaşabiliyorsa iletişim yani bilgi alışverişi varsa buna Rezonans Temelli iletişim denir.

Radyodan duyduğunuz sesi anlıyorsanız, konuştuğum zaman birisi beni anlıyor, ben de onu anlıyorsam rezonans temelli iletişimdir.

Sen de ben de bütün evrende iletişim içinde. Dolayısıyla rezonans varsa iletişim de var. İletişim kurmak istendiğinde Evren rezonans iletişim kurar. Bu kanundur dolayısıyla her zaman iletişim vardır. İletişimin Özünde hareket olduğu için salınım vardır. 

İletişimin özü bilgi alışverişi

Kozmik bilincin açtığı bir kapı.

Kozmik bilincin açtığı bir kapıdan siz bir şey alıyorsunuz.

-Niye? Evrilip bir üstte farkındalık seviyesine ulaşmak için.

Bunun için karşınızdaki her tür süreci iletişim yoluyla kullanarak alabildiği kadar almaya çalışır O zaman en iyi bilgi alacağınız şey rezonans yoluyla üç boyutlu dünya realitesinde en efektif en verimli bilgi alacağımız tek Ayna insan aynasıdır. İnsanlardan kaçmayın öyle bir yere varamazsınız sınav insandır.

Ne kadar çok insanlarla iletişime geçersen, o kadar rezonans iletişime geçersin. Onlardan alabildiğin kadar al.

İnsanlara karışın. Her insan kozmik bilince ulaşmak için bir kapıdır tüm varlıklar aslında kapıdır.

Ailenize teşekkür edin;

Öğrenebildiğiniz alabildiğiniz kadar alın, kimden alacaksınız tabii ki önce aileden.
Kozmik bilinç sizi kaçamayacağınız bir sistemin içinde hapseder öğrenin diye sizin sınavınız ailenizdir, şimdiki yaşantınızda o ailede o fert olarak evriliyorsunuz.

İşimi eşimi bırakabilirim vazgeçebilirim kaçabilirim ancak aileden kaçamam. Niye çünkü mesajı almam için emin olmak istiyor onun için ailenize teşekkür edin yaptıkları en kötü şey de olsa da (size göre kötü) kötü de iyidir iyiye hizmet eder. 

Dogmalarda, dinlerde her şeyde anlatılan budur.

Kalbinizde olan kozmik ışığı alevlendir;

Kötü dediğimiz her şeyi aklınıza getirin, her şey kozmik bilincin yansımasıyla, onlarda iyiye hizmet eder bilincinizi bu noktaya getirin.

Burada benim görevim sizin kalbinize dokunarak kalbinizde olan kozmik ışığı alevlendirmek, farkındalığınızı sağlamak.

Hastalığa kötü denir, bizi bir üst seviyeye çıkarır burada gelişigüzel bulunmuyoruz. Tesadüf diye bir şey yoktur. Her şey olması gerektiği zamanda olması gerektiği gibi olur.

Diyelim ki

Her sabah uyandığınızda yıllar önce yaşadıklarınızı sorgulamayı bırakın artık. Her sorguladığımız da kozmik bilinci sorguluyorsunuz, sana güvenmiyorum diyorsunuz. O da bana güvenme, ben seni seviyorum diyor. Senden vazgeçemeyeceğim diyor. Düştük kalktık görmez olduk dememizin sebebi budur.

Yüksek frekans zamana, düşük frekans uzaya tabi olur;

Işık titreştiği zaman ya çok hızlı titreşir ya da yavaş titreşir.

  • Hızlı titreşirse yüksek frekans, zamana tabii olur.
  • Yavaş titreşirse düşük frekans, uzaya tabi olur.

O zaman bu nedir ışığın titreşimi anlatılıyor her şey ışık temelli ise ve Nur’dan meydana geliyorsa ki,

Nur ve ışık = Bilinçtir.

Her şey kozmik bilinçten bahseder kozmik bilinç sizin RUH dediğiniz şey.

O zaman ben uzayda bulunuyorum şu an üç boyutlu mekandayım.

Üç boyutlu birisi mekân. Uzay= mekan demektir, oturuyorsunuz ve fiziksel olarak bilincimizin içinde olan bir madde, bedendesiniz.

Bilinç sizin içinizdeki ruh değil, bilinç her yerde lokalize edilemeyen bir fenomendir. Bilinci tanımlayamazsınız. Burada diyemezsiniz her şekilde her boyuttadır. Sizin üst bilinciniz sizi izliyor bunu iyi bilin.

İnsan çok ölçekli multiskalar, bütün ölçeklere hitap eden çok boyutlu tüm boyutlara hitap eden ve gerektiğinde her boyutu aktive edecek kapasiteye ve potansiyele sahip. Çok fonksiyonlu gerektiği zaman gücü istediği boyutlarda ve ölçeklerde aktive edebilecek bio frakdal yapıya sahip, likit kristal yapıdır. Bu insanın tanımıdır.

Proton ve elektron neden önemli? 

Bu titreşim sonucunda çok yüksek titreşimlere ulaştığı zaman ışık, Proton ve Elektron haline gelir. Çünkü Proton ve Elektron atomun alt yapı taşlarıdır, iki tane ışık çok hızlı titreşirler, sabit görünürler sabit değildir onlar.

Çok hızlı 10 üzeri 20, 10 üzeri 24 Hertz şeklinde hareket ederler. O kadar hızlı titreşimler ki madde gibi görünürler.

Evrendeki her şey bilinçtir;

Pek azı madde bilinçtir. Madde de bilinçtir.  Yani Proton ve elektron.

Schumann rezonansı düşük titreşiyor, yavaş titreşiyor. Bu ışık yavaş titreşince beyin dalgası oluşuyor. Bu hızlanmaya başladığından itibaren, biraz hızlı titreşince duyuluyor, Işık oluyor biraz hızlanınca görünür ışık oluyor.

Biraz hızlanınca tat oluyor. Sadece rengi değişiyor mavi ışık, kırmızı ışık gibi.
Foton titreşiyor sonsuz şekle girebiliyor. Yaradan’ın mucizesi budur. Tek bir hareketle dönüşebilen yapıdan bahsediyorum buna NUR diyorlar kozmik bilincin Yansımasıdır.

Proton ve elektron neden önemli?  Çünkü, en yüksek stabil frekans evrende başka yüksek frekanslar olabilir hiçbirisi stabil değildir sonsuz olan Proton ve Elektrondur.

Nötron da bu arada bir Proton dur.

Proton ve elektronlar ölümsüzdür. Bugüne kadar gözlemlenememiştir. Şekil değiştiriyorsunuz sadece bedensel olarak, ölmüyorsunuz yani. Bu termodinamik bir yasadır.

Termodinamik yasanın kurallarından biridir.

Evrende hiçbir şey yok edilemez, Yoktan var edilemez. Her şeyi yoktan var etme yanlıştır.

Varlık ve yokluk hepsi birliktir, birlikte kendini ifade eder. Birlikte olanın ikilik de kendini ifade etme şeklidir.
Proton ve elektron, karşılıklı oluşmuş Işıktır;

Kendi sürecinde süzgeçten geçirip edindiği tecrübelerle yoğrulduktan sonra farkındalığını arttırıp idrak edince;
Madde = ışığın uzay ölçek etkisi
Mekân= ölçek etkisi
Bilinç = kozmik fenomendir, karşılığı yoktur.
Sevgi aşk karşıtı olmayan iki şeyden birisidir.

Ve kozmik bilincin kendisi sevgidir.

Varoluş diye bir şeyden bahsetmemiz doğru değil. Yok olmayan şey, var olabilir mi?

Yani sevgi aşk karşıtı olmaksızın kozmik bilincin tek yansımasıdır karşıtı nefret değildir yalan değildir karşıtı yoktur sevgisizlik olabilir.

Siyah beyaz gibi her şeyin karşıtı var tek bir şeyin karşıtı yok;
O da kozmik bilinç ve sevgi kozmik bilincin yansımaları aşk ve sevgiden oluşur.

Sevdiği şeye lütfeder. Dolayısıyla iletişim paylaşımdır.

Ben size bir şey vermiyorum, kimse kimseye bir şey öğretemez, birbirlerinden alabilir siz………..

Bilinç İnterscallar bilinç ışığın zaman ölçek etkisidir. 

Zaman canlı yaşayan bilinçtir;

Zaman yüksek titreşimli Işıktır.
Sen zamana tabi olmak için buradasın. Proton elektron da yüksek titreşimdir, ışıktır.
Zamanda yüksek titreşimli ışıktır, canlıdır, yaşayan bilinç varlıktır kendisini ifade ettiği en güzel yer. Zaman bilince erişim noktasında yüksek frekanstır.

Eğer bir titreşim düşük frekansla titreşiyorsa yani yavaş hareket ediyorsa kaplumbağa gibi gideceği yol azdır.

Yüksek frekansta titreşen, hızlı gidenin tecrübesi artar.

Proton ve elektronlar yüksek titreşirler ki evrenin yaratılışından beri varlar.

Bedeninizde olduğunu düşünerek kozmik bilincin size ne kadar yakın ve bağlı olduğunu düşünün bilinç bütün hareketleriniz de var.

Siz düşünürken, konuşurken her an her yerde gördüğünüz sonsuz Işık her şey canlı,
her şey kozmik bilincin ta kendisidir, yani sizin bilinç dediğiniz farklı şeylerde, her yerde ifadenin içindedir.

Hiçbir zaman evren kendini tekrarlamaz geçmişten gelen görevini tamamlamış zatların bilgilerini tekrarlamaktan vazgeçin.

Yıl 2020 onlar önceki zaman dilimlerinde dediler. Teşekkür edin artık siz öndesiniz.

Onların anlattıkları da kozmik bilincin ta kendisiydi. Şimdi kültür değişti, farklı bir idrak seviyesindeyiz uyarıcıya sebep duymamızın sebebi de budur.

Dolayısıyla kendi bilincimizin farkındalığına vararak belli bir üst döngüye sıçrama potansiyelini gücünü kendinde bulabilecek yapıda olduğunuz için bir lidere ihtiyaç duydunuz. 

İnterscalar bunları anlatır evrende tüm gözlemciler ortak yaratıcılardır. Siz bir gözlemcisiniz. Göz ne ki 400 nanometre aralığında kısıtlı gören.

Bilimsel Gözlem-Kalp Gözü;

Bilimsel gözlemden bahsediyorum. Kalp Gözü denir tasavvufta bu bilinç.

Tasavvufta en iyi bilinen şey kalptir sevgidir aşktır, benim gözlemim o zaman çok önemli bir şey gözlemliyorum onu var ediyorum.

Bizim Gözlerimiz sıradan bir şey değildir, burada bulunup gözümün içine girmeniz de sıradan değil. Ben Işık mıyım? ışık gözlemlediğim ışık mı? Işık her ikisinin ifadesi kozmik bilincin ifadesidir.

O zaman ışığın ışığı ışıkla gözlemlemesinden bahsediyorum.

Kuantum yasalarında bir şey gözlemlediğiniz andan itibaren kuantum dolanmasına uğrarsınız yani ben gözlemlediğim şeyin gözlem sürecine dahil olurum.

Yani gözlemlemeye başladığım andan itibaren kendimi de gözlüyorum yani okyanusta buzdağı gibi eriyip okyanusa karıştığım zaman ben ve okyanus arasında bir fark kalmaz.

Siz o, o siz olursunuz. Okyanusa karışma sürecini yaşadığınız için gözlemlenen süreç ile gözlemleyen arasında bir fark yoktur.

Sizler gözlemci ve dönüştürücüsünüz;
Ayna sadece metafor. Evrenlerde yansıma yoktur, dönüştürme vardır. Sizlerin hiçbiriniz yansıtmıyorsunuz, dönüştürüyorsunuz, transformasyon. Dönüştürücü transformatör gibi.

Bilimsel olarak birbirinizin aynasına baktığınızda değişirsiniz, sizi değiştirir, değiştirilmiş olan ışığı nurunu alırsınız, değişmiş nur yansımasıdır.

Hiçbir şeyi yansıtmıyorsunuz sadece dönüştürüyorsunuz.

Siz bir gönül aynasına baktığınız zaman ona baktığınız andan itibaren, dönüşüyorsunuz. Bu aldığınız nurun sizi değiştirmesidir.

Yıldızlarla iletişim halindeyiz;

Siz yıldıza bakıyorsunuz o anda yıldızın ışığı size geliyor. Nereye geliyor, gözüme, kortekse çarpıyor birtakım nöronları aktive etmek kaydıyla, orada direkt olarak atom seviyesinde Proton ve elektron olarak bir simülasyon izliyorsun. Bu olduğu andan itibaren sizin Proton ve elektronlarınız sekonder Işık oluşturuyor, kendi oluşturuyor, daha sonra burada oluşan sekonder Işık, ona yeniden çarpıyor oradaki gelen ışığa çarpıyor, ikisinin çarpışması sonucunda görüntü ortaya çıkıyor. Ne oldu yani, işte bu bilincin dahilinde görüntü görüyorsunuz.

Yok olacak dediler. Kıyamet için farklı şeyler söylediler Evren kendine zarar vermez kendini yok etmez gözlemlemeyi yok etmez, kozmik bilincin böyle bir yasası yok. Tek bir yasa var.

Dünya üst bilinçtir, Evren kozmik bilinçtir;

Evren sizin evren’le olan ilişkinize göre değişir ona göre sizinle konuşur severek bakarsan öyle konuşur. Ne yaparsan kendi kendine yaparsın bu size verilmiş özgür bir potansiyeldir bulutlanma potansiyeli var ki bununda belli bir bedeli yaptıklarınızdır.

Armoni diyorum işte bu iletişim süresinde. Siz bir şeye zarar verirseniz dünya bilinci sizi bir silkeler. Dünya üst bilinçtir, canlıdır, bizden daha yüksek bir bilinçtir. Bir yapının ne kadar üst bilinç olduğunu nereden anlarsınız, ne kadar çok yapıyı, yaşamı desteklediğine bakarak anlarsınız.

Suda yaşamdır her şeye dünyaya destek veriyor. Su üst bilinçtir.

Biz evrenlerde 3 boyutlu olan varlıklar değiliz. Sadece kozmik bilincin sonsuzluğunda her varlık sonsuzlaşır. Dolayısıyla kozmik bilinç sonsuz.

Evrenlerde sonsuz boyut vardır, sonsuz oranda ve çeşitlilikte güç vardır. Evren kozmik bilinçtir, uygun bulduğu ölçeği ve boyutu uygun olan zamanda yerine getirir 

İnterscalar ölçeklerarası iletişim

İnterscalar demek ölçekler arası demektir ölçekler arası global ölçeklendirme yani 

  • Makro Cosmos = büyük dünyalar
  • Mikro cosmos = küçük dünyalar

Bütün gezegenleri ışık olarak görüyoruz. Bizim sistem solar sistem solar sol yani solunum.

Güneş sisteminde 9 gezegen yoktur, çok gezegen vardır. İç güneş sistemi gözlemlenebilir ışığın gördüğü gezegenler. Diğer gözlemlenemeyen yerlerde çok geniş gezegenler var, diğer gezegenler dünyamızı desteklemek için vardır.

Birbirini destekleyen iletişim halindeki gözlemlenebilir evren;

Evrende her şey birbirini destekler. Milyonlarca Galaksi den oluşur. Observable universe yani gözlemlenebilir evren. Yaşanabilir aralıktadır. Bizim Güneş sistemimiz yani solar sistemde, güneşimiz yok gibi çok küçük durur küçük demek doğru değil, evrende çeşitlilik ilkesi vardır. YAŞAM ölçekler arası iletişimdir, yaşamın tanımı bizim yaşadığımız beden değildir, yaşam iletişim temellidir.

  • Gezegen bilinç
  • Uydusal bilinç 
  • Yıldızsal bilinç

Galaktik bilinç var, ölçek yükseldikçe bu onların yaşamadığı anlamında değil, bizimki insansı varlık bize tam olarak benzemeyebilirler onlar da insansı. Yıldızlarda canlı bilinçtir. Bir Yapı yükseldikçe desteklediği ve bünyesindeki barındırdığı formu artar.

Dünyanın bilinci yüksektir çünkü içinde birçok yaşam formu barındırır.

Bilinç seviyesi yükseldikçe çok yaşam barındırır ve hiyerarşi sistemine göre, dünyayı barındıran da Güneş sistemidir ve bu yıldız sisteminin üzerinde 300 milyar galaktik bilinç var.

Kurs Resmi

5/5
5/5

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir