STRESİN OXYTOCİN İLE İLİŞKİSİ? Oxytocin hormonu aslında bir STRES hormonu

STRESİN OXYTOCİN İLE İLİŞKİSİ? Oxytocin hormonu aslında bir STRES hormonu

Sevdiklerimize sarıldığımızda oluşan oxytocin hormonunun aslında bir STRES hormonu olduğunu söylesem ne düşünürdünüz? 

Peki ya stress bizi sosyalleştiriyor desem!

O stresli anlarımızda veya hayatımız kötü gittiğinde, yanımızda hep bizi önemseyen sevdiklerimiz olsun isteriz deği mi? Çünkü Strese girdiğimizde bu sevgi dolu oxytocin , bizi tehlike anında yakınlarımızdan destek bulmaya ikna eder.

O anda Adrenalin ile beraber açığa çıkan oxytocin daha yakın sosyal ilişkiler kurmaya, ilişkilerinizi güçlendirmeye ve sevgiye motive eder. Yani daha duygusal ve önemseyen biri olmamıza sebep olur.

Sosyal etkileşim ve destek de oxytocini arttırarak vücudu stresle ortaya çıkan negatif etkilerden korur.

O zaman Stres düşmanımız değilmiş.

Emin olun stresin az bir derecesi bizim motive olmamız için gerekli. Karşımıza çıkan şeyi tehdit olarak görmezsek, onu aşmak için bir çaba göstermeyiz. O zaman stresin belirli bir miktarı aslında yararlı olduğu gibi başarıya ulaşmamızı da kolaylaştırır. Tamamen stressiz olsak ne olurdu bir düşünsenize. Bir şeyi başarmak için gerekli motivasyona sahip olmaz ve yerimizde sayardık. Aman Allah’ım Kim ister ki bunu ? 

Her şeyin fazlası zarardır ya…işte stresin fazlası da zarar.

Fazla stres düşüncelerimize ve davranışlarımıza zarar verir. Uzun vadede vücuda zarar verir. Kronik stres kardiyovasküler hastalıklara sebep olur. 

Bu nedenle hadi stresimize orta yolu bulmayı öğretelim ne dersiniz😍…

Önce stres hakkındaki yargılarımızı değiştirelim.

Stres hakkındaki düşünceler değişsin ki, stresin vücudunuzdaki etkileri de otomatik olarak değişsin ve stres beynimizi ve bedenimizi daha az etkilesin.

Hadi şimdi STRESE   ES verelim. Nasıl mı ? 

Tabii ki derin nefes alıp, Kocaman gülümseyerek. Ve kahkaha atarak.

Gülümsemek stres anındaki kaosu çözer. Bu teknik bir meydan okumadır. Hem rahatlatır hem de bağlantıda olduğunuzu hissedersiniz. Sıkıştığınız ve baş etmekte zorlandığınız o şeyi nefesle içinize çekin ve kocaman gülerek mutlu olun ve dışarıya bırakın. Artık biliyoruz ki eksik ya da yetersiz solunum yapıldığında kişi bireyseldir. Bütünden kopuk olması kaybetme ve ölüm korkusunu taşır. Bizim bütünle olan temasın aracı Nefes. O zaman. Diyaframa kadar kocaman bir nefes alalım yani ciğerlerimizi hava ile genişletelim ki stres, korku, kaygı giderilsin ve stresle ortaya çıkan negatif etkilerde ortadan kalksın.

Hadi derin nefes al ve GÜLÜMSE.

Bu arada bana bakıyorlar gülümseyemiyorum diyenlere derim ki;

Lütfen. Gül öyle bir gül ki neden gülümsediğini merak etsinler.

Ve hatırla; Senden bir tane daha yok bu dünyada. Hep gülümse.

Sonra yine gülümse ki yüreğinin güzelliği gülüşlerinde canlansın.

Sağlıklı olmak için kolay pratik Nefes teknikleri;

Dakikada en fazla 4 nefes alırsanız, parasempatik sinir sistemini harekete geçirerek rahatlar, kalp atış̧ hızınız düşer, kaslarınız gevşer ve sindirim sisteminiz çalışır.

Bu nefes Yemeklerden sonra, akşamları ve yatmadan hemen önce

Oturarak veya yatarak yapınız, asla araba sürerken, ayakta, ders çalışırken, iş başında veya aktif bir şey yaparken yapılmayınız.

Uyku problemlerini dengeye getirir.

Yoğun stres veya kaygıyı azaltır, 

Migren ağrılarını azaltır

Tansiyonunuzu dengeler

Yemek yedikten sonra bu nefes alma düzeni sindirime yardımcı olabilir

parasempatik sistemi aktive ederek sıkıntıları unutturur, üzüntüyü giderir, gerginliği kaldırır.

Kanınızda artan CO2 ile kan damarlarınız genişleyerek sıkışık damarlar açılır ve kan dolaşımınız rahatlar.

Aşağıda anlattığım nefes tekniğini uygulayarak alkol bağımlılığının önüne sağlıklı nefeslerle geçebilirsiniz.

4 birim burundan nefes al

8 birim burundan nefes verin

En az 10 tur için tekrarlayın (yaklaşık 10 dakika)

Nefes Al içinden say; 1-2-3-4

Nefes Ver içinden say; 1-2-3-4-5-6-7-8

Devam edin;

Dakikada en fazla 4 tur olacak şekilde birimi ayarlayın.

Gerginliğini vagus sinirinin rahatlattığını biliyor musun?
Vagus beyinden başlayıp bedeni bir ağ gibi sarar, beyin-bağırsak ekseni arasındaki iletişimi sağlar. Tansiyon-kan şekeri seviyelerini dengeler, bağışıklık fonksiyonunu korumaya alınır. Beden rahat olduğu için sende zihinsel dinginliğe ulaşır ve kendini mutlu hissedersin.

 Vagus siniri aktif değilse sindirim sisteminde, özellikle bağırsaklarda haraketlilik azalır, toksinler ve katı gıda maddeleri, patojen bakteriler, stres yaratır. Beden strese girdiği veya mutsuz olduğu zamanlarda da sempatik sitemi uyararak stresi yöneten doğal koruyucumuz kortizol salınımı olur. Beden yine dengeye girer. Eğer kortizol fazla salınırsa yani stres fazla ise kilo alımına, hipertansiyona, uyku düzensizliğine, psikolojik sorunlara, enerji düşüklüğüne ve diyabete neden olur.

Kortizol seviyeni düşürmek yani bedendeki stresi azaltmak içinde vagus sinirini bilinçli olarak aktive etmek yeterlidir.

Vagus sinirini bilinçli aktive ettiğinde depresyonun önüne geçersin. Vagusu uyarmak için;

Öncelikle tüm vücudunu dolaşan nefesine odaklan. 

Ayak tabanlarına masaj yap. Hazır rahatlamışken bir de şarkı söylemeye başla ki sesinin yankısı ile larinks’in hareketi ile vagus uyarılsın. Birde vagus sinirinin hoşuna giden kahkahalarının sesidir. Nefesini derin al ve uzun sürede ver. (10 defa)

Hatırla, vagus sinirinin aktifliği bağırsak hareketliliği ile yakından ilişkili. Bağırsakların sağlıklı ise mutlu hissedersin.

Künn Nefesi ile 8 Hz de titreşerek Dünya frekansına uyumlan;

Mutsuz hissettiğinde, kendinin farkına var ve düştüğün düşünce çukurundan hemen uyan. O an da gökyüzüne bak ve güzel bir müzik dinle. 5 dk. sonra iyi olduğuna şahit ol. 

Schumann rezonansı beden rahat olduğunda beyin dalgalarının 8 Hz de titreştiğini söyler. Dünya da 8 Hz de titreşir. Yani seni mutsuz eden durum geçmişte kalmasına rağmen hala mutsuzluğunun devam etmesi, bedeninin dışındaki sistemle, içindeki sistemin aynı titreşimde olmamasıdır. Bu kadar basit. 

O zaman huzuru, mutluluğu tekrar yakalamak için titreşimini orjinaline dönüştürmek yeterlidir. Nasıl mı?

Biliyorsunuz evrende herşey titreşir. Renkler ve müzik notaları gibi.

Hemen müzik dinlemeye ya da mırıldanmaya başla ve bakışlarını gökyüzüne çevir. Müzikte ki 7 Nota ve Sema’daki 7 renk, frekansı düşmüş 7 çakranın frekansını evrenle bir titreştirsin. 

Gökyüzünün renklerini içine çekerek derin bir nefes aldığında, bedenin o renkler ile tekrar canlansın. Kök çakran kırmızı, ajna mor ile tekrar titreşsin. 

Kulaklarından sızan hoş melodide (kırmızı) do ile titreşirken diğer notalar yukarılara doğru süzülürken, ajna(mor) lâ desin. Tüm huzursuzluk Lâ olsun ki kendine, huzura, neşeye, 8 Hz titreşimi ile HOŞGELESİN.

Veya gökyüzüne bakarak burnundan derin nefes al, KÜNN sesi çıkarırken ağzını kapa, dilin damağına temasta, nnnnn sesini burnundan nefesini verirken devam ettir. Nefes bitince hemen burnundan nefes al ve Künnnnn sesi ile burundan nefesini vermeye devam et. Nnnn sesinin yatıştırıcı ve yumuşatıcı titreşimi içine yayılsın.
İçinde dans eden notaları ve renkleri hisset bu arada. Harmoninin sende yarattığı yatıştırıcılığa şahit ol.

Nefes ile duygu ve düşüncelerini arındır;
Başarısız olmaktan, hata yapmaktan korkuyoruz, gelecek hakkında endişe duyuyoruz. Bunları kendi kendimize yapıyoruz. Bunlardan kurtulmak içinde sürekli yöntem ve tekniklerin peşine düşüyoruz. An’da kalalım diyoruz, kalamıyoruz. Olumlamalar yapıp bir an rahatlıyoruz belki ama bitmiyor, maalesef ertesi gün aynı olamamaları tekrar ederken buluyoruz kendimizi. Neden?

Her düşünce bir enerji tutar ve o düşüncelerden uzaklaşmak için onlara ilgi gösterdikçe güçlenir ve bu enerji daha sıradan başka bir şeye taşınır. Sonuçta kendimizi başka anlamsız şeylerle rahatsız edip denizi dalgalandırmaya devam ederiz. Evet hep izin veriyoruz onlardan özgürleşmek için ama emin olun izin vermek aslında o enerjinin ardına düşmek demektir. Peki çözüm ne?

İlgiye hasret kalan öz’ünle buluşman. Pekiyi nasıl?

Niyetini belirle. Derin bir nefes al ve tüm hücrelerine tüm sıkışık alanlarına güzel bir cevap DESENİ bırak. Sadece yap. NEFES AL ve NEFES VER. Nefesine karışma. Karışma yoksa karışırsın. Devam et nefese. Düşünce gelecektir. Devam et, ak, geç
Ne düşünürsen düşün. Dediğin durmuyor. Akıyor, düşündüğün, anda aktı ve gitti. Tutunma. İçinde boğulma. BÖYLELİKLE her şeyden geçersin.

Böylelikle bir kelime değil DUYGUDUR. Böylelikle nefes alırsın, böylelikle uyursun, böylelikle yersin, böylelikle hayata katılırsın. BÖYLEDİR.
Böylelik akışın ismidir. Böylelikle kızmazsın, böylelikle korkmazsın, böylelikle şikayet etmezsin. Böylelik tarzın olur. Böylece şeyler üzerinde düşünmez, sadece nefes alır, hayata huzurla, mutlulukla, tüm varlığınla, tebessümle katılırsın. 

Nefes al, nefes al, nefes al. Genişle. Böylelikle çözülür ve çözülürsün.

Gel nefes…

Gel güzel duygular…

Aslıhan Aktaş
Kimya Öğretmeni
Nefes Eğitmeni

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir