Simya’da Namazın Hikmeti

Simya’da Namazın Hikmeti

Namazın hikmeti çok güçlü. Ritüellerin de bilinçlerini birbirinden ayırmamak gerek. Öyle olduğunda onun keyfine varıyorsunuz. Zorunluluk, sorumluluk, yük, borç gibi bakmadığınızda bir rekat aydınlanma yaratabilir. Aydınlanmanın da seviyeleri var. Aydınlanmanın yöntemlerinden biri namaz, o yüzden miraç.

Orada şunu görüyoruz: mümin kelimesi çok kullanılıyor. Müminin İslamiyetle, Müslümanlıkla bir alakası olmadığını görüyoruz. Kökünde emin olan demek. Mü’min iman eden, eminlik. Simya’da inançtan daha çok imandan bahsediyoruz.
Simyacının en büyük gücü eminliğidir. Buna mümin deyince değişmiyor. Mümin emin olanlar. Ey İman edenler! Ya eyyühellezine amenü. Ey emin olanlar diye başlıyorsa sizi kast ediyor. Ama sadece sizi değil, Hıristiyanlığın içinde de emin olanları kast ediyor. Budistler içinde emin olanlar. O zaman mümin kelimesiyle de barışıyorsunuz.

Simyada şükür, olanı güçlendirmek demek. Varlıkla birleşmek anlamına geliyor Simyacı için. Mümin de öyle. Simyacılar mümindir, iman edenler, emin olanlar.

Sizin içinizde de olabilir, bunlarla barışmak da özgürleşme. Böyle bir toplum içinde yaşarken, böyle bir toprağa gelmişkenki (coğrafya kaderdir), siz seçtiniz burayı. Bu topraklara bedenlenmeyi siz seçtiniz. Türkiye’ye bedenlenmeniz de boşuna değil. Türkiye’de yaşarken sistemle savaşmayı bırakıp niye burada doğduğunuzun hikmetini anlamak. Yine işin bir parçası özgürleşmek. Şeriat, tarikat makamında niye öyle yapıldığını görüyoruz.

Bu toprakların bilgeliğini İslam’ın bilgeliğini ki Türkler en geç İslam’a girenler; Sebebi; Ne gerek var ki, biz memnunuz dediler. Tek Tanrı bizde de var. Bütün varlığa saygı, barış, bizde de var. O yüzden zor geçmişler. Diğerlerinde farklılık var, farklı söz söyleniyor. O yüzden Şamanlar da İslam’dı, o bilincin içindeydi. Hz İbrahim ve Hz Süleyman’a bakın pagan öğretisinden gelenler. Mu’dan Şamanlıktan gelenler. Bunları bilincimizde birleştirdiğimizde rahatlıkla yapabiliyoruz. Ritüelin aşkına, ışığına girerek.

Müslümanlığın sembolü olan ay dişil. Hz Muhammed ve İslam’ın sanki eril bir din olarak öne çıkarıldığı ifade ediliyor. Fakat hz Muhammed’in enerjisi latif, merhametli, sizi saran anne gibi güveni, huzuru.
Bilinç ve Namaz

Bu bilinçle belki namazı kıldığınızda ve namazı size anlatılanların dışına çıkardığınızda onun içindeki hikmetleri görebiliyorsunuz.
3 şeyin birleşimi: 1. Çakraların ve omurganın hizalanması, çakraların inisiyasyonu.
2. Asanalar. 3. Mantra. Her rekatta mantralar söylüyorsunuz. Fatiha mutlaka söylenenlerden biri. Onlara Arapça bilincininde ötesinde baktığınızda,
salat ve selam üzerine olsun veya namaha shiva aynı olduğunu gördüğümüzde o zaman Arapça’nın ötesine geçiyorsunuz.  Arapça’nın zengin bir ifade gücü var. Sanskritçe gibi. Sevgi kelimesinin 20-30 karşılığı var. İfade gücü çok yüksek. Kuran Arapçası ile kadim dili de kullanmış oluyorsunuz. Mantraları kullanıyorsunuz. Bu hikmetle kılındığında başka yönlerini görebilirsiniz. Hatta kıldığınızda size başka mesajlar gelir.

Ritüellerinize başlamadan önce şunu da deneyin. Abdest fiziki bir arınma değil. Temizlik amaçlı değil, içinde niyet var çünkü. Nasıl normal duruşumuzu alıyoruz. Bütün bedenimi arındır niyetini yaptıktan sonra başka bir görev yapıyor su. Bunu deyince başka sistem çalışıyor ya abdestte de durum bu. Buna niyet edince bütün o avuçiçi çakralarınız, bedenin dışa doğru açık olan bölgeleri arındırıyorsunuz.
Sürekli insanlar, maddeler ile temastasınız. En fazla açık olan yerleriniz.
En fazla eklenti enseye yapışıyor. En son savunmasız olduğunuz yerlerden biri orası. O yüzden bu bölgelerin şöyle bir arındırılması gün içerisinde bu da güzel bir ritüel. Mesela abdest alıp meditasyon yapın, deneyin! Rahatsız oluyorsanız abdest demeyin de arınma deyin. Bunlarla, kelimelerle barışmak lazım. Anlamların ötesine geçirdiğinizde.

Namaz Faydaları ve Bakış Açınız

Şimdi namaza bakışınız başka olacak bundan sonra. Belki bu paylaşımın sonunda kılacağınız şükür namazından sonra namazla alakanız başka olacak. Namaz aslında salattır bu arada. Namaz Farsça, Kuran’da namaz diye bir kelime yok. Salat diye geçiyor. Salat, kendi bilincinizi yükseltmek için yaptığınız ritüellerin toplu ismi. Bu yoga, meditasyon da olabilir. Hz Muhammed (selam üzerine olsun) bunun yöntemlerinden birini göstermiş. Güzel bir yöntem diğerleri gibi. Meditasyon gibi, yoga gibi, güneşe selam gibi. Güneşe selamın adı surya namaskar’dır.
Bunlardan birini Hz Muhammed sunmuş, vakitlendirilmiş.
5 vakit ancak Kuran’da 5 yok 3 var.

Sabah, çünkü gece 03:00-06:00 arasında (güneşin zamanına göre bu değişiyor tabii) ki uyandırılırsınız bazen. O saatler arasında enerji iniyor. Bu enerji o günün bütünün toplam enerjisi. Günün toplam enerjisi o saat arasında geliyor. Gece yatsı namazı bir de günün ortası. Diğer katılan şeyler, Hz Muhammed’in kattıkları ek namazlar. 2 rekat daha ekliyor. Kuran 3 diyor. Bu vakitlendirmenin de bir zorunluluk, sizi yaradan ile bir uyumlaması yani hizaya sokmanın dışında güneşin hareketiyle beraber yaşamak. Güneşin hareketini takip, güneşle hizalanmak. Bütün bedeninizin ritmini onunla hizalamak. Günde normal şartlarda kim 5 vakit meditasyon yapıyor? Yani 5 vakit kendinize dönmek için fırsat yaratmış.

Normalde bunun için de 5 vakit dönmek için de Sevgili Can Simyacılar Umre’ye gidenler şunu gördüler. Aslında abdest almak, namaz kılmak oranın basit bir şeyi haline geliyor. Çok fazla uzatmadan, belki 5-10 dakikalık bir ritüelle, 4 rekat namazla tekrar hizalanıyorsunuz. Günde 5 vakit hizalandığınızı ve bunun için fırsat yarattığınızı düşünün. Yani 5-2,1 olur. Bunun da bir hikmeti olduğunu görüyoruz. 5 vakit kendine, merkezine dönmek var.

Namazın Yararları Bitmiyor

Sadece şekil olarak yapsan bile merkezine dönmek var. Şeklin de bir hikmeti var. Mesela oturuşlar; Sidhassana. Onun başka bir pozisyonu da namazda var. Oturuş, tahhiyat uzun süre oturamıyorsunuz o pozisyonda. Erkeklerde ve kadınlarda farklı duruşlar var. Ayak parmaklarının her birinden ayrı meridyen geçiyor. Kundaliniyi harekete geçiren bir pozisyon bu. Kadınlarda da başka bir pozisyon var. Siddhasana gibi, bedenin nadi, meridyenleriyle uyumlu. Yoga ilmiyle bakınca o pozisyonların güçlü pozisyonlar olduğunu görüyoruz. Secde zaten başka bir şey. O esnada tepe ve kök çakranız aynı hizaya geliyor. Normal şartlarda bunu bir tek yatarken seviye olarak aynı hizaya geliyor. Yükseklik seviyesi olarak. Alın çakrayı, dizler de kök çakrayı temsil ediyor, alın ve kök çakra güçlenmesini sağlıyorsunuz. Aynı zamanda erkeklerde en sorunlu bölge olan solar pleksus, çünkü güç mücadeleri yaşıyorlar. Kadınlarda da kalp kırıklıkları olduğu için kalp. Çünkü kalp kadınların en fazla sorun çektiği yer. İki tarafa da şifa veriyorsunuz her namazda. Her rekatta hatta. Elinizi bu bölgeye koyup şifalandırıyorsunuz her seferinde. Kadınların daha fazla ihtiyacı olan, daha fazla kalpleri kırılıyor. Kırgınlık biraz daha dişil bir kavram. Erkekler tam tersine eril tarafın güç mücadeleleriyle daha fazla öfke, güç, rekabet üzerine çalışıyorlar. Bu da solar pleksus konusu. İki tarafa şifa veriyorsunuz.

Bunu yaparken kadın da erkek de olsanız düşüncelerde saflaşmayı uyguluyorsunuz. Ki düşüncelerde saflaşmayı özellikle ifade ederken, ikinci saflaşma çalışmamız bizim. Namazdaki ilk hareketin anlamı, Ben şu anda kendi merkezime dönüyorum. Ve burada bu merkezimle alakalı olmayan her şeyi arkamda bırakıyorum. Bu merkezle ilgisi olmayan bütün düşüncelerimi arkamda bırakıyorum. Kendime dönüyorum.

Mesela omurga ile alakalı. Özellikle rükû ve secde pozisyonu, Nusret Kaya sırf bunun üzerine çalışıyor, omurga üzerine. Evrensel Eşit Kuyruklu Canlı diye kitabı var. Omurgayı en güçlü hizalayan pozisyonlardan biri rükûdur. Biraz rükû pozisyonunda durursanız o düzeltme etkisini görebilirsiniz. Şu işaret parmağının yukarı bakması mesela. Şahadet. Bir namazın içinde bir çok hal; omurgayı düzeltme, hizalama, omurgayı inisiye etme, alın bölgesini inisiye ediyorsunuz. Çakraların hepsini çalışıyorsunuz neredeyse. 7 çakraya birden bir namaza esnasında çalışıyorsunuz. Aynı zamanda şahitliği dile getiriyorsunuz.

Namaz ve Sözlerin Derin Anlamı

Eşhedü şahidim ben demek. Bunu söylerken işaret parmağı kaldırılıyor genellikle. Onun dışında bir İlah yoktur. Lailaheillallah en güçlü mantralardan biridir. Sizin dışınızda hiçbir şey yokun mantrasıdır. Yani dışarıda bir şey yok. Bu Benim bilincini en iyi anlatan mantra; Ben Benim ve Lailaheillallah. Dışarıda la ilah yoktur. Oradaki İlahe dişil anlamda değil. Bir ek Arapça’da. Allah toplu bir kavram.

İlahe ya da tanrıça kavramı yerine Allah kavramını yerleştirmesinin sebebi; bu eşitsizliğin ortadan kaldırmak için. Diğer kısmı Muavviye’den sonra gelen şeyin ürünü, dişil tarafın bastırılması. Lailaheillallah’ta Allah kelimesinin hikmeti çok, cinsiyet yok. Al ve La var. Ki Kuran’ın en güçlü ayetlerinden biri Bismillahirrahmanirrahim’de eşitliyor. Rahman ve Rahim olan Allah’ın adı ile. Allah hem rahman hem rahimdir.

Şahidim ben ki şahitlik Eşhedü, Aham Brahmasmi, şahitlik ya da şehitin ne demek olduğunu algılıyoruz. Şahit en yüksek mertebelerden biri. Bütün varlığa onun bilinciyle bakmak demek. Şahidim dediğinizde Eşhedü enla ilahe parmak kalkıyor namazda. Bu parmak da bir meridyen. Parmak ismi işaret parmağı.

Her şey içinizden yansıyor. As within so without: içindeki dışındaki gibidir’in başka formu. Ritüelin bu tarafına bakınca bir namaz bütün çakralarınızı hizalayıp inisiye ediyor çakralarınızı.  Belki bir şekil ve yöntem olarak sunmuş, Budizm’de, yoga asanalarında olduğu gibi. Bir yöntem sunmuş.

Aynı zamanda bir şey daha var. Bu yapılan ritüelde namazda iki şeyi birden kullanıyor; şems ve kamer. Hıristiyanlık ki İsa’nın bahsettiği. Nasıl Hz Muhammed’in bahsettiği İslam ile şu an Müslümanların aynı şey geçerli değil. Hıristiyanlık için de geçerli. Kendi kavmi anlamıyor İsa’yı önce. Musa da öyle. Kendi kavmine beddua ederek ölen tek Peygamberdir Hz Musa hatta.

Hristiyanlık

Hıristiyanlık daha güneş temellidir. Pazar günün alıyorlar, Sunday. Miladi takvim güneşe göre. Bir şeye dikkatinizi çekmek istiyorum. İslam namazı güneşe göre, takvimi aya göre temellendiriyor. Günlük işler aya göre, ritüel saatleri güneşe göre. Şems ve kameri kullanıyor.

Bugünkü satsang’ın konusu bu. Buda bilincini de Muhammedi bilinci de birleştirmek. Bunu yaparak çok büyük bir iş yapıyoruz. Şu an Dünya’da savaşların büyük kısmı bundan oluyor. Senin dinin, benim ırkım. Belki bunu kendi içinizde çözümleyerek, müminle, İslam’la barışarak; kendi içinizde yaptığınız her çalışma tüm verene ve Dünyaya yansıyor. Evrende biriz. Kendi içinizde barıştığınızda bu sene bir seyredin. Dinlerin savaşını arzu etmiyoruz. Kendi içimizde de savaşımız var. Aynı şeyi biz de yapıyoruz aslında, meditasyon, namaz derken. Belki yüzeysel olarak yapmıyoruz. Bunların hepsi ile barışmış olmak büyük bir huzur. Özgürleşmelerden en büyüğü. Sizi bu topraklar ile barıştıracak. Gittiğiniz yere enerjinizi yayın yeter. İnsanlar birbirine başka bakmaya başlayacaklar bu bilinçle. Öncelikle kendi içimizle barışmalıyız. İslam’da kelimelerle. Barışmak her öğretiyle, yönümüzle.

Sabah Meditasyonu

Simyacı sabah meditasyon yapıp öğleden sonra namaz kılıp akşama doğru kiliseye gidebilir. Bu büyük özgürlük. Bütün ibadethaneler sizin artık. Bu Dünya barışını getirecek. Sadece halinizle yapacaksınız. Halinizle barışarak. Bütün hallerinizle. Elhamdülillah da namaste de diyen hallerinizle barışarak.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir