Simya Oluşum Süreci

Simya Oluşum Süreci

Simyacılar, öze dibe inerek, arınmanın sembolü olan ateş ile ruhlarını arındırmış ve nihai bilgeliğe, aydınlığa ulaşmayı hedef almışlardır. Altın, bilgeliğin, aydınlanmanın sembolüdür. Bu yüzden felsefe taşı aydınlanmış, bilge olmuş, O’na ulaşmış insanı anlatmaktadır. Vitriol söylencesinin temel felsefesine göre kişi ateşte arınmadan, cehenneme inmeden ve nihayetinde öze dönüşmeden aydınlanamaz.

Vitriol: “Dünyanın derinliklerini (içini) ziyaret et, damıtırken (arıtırken) gizli taşı (felsefe taşı‘nı) bulacaksın.”

Simyada amaç ruhsal alemleri fiziksel aleme indirebilmektir. Etrafınızda dönüştürdüğünüz şeyler ruhsallığınızın göstergesidir. İçimizdeki simyacıyı keşmetme yolunda, ruhsallığını (9) fiziksel hale, ete kemiğe büründürme yeteneğidir (1, 8). Bu aynı zamanda topraklama (1, 4) yöntemlerinden biridir.

Simyanın hikayesi Hz.Adem ile başlamıştır. Ledun ilminin temelini “Herşey Tekten (1) – Mutlak Güçten Gelir” oluşturmaktadır. Mutlak güç fiziksel alemde daire olarak sembolize edilir. Bu daire dış dünyaya varlığı oluşturmak için kendini fotonlar ve fononlar olarak projekte etmiştir.

İlk önce sadece içinde her şeyi bulunduran Kaynak vardı. Tıpkı bütün ağacın bilgisini içinde barındıran ve kocaman bir ağaç oluşmasını sağlayan küçücük bir tohum gibi.

Kaynaktan çıkan fotonlar ve fononlar (ışık ve ses – Kün/Ol/Ohm) ruhsal alanın fiziksel alemde görünür kılınmasını sağladı. Bu bir süreç olarak gerçekleşmiştir. Bir simyacı bu süreci bilmeli ve bütün çalışmalarına temel yapmalıdır.

Yaratım süreci bakımından konuya bakacak olursak;

Yaratım’da dünyaya gelme süreçlerinde;
Var olan sayısal değerlerle ifade edilemeyen titreşime sahip olan kaynaktan sayısal ifadede hayat bulabilen titreşim seviyesine inebilmek için titreşimin düşürülmesi yani ruhsal maddenin soğutulması – titreşiminin düşürülmesi- gerekmektedir. Titreşimin düşmesi aynı zamanda kaynağa dair bilgilerinde unutulmasına neden olur. Çünkü fiziksel aleme inişte titreşimi düşen bir beyin yüksek titreşimleri algılamakta zorlanacaktır.

Beynin ruhsal alemi algılama yeteneği arttırıldıkça hissettiği fark ettiği titreşimler de artacaktır;
Beyin düşünme mekanı değildir. Bilincin evi değildir. Beyin sadece elektro-manyetik titreşimler yayan bir varlıktır tıpkı diğer organlar gibi. Vücudumuzdaki bütün organlar bilincin ışığını alabildikleri seviyede, kendilerini ruhsal formla uyumlayabildikleri seviyede gerçeği algılayabiliyorlar. Madde formunda oldukları için ruhsal formla buluşturulmadıkları sürece kendilerini sadece fiziki boyutta ifade edebilirler. Dolayısıyla aşağı iniş sürecinde kaynaksal özümüzden, bu titreşimden uzaklaştığımız için unutuyoruz. 

İnvolusyon (aşağı yönlü tekamül- fiziksel aleme iniş)
Simyada titreşimin düşürülerek fiziksel aleme iniş sürecine involusyon (aşağı yönlü tekamül- fiziksel aleme iniş) denilmektedir. Aslında aşağıya iniş nedenimiz bedenin fiziki-katı form titreşimiyle beraber ruhun bütün özelliklerini ete-kemiğe büründürmek.
O yüzden içimizdeki Simyacının görevi; aşağı indikten sonra ruhsal alemdeki bilgiyi (Yaradan’ın sıfatlarını) madde bedenine zerk etmektir.

Bizler eksikliği tamamlamaya gelen ruhlar değiliz. Dünyada bedenlenmeden önce farklı galaksilerde farklı formları deneyimledik. Bu formlarda stajlarla ustalaştıktan sonra sıra Dünya ya geldi. Bu seferki görevin sevgili insan kabul ettiğin gibi, madde aleminde ustalaşıp Yaradan’ın sıfatlarını bu aleme zerk etmek. J

Yaratımın amacı, katı haldeki bedende yüksek ruhun bütün özelliklerinin hayat bulmasıdır. Buna tekamül – envolusyon denilmektedir.

Zihnin Dili Kelimeler, Ruhun / Kalbin Dili Sembollerdir.

Sidcin; dibin dibi-en düşük kaba titreşim hali-cehennemin en dibi.

İnsanların kutsal kitaplardaki mesajları anlayamamalarının nedeni bunlara kalple değil zihinle bakmalarıdır. Sidcin derken kastedilene kelime olarak baktığında cehennemin en dibi algılanırken sembol olarak bakarsan involusyonun en dibi olarak ifade edilir. Buradan sonra envolusyon başlar.

İnvolusyon ve envolusyon her biri 10 kademeden oluşan bir yolculuktur. Bu yolculuğu envolusyon adımının madde bedeninin içinde olması gerekmektedir. Bu durumda bedenin inişte tek tek kodlanan her bir hücresinin yine tek tek titreşiminin yükseltilmesi gerekmektedir (Tıpkı Hz.İdris in terzi olarak evrenin kumaşını dokuduğu gibi ) . Envolusyonda 4. kademenin üzerine çıktığın andan itibaren artık fiziksel bedende ölümsüzlük gerçekleşmiştir. Vahdet alemlerinde (1-2-3. alemler vahdet alemleridir) zaman ve mekan ortadan kalktığı için oraya eriştiğinde her zaman her yerdesin (LA-MEKAN : Hz.Hızır/Hz.İdris , LA-ZAMAN : Zülkarneyn).

Aşağı inerken görevli olan var da yukarı çıkışta yok mu? Tabiki var. Lucifer ( ışığa taşıyan) Morning Star J . Ne zaman yukarı çıkışta direndin lucifer sahaya çıkar engellerini yaratır çözmek zorunda bırakır ve seni yola sokar.

İnsan, bu dünya üzerinde ete-kemiğe bürünme süreci içerisinde simyadan geçer
Tekamülde Yaradan’ın sıfatlarını deneyimlediğinde, bilirsin. Nihai-i hedef bilmektir. Bilmek ise görünür kılmaktır.

“Deneyimlemek Bilmektir. Bilmek İse Görünür Kılar.

İbni-Arabi, Fusus-El-Hikem de her bir peygamberin hangi sıfatı tecelli ettirdiğini anlatır.

Amaç, sadece tek bir sıfatı tecelli ettirmek değilken kim hedefe ulaştı acaba? O zaman proje bütün sıfatları bütün olarak tecelli ettirmektir.

Bu nedenle konuşan sen değilsin. Senin üzerinden konuşan Rab mekanizması, şayet ego nefs benliğin saflaşmış arınmışsa,, insanlara usta olduğunu hatırlatacak yöntemleri aktarmanı sağlayacaktır.

Öğretmen, insanlara bilmediğini düşündüğü şeyleri öğretendir.
Rehber ise kim olduğunu hatırlatandır,

İçsel rehberliği ile görevi aldığında içimizdeki simyacı, karşısındaki kişilere aktardığı yöntemlerle kim olduğunu hatırlatır.

Simyanın İçindekiler -Kapılar
Simyanın içinde; Hz.Adem in bilgisi, Muhammedi bilinç, Hz.İdris in hikmeti, Hz.Nuh un hikmeti, Hz.İbrahim in teslimiyeti, Hz.İsa nın koşulsuz sevgisi, Hz.Musa nın iradesi, Hz.Davut un ilahi geometri bilgisi, Hz.Süleyman ın bolluğu, bütün peygamlerin temsil ettiklerinin özü vardır. Modern bütün bilimleri/kadim bilimlerin özünü barındırır.

Bu nedenle büyük resimden bakıldığında bütün bilimlerin / ilimlerin temelindedir ve hepsini içerir. Bunları anladığında varlığı anlıyorsun.

Hz.İdris/Hermes, Hz.Adem in 7. Kuşaktan torunu ve bütün modern bilimlerin babasıdır.

Örneğin, Hidrojen atomunu tanıdığında evrenin başlangıcını anlıyorsun. Hidrojen atomu ateş elementidir ve ilk kıvılcımı yaratmıştır. Hidrojen, kendi içerisindeki bağları kurarak hidrojen bulutundan yeni elementlerin oluşmasını sağladı. Farklı bağlar ile elementler oluştu. Elementler maddeleri oluşturdu falan derken… Kimyadan hoppp evrenin oluşumuna geldik simyayı hatta yaratımı anladık J . Zümrüt tabletler gözlemcilikten bahsetmiş demiş ki dışarısı içerisi gibidir bir bak kendine. Sonra kuantum fiziği çıkmış demiş gözlemci etkisi. Simya içerir fizik J.

Tek Kaynağa Hizmet Etmek

Simyacı, tek bir kaynağa hizmet eder.
Tek kaynağa hizmet edenlerin ortak özelliği, bu dünyada var olan her şeyi onurlandırmalarıdır.
Canlı/cansız, iyi/kötü, Yaradan’a yakın/Yaradan’dan uzak her şeyi onurlandırır. Çünkü kaynak tek ve her şey onun içinde. İçimizdeki simyacının temel özelliklerinden biri her şeyi onurlandırmasıdır.

“Karşınıza Çıkan Herkes, Sizin Zamana Dağılmış Hallerinizdir.

“Öfke, Korku, Kaygı, Kıskançlık, Acı, Üzüntü, Mutsuzluk Cehaletin (Unutmuşluğun) Ürünleridir. (Hermes)

O zaman içimizdeki simyacının keşiflerinden biri canlı/cansız çevresindeki her şeyi, karşılaştığı her şeyi, kendisiyle yüzleştiği her duyguyu her hali kalpten onurlandırmasıdır. Bu duygular kaba dünya halleri (titreşimi düşük) bile olsa onurlandırır.

Biri bir duruma çok fazla tepki veriyorsa bir zaman bir yaşamda aynısını yapmıştır.

Ama unutma ki simyacı kaba duygularda kalmaz. Sadece onları arındırmak için o duyguların içine girer. Simyacı bu alemin üzerine çıkar. Çünkü; kaba duygular da Yaradan’ın içinde evet bunu kabul ediyoruz. Ama bunlar O’nun formunun yaratımını sağlamazlar. O halde O na ait değillerdir. Onlar sadece bizim aşağı inişimiz için vasıtalardır.

Simya eğitmeninin ikinci görevi, kaba duygu hallerini olağan kabullenmemektir. “ Aman canım ne olacak insanız sonuçta korku da öfkede bizim için olur öyle şeyler.” Olmazzzz Yok canım böyle bir dualite J.

Bir simya eğitmeni hayatının her anında bir simyacı gibi konuşur. Dili Yaradan ın dilidir. Kaba duyguları övmez olağan kabul etmez. Çünkü; “Yaradan İn Aşağıya Benim Sıfatlarımı Öv. Benim Muhteşemliği Göster” diyor. “Git acı çek de hayatı öğren” demiyor.

Demek ki neymiş, Simyacı bir duyguyu yaşarken “Bu ne kadar Yaradan ın içinde beni ne kadar O na yaklaştırıyor” diye bakar ve buna göre içinde kalmaya karar verir ya da vermez. Dünya da yaşarken kaba duyguların varlığını görüp onurlandırıyor ama içinde kalmıyoruz. Unutma kaba duygular seni ağırlaştırıyor. Tekamül edebilmek için ağırlaştıran her şeyle vedalaşıyoruz J (Simya 1.yıl saflaşma 15 aşama)

“Rehberin Anlattığına Değil Olduğu Hale Bakılır.

O yüzden sevgili eğitmen, kendi yapmadığın çalışmayı katılımcılara yaptıramazsın. “Eşekten düşmedin ki onlara binmeyi öğretesin düşerlerse acıyan yerlerini bilesin.” J

Üstat Notu: Yapamadığın bir çalışma varsa üstada sor ki direncinin nedeni belirsin. Hatta arkasındaki hikmeti öğren inisiye ol J

Örneğin, saflaşmanın arkasındaki hikmet: ruha ulaşmanın en temel yöntemi, ruhundaki, duyularındaki perdeleri kaldırır.

Melek Shekinah Öztürk

Kurs Resmi

Kurs Önizlemeleri

5/5
5/5

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir