Uranüs Sembolü Nedir?

İnsan ruhunun sonlu tezahürünün sonsuz tezahürüyle birleşmesini gösteriyor. Şimdi burada iki tane yay var. Bir tanesi bunun sonlu tezahür, bir tanesi sonsuz tezahür. Ve bu sonlu tezahürle sonsuz tezahürün iki ruhun iki parçasının, dışsal yanının ve içsel yanının bir haçla birleşmesi. 

Bakın burada bir haç var. Dikey ve yatay şekilde birleşmesidir. İnsanın ilahi dünyayla bağlantısını da gösterir. İlahi dünyayla bağlantıyı kurup hikmeti indirmesini de gösterir aynı zamanda. Ve Uranüs o yüzden dediğim gibi kadim insanlar tarafından biliniyordu, 1781 de keşfedilmesine rağmen. Yani okumalarında Uranüs’ü kullanıyorlardı İlahi ruhla, Kaynak’la birleşmek için.

Uranüs, Elektrikle, Şimşekle, Işıkla Bağlantılı

Şimdi Uranüs’e baktığımızda aslında Uranüs’ün temel özelliklerinden bir tanesi elektrik. Yani Uranüs elektrikle çok bağlantılı, dolayısıyla eril bir gezegen. 

Elektrikle bağlantılı, ışıkla bağlantılı, şimşekle bağlantılı. Yani dolayısıyla Zeus karakterinin çok fazla olduğunu görüyoruz. Ve aynı zamanda Uranüs’ün arketiplerinden birinin de Prometeus olduğunu görüyoruz – tanrılardan ışığı çalan tanrı. 

Yani ışığı dünyaya getiren, ateşi yani, ateşi dünyaya getiren olduğunu görüyoruz. Bir yandan da devrimci. Ares yine aynı zamanda. Aktif yaratıcı aynı zamanda, öyle bir özelliği var.

Oranos, yani antik Yunan’daki Oranos, bu arada cennet anlamına geliyor. Oranos, tanrıların en eskilerinden biri ve Gaia’yla evli, yani G ile G deniyordu eskiden, Dünya tanrıçasıyla evli. Ve daha sonra Kronos öğretiyorlar, zamanı, Kronos çıkıyor devreye. Ve tanrıların çocukları, yani İlahi Kaynak’tan aşağıya doğru indiğinde karanlığa gömülüyorlar. Yani karanlığa gömülmek ne demek, bedene inmek anlamına geliyor. Ve yaşam gücünü aşağıya indiren, ışığı aşağıya indiren Oranos’tur.

Oranos ışığı aşağıya indiriyor ve Dünyaya ışığın aktarılmasını sağlıyor. Işık doğası gereği elektrikseldir bu arada. Şimdi Oranos bize şunu da anlatıyor – niye ışığı peyderpey veriyor Oranos. Çünkü Oranos’tan sonra Satürn var.

Satürn sınırlıyor. Niye sınırlıyor? Işığın fazlası nedir?
Radyasyondur. Siz bedeninizin kaldırabileceğinden çok daha yüksek bir inisiyasyon alırsanız, 100 Voltluk bedene 200 Voltu bağlamaya benzer. O yüzden inisiyatik okullar inisiyasyonlarını aşama yaparlar. Yani dolayısıyla Oranos bilinç genişledikçe ışığı aşağıya doğru daha fazla indiriyor da diyebiliriz.

Şimdi şöyle – Oranos ya da Uranüs insanların yaşamında ne zaman görülür daha fazla? Şöyle – kendi varlığının matrixinden çıkınca Uranüs’le tanışır. Yani beş duyunun matrixinden çıkmamız gerekir Uranüs’ün gücünü kullanabilmemiz için. Beş duyunun esaretinin ötesine geçmek gerekiyor, sezgiler alemine. 

Oranos, Uranüs dolayısıyla dogmaları yıkandır. Yani katılaşmış inançları yıkandır. Oranos, Uranüs bu zamana kadar keşfedilmiş şeylerin ötesine geçmektir, daha yüksek keşifler yapmaktır insanlığa. Devrimci bir gezegen yani Uranüs.

Uranüsü nerede tanıyoruz? Kova burcunda tanıyoruz.
Çünkü Kova burcu Satürn ve Uranüs ile temsil ediliyor. Dolayısıyla baktığımızda Kova burcunun neden “asi” olduğunu, Kova burcunun neden sürekli toplumu, kollektifi değiştirmek istediğini, neden kalıpların ötesinde yaşamayı arzu ettiğini, neden dogmaları yıktığını görüyoruz. Kova çağı da böyle bir çağ zaten. Bütün dogmalar, bütün şeyler yıkılıyor bire bir.

Işığı Dünyaya İndireceksen İyi Topraklandığından Emin Ol!

Şimdi Uranüs bize şunu söylüyor. Diyor ki ışığı güçlü bir şekilde varlığına indirebilirsin ama iyi topraklanmış olduğundan emin ol. Elektrik aktarıyorsun çünkü aşağıya. İyi topraklanmış olduğundan emin ol, ışığı indireceksen Dünyaya. Uranüs’ün mesajı bu.

Bir kişi Uranüsün ışığını kişisel anlamda kullanabileceği noktaya kadar kendini güçlendirmişse, yaratıcı, sezgisel oluyor aynı zamanda ve gelecek potansiyellerinin farkında oluyor. 

Uranüs aynı zamanda futurist bir gezegen. Yani gelecek keşifler, yeni keşifler yapan bir gezegen. Bir dehanın göstergesidir aynı zamanda. Uranüs’ün yönettiği Kovada çok fazla gezegeni olan kişiler – güneşi Kovada, Ayı Kovada, Venüsü Kovada, Merkürü Kovada gibi… 

Yani birçok gezegeni Kova’ya stelyum yapmış kişiler oldukça bağımsız, iradeli ve aynı zamanda “sürekli eski kalıpları yıkmak” isteyen insanlar oluyorlar. Uranyenler ya da Uranüs’ü çok kullanan insanlar idealist oluyorlar dolayısıyla. İnsanlığın ilerlemesi için çalışıyorlar – Kova burcu ve tekamülü.

Mesela Uranüs Jüpiterdeyse, ki Jüpiter de bir yandan felsefeyle, ruhsallıkla aynı zamanda ilgili, Uranüs Jüpiterdeyse kişinin Uranüsü, o kişide şey yaratıyor – okült bilimlere, metafizik bilimlere ilgi yaratıyor. Uranüsünüz Venüsteyse o zaman aşkta ya da ilişkilerde geleneksel kalıpları yıkıyor. Yani nedir – aşkın içinde bir sürü şey var – bağımlılıklar var, kollektif bilincin şeyleri var – korkuları kaygıları, algısı, bunların hepsini yıkıyor Uranüs. Olağanın dışında aşklar yaşıyor yani.

Şu yazılarda hoşunuza gidebilir...

Bir Cevap Yazın