Sözlerde Saflaşma

Sözlerde Saflaşma

Sözlerde saflaşmada, yaşamımızda sözleri takip ediyoruz. Şimdi de söylediğimiz ve ağzımızdan çıkan tüm sözlere dikkatimizi çevirerek, onları takip ederek onların yerine neyi koyabiliriz. Neyin üzerine dikkatimizi odaklıyoruz.

Bir şeyin negatifini söylemek yerine, buna hayır söylemek yerine. Bunun yerine tercih etmiyorum, seçmiyorum veya direkt hedef göstererek şunu seçiyorum diyebilirsiniz.

Mesela; Hastalanmak istemiyorum yerine daha olumlu bir söz olan ben sağlıklıyım diyebilirsiniz. Bu kelimelerin herbirini kullanırken yaptığımız şeyleri izliyoruz. Sözlerimizi takip etme ve sözlerimizi daha yüksek titreşimli sözlerle değiştirme üzerine gün içinde pratikler yapabiliriz.

Sistem sorularınızın tamamını yanıtlıyor. Sözlerde saflaşmanın bu aşamasında; hangi soru türleri bize negatif durumlar yaratıyor, hangileri pozitif durumlar yaratıyor bakmalı. Neyi yapabiliriz;
Yaradan’ım ne güzelliklerin var, göster bana?
Bugün ne güzelliklerin var Yaradan’ım? diye uyanıyoruz.
Bugünün bana hediyeleri neler?
Bir olumsuz durum yaşadınız, Bana bunun hediyeleri neler? diye sorabilirsiniz.

SORU SORMA BİLİNCİ

Soru sorma yöntemleri üzerine tefekkür edip odaklanalım. Yaşamınızda soru sorarken kurban bilinci ile Nasıl? sorusunu çok dikkatli kullanın. Nasıl bu başıma gelebilir? Nasıl insanlar bu duruma düşer? gibi

Çünkü sistem nasıl sorusunu mutlaka yanıtlıyor. İnsanlar nasıl bu duruma düşer? diyorsunuz ya siz o duruma düşüyorsunuz ya da sizin yakınlarınızdan biri o duruma düşüyor. O yüzden nasıl sorusunu, çok dikkatli sorun.


Request yani Talep istek yasası ne diyor? Her soru cevaplanır, her talep cevaplanır? Dolayısıyla bir soru sorduğunuzda sistem bunu cevaplamak durumunda. Yani nasılla başladığınız bir soru; Bir insan bu duruma nasıl düşer? diyorsunuz ya, sistem cevap vermek durumunda. Sistem size o duruma sokuyor Haa demek ki böyleymiş dersiniz.

Birini yargılıyorsunuz; İnsanlar nasıl bunu yapabilir? diyorsunuz. Aynı şeyi siz de yapıyorsunuz, Haa insanlar yapabiliyormuş diyorsunuz. Sisteme nasıl diye sordunuz. Nasıl bu duruma düşünülür, nasıl yaratılır, nasıl kötü durumda insanlar dediğinizde sistem mutlaka bu soruyu cevaplıyor.

Sistem sorularınızın tamamını yanıtlıyor. Sözlerde saflaşmanın bu aşamasında; hangi soru türleri bize negatif durumlar yaratıyor, hangileri pozitif durumlar yaratıyor bakmalı. Neyi yapabiliriz; Yaradan’ım ne güzelliklerin var, göster bana?
Bugün ne güzelliklerin var Yaradan’ım? diye uyanıyoruz. Bugünün bana hediyeleri neler? Bir olumsuz durum yaşadınız, bana bunun hediyeleri neler? diye sorabilirsiniz.

Bundan daha iyi nasıl olabilir? sorabilirsiniz. Pozitif bir şey için nasıl sorusu sorabilirsiniz. Negatif bir şey için sakın nasıl sorusu sormayın, sorarsanız da iptal yani tövbe edin.

ÖZLE SÖZÜ BİRLEŞTİRMEK / EN YÜKSEK DİLLE UYUMLANMA

Özle Sözü Birleştirmek. Özü sözü bir olmak ne demek? Yalan söylememek, dürüst olmak olarak algılıyoruz. Hayır, ÖZ Yaradan demek. Yaradan ne diyorsa, sizin de onu söylemeniz. Ben şifanın kaynağıyım deyince Özünüz sözünüz bir oluyor. Ama bu ben dediğiniz ego değil. Yaradan’la birleştiğinizde bu dili konuşuyorsunuz. İ

O yüzden saflaşmanın amacı; öz ve sözü birleştirmek. Bunun için de Kuran’da ÖZ’ün ne söylediğini çıkarmak için O diye başlayan bütün ayetleri bulun. ÖZ nasıl konuşuyor bakın. ÖZ’ün kendisini ifade etme şekli. O … dır. O diye başlayan ayetleri bulup paylaşmanızı tavsiye ediyorum. Kendi ÖZ’ümüzün özelliklerini bedenlemekle bağlantılı.

En duru meallerden biri; Elmalılı Hamdi Yazar’ın, ki Atatürk de destekliyor onu. Minimum düzeyde kendi yorumunu katmış olan bu.

Yaşar Nuri’nin iyi. Bugünkü dile çok fazla yakın.

Hz. Muhammed döneminde Kuran tek bir kitap halinde değil. Yaşarken Kuran bir araya getirilmiyor, tek bir parça halinde değil. Hz. Muhammed vahiylerini aktarırken oradaki hafızların içinde, çok büyük olanlardan 10-15 hafızı tutuyor. Her birine tek tek ayetleri hafız ettiriyor. Birçok kişiye ezberletmesinin nedeni, birkaç tanesi unutursa öbürü aklında kalsın. Sonra onlar bir araya geliyorlar, ufak tefek şeyler varsa ortaya çıkıyor.  Hz. Muhammed öldükten çok sonra Kuran hepsi bir araya getirilip kitap oldu. Toplamı 6666 ayet.

Kuran süreci tamamlayan bir kitap. İncil Eski Ahit’le gelen süreci tamamlayan kitap. Kuran Eski Ahit’i içermiyor. Yeni Ahit’te aktarılanı ifade etmiyor. Zümrüt tabletlerde aktardığını içermiyor. Çünkü zaten duruyor onlar, bir daha niye tekrar konuşsun ki aynı şeyleri. Kuran bu silsile üzerine, onların hepsiyle beraber, hepsine referans vermek için geliyor.

Bir gün oturup ben şifanın kaynağıyım demenizde sakınca yok. Normalde şöyle deriz, şifa verdikten sonra. Teşekkür eder kişi, sonuçta şifanın kaynağı Yaradan’dır deriz değil mi? İyi de şifanın kaynağı benim dediğinizde, o benim ego, kibir değil. Şifanın kaynağı benim, nedir o, ÖZ. Kendiniz Yaradan’la birleşmeyi, arzu ediyorsanız önce O’nun diliyle konuşmanız lazım. Enel Hak gibi, şifanın kaynağı benim diyebilirsiniz.

Evet tabii, şifa ÖZ’den ve Kaynak’tan geliyor. ÖZ dışımızda değil.

Melek Shekinah Öztürk
Remkod-Rehber Eğitim Merkezi
Alşimi Bilgelik Okulu

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir