Zenginlerin Çocuklarına Öğrettiği, Fakir Ebeveynlerin Öğretmediği 15 Şey

Çocukların yaşamda avantaj elde etmelerinin ilk basamağı yaşam içerisinde kullanabilecekleri beceri araçları ve ebeveynlerinin onlara öğrettiği şeylerdir. Bu video fakirlerin çocuklarına öğretmediği ancak zenginlerin çocuklarına öğrettiği 15 dersi öğrenerek çocukların yaşam için doğru araçları vermek amacıyla hazırladık. Erken ve doğru zamanda verilen doğru öğretim araçları yaşam içerisinde uzun vadede de büyük farklar yaratır.

O Halde gelin fakirlerin öğretmediği, zenginlerin öğrettiği 15 derse bir bakalım;

  1. Paranın Nasıl Çalıştığını Anlatırlar

Fakir ebeveynler çocuklarıyla paranın nasıl çalıştığı konusunda hiç konuşmazlar. Hata para ve onun işleyişi ile ilgili pek konuşmazlar. Zengin ebeveynler ise en kısa süre çocuklarıyla paranın ne olduğunu, maaşın nasıl belirlendiği, maaşın ne göre verildiği ve değiştiğini, paranın nasıl kullanıldığını, nasıl harcanması gerektiğini her birini çocuklarına anlatırlar. Ancak fakirler bu konuya önem vermezler.

Çocuklar genellikle bir şey istediklerinde paramız yok kelimesiyle paralarının olmadığını öğrenir. Aile ne kadar kazanıyor ne kazanıyor, nereye harcıyor, nasıl harcıyor çocuk pek bunları bilmez. Bu nedenle çocukla para için yapılan tek konuşma istenilen şeyin alınamayacağı çünkü yeterli paralarının olmadığının söylendiği olumsuz anlardır. Bu nedenle zengin ebeveynlerin çocuklar para konusunda henüz hayata atılmadan bilgi sahibi olur ve paranın nasıl kullanılacağını erken yaşlarda öğrenir.

  1. Varlık ve Yükümlülük Arasındaki Fark

Fakir ebeveynler varlık ve yükümlülük arasındaki farkı pek bilmediklerinden çocuklarına bu konuda bir şey öğretmezler. Yükümlülük sizden para alan ve paranızı harcamanıza neden olan, size para kazandırmayan şeylerdir. Varlık ise bütçenize ek olarak size para getiren ve para kazandıran şeylerdir.

Fakir bu ayrımı çocuklarına öğretmezler. Maaşlarını yükümlülüklerini yerine getirirler. Böylece ellerinde para kalmaz ve bir sonraki ayı beklerler. Oysa zenginler yükümlülüklerden önce varlıklarını düşünürler. Tabi şimdi bir çoğunuz zenginlerin lüks evleri, arabaları var dediğinizi duyar gibiyim. İşte burada varlık ve yükümlülük arasındaki farkı bilmek gelir. Zenginler lüks arabalarını yükümlülük olarak değil varlık olarak kullandıkları için lüks arabaları sayesinde para kazanabiliyorlar. Bu da onlara yükümlülük değil varlık olarak dönmelerini sağlıyor. Bu nedenle finans okuryazarlığının artırılması gerekmektedir. Unutmayın ki size para kazandırmayacak hiçbir şey satın alınmaz, sadece varlık satın alınır.

  1. Performans ve Garanti İlişkisini

Fakirler çocuklarına garanti işi ve bir yerde çalışmayı öğretirler. Zenginler ise performansı öğretir. Fakirler genellikle performansın asıl garanti şey olduğunu konuşmazlar. Zenginler performans göstermediklerinde elindeki her şeyi kaybedeceklerini düşünürler. Bu nedenle performansa yani kendi çabalarına garanti olarak bakarlar. Fakirler ise geçinmek için her zaman birilerine ihtiyaç duyarlar ve birilerinden maaş alarak garantide olduklarını sanırlar. Bu nedenle birilerinden iş rica ederler ve geçim için zaman, para takası yapmaya hazırlardır. Garanti olsun diye birinin egemenliğinden çalışmayı düşünürler ancak garanti diye düşündükleri yolun en garantisiz yol olduğunu anlamazlar. Çünkü işini kaybetmesi kendi performansı ile değil işvereninin kararındadır. Yani kontrol kendinde değil patrondadır. Bu nedenle zenginler çocuklarına performansı öğretirken fakirler garanti işin olsun, sigortan olsun öğretirler.

İşte bu nedenledir ki Zenginlik genellikle 3’üncü nesilde çöker. Birinci nesil serveti oluşturan nesildir ve çok fazla çabalar sürekli arayışları vardır ve performanslarını her daim diri tutarlar. İkinci nesil serveti korumaya çalışır. Üçüncü nesil ise performans dengesini anlamaz ve servet yeniden el değiştirir.

Bu nedenle bir zamanlar çok zengindi şimdi fakir denilen çok insan duymuşsunuzdur. Çocuklarınıza en garanti yolun başkalarının yanında çalışmak, başkalarından para almak olduğunu değil kendi performansının en garanti yol olduğunu öğretin.

  1. Diğer insanlarla nasıl iletişim kurulacağı (Sosyalleştirme)

Zenginler çocuklarının sosyalleşmesi için 4 yaşından önce yatırım yapmaya başlarlar. Evet yanlış duymadınız 4 yaşından önce, milyonlar harcayarak özel okullara niçin gönderiyorlar? Okulu bitirip sınavlara girip bir meslek sahibi olsun diye mi? Hangi meslek yıllık milyonlarca TL kazandırır?

Zenginler çocukluktan itibaren çocuklarına sosyalleşmesini, arkadaş edinmesini isterler. Bunun içinde zenginlerin olduğu yerlerde zaman geçirirler. Golf oynamak, özel kolejlere göndermek burada arkadaşlarıyla tanışmasını sağlamak. Peki tek soru bu çocuklar büyüdüğünde arkadaşları da zengin ve iş hayatın atıldıklarında sizce birbirleriyle iş yapma olasılıkları ne kadar olur? TANIDIK ARKADAŞLA mı iş yapmak, ticaret yapmak istersin yoksa hiç tanımadığın biriyle mi? Bu kartopu gibi artarak devam eder.

Bu nedenle zenginler sosyalleşmelerini sağlarken fakirler çocuklarının iş yaşamına hazırlanmaları için durmaksızın çalışmalarını öğretirler.

  1. Hızlı sonuç beklenmemesi (Sabredin)

Fakirler biranda zengin olmak ve ansızın her şeyleri olsun isterler. Ancak unutulan şey o ki zenginler biranda zengin olmamıştır. Sabrederek ve her seferinde kendilerini geliştirerek zengin olmuşlardır. Bu nedenle fakir inanların elin miras geçtiğinde veya toplu bir para aldıklarında bunu hemen mahvettiklerini görebilirsiniz.

Bilgates’ in çok güzel bir sözü vardır: İnsanlar bir yılda yapacaklarını abartıyorlar 10 yılda yapacaklarını ise küçümsüyorlar. İşte bu söz zenginlerin çocuklarına öğrettiği şeydir. Bu nedenle zenginler çocuklarıyla oynarken uzun oyunlar oynarlar anlık olup biten şeylerin çocuğun gelecekte de hemen olsun isteğine dönüşeceğini bilirler. Oysa fakirlerin çocuklarına baktığınızda hemen en kısa sürede biranda olsun tavırları vardır. O halde hadi gelin neden önümüzdeki 10 yılımızı planlamıyoruz.

  1. Günlük alışkanlıklar oluşturması

Çocuklar en büyük farkı günlük yaptığı davranışlar ve alışkanlıklar sonucunda oluşturur. Zenginler çocuklarının olumlu alışkanlıkları kazanması için 21 gün boyunca takip ederler ve bu aşamadan sonra da bırakırlar. Çünkü o alışkanlık onun karakteri olduğunu bilirler. Fakirlerde ise böyle bir durum söz konusu değildir. Aile özellikle herhangi bir alışkanlık göstermez veya kazandırmaz.

Haliyle çocuklar büyüdüğünde bu alışkanlık oluşturmama tavrı devam eder. Fakirler kahve, sigara, dizi izleme, televizyon izleme gibi gündelik yaşama pek katkısı olmayan alışkanlıklar kazanır. Zenginler ise olumlu alışkanlıklar kazanmaya özen gösterir. Mesela dergi takip etme, kitap okuma, yeni bir beceri öğrenme gibi alışkanlıkları oturtmaya çalışırlar. Bu alışkanlık oluşturmayı da çocuklarına öğreterek çocuklar henüz erken yaşlarda belli alışkanlıklara sahip olurlar. Bu alışkanlıklarda onların fark atmasını kolaylaştırır.

Daha önce bununla ilgili bir video çekmiştik. “Uyandıktan 1 dakika sonra hayatınız değişecek” adlı videomuza bakarak bu konuyla ilgili daha detaylı bilgi alabilirsiniz. SAĞ ÜST KÖŞEDEN ULAŞABİLİRSİNİZ.

  1. Para bir araçtır, amaç değildir

Fakirler çocuklarına para oyununu öğretmezler. Çünkü paranın asıl amaç olduğunu düşünürler ve hatta paranın tüm kötülüklerin temeli olduğunu söylerler. Her olumsuz durumda para için neler yapıyorlar görüyorsun değil mi gibi kendini kandırdıklarını görebilirsiniz. Azıcık paraları olduklarında bununla neler yapacaklarını bilmezler. O kararı verene kadarda para bitmiş olur. Çünkü fakir insanlar için para yaşamı kolaylaştırmak için değil para kazanılmak içindir.

Para oyununda para yaratıldığı şey için kullanılır. Yani hayatını kolaylaştırmak için. Bunu bir makas örneğine benzetebiliriz Para verip makası alırsın ve bu makasla ister saçlarını kesersin istersen de gözüne batırırsın. Bu tamamen senin tercihindir. İnsanlar neden makası gözüne sokmayı tercih eder ki oysa makasla birçok şeyi yaparak hayatımızı kolaylaştırabiliriz. Paketleri daha kolay açabiliriz, kumaşları, ipleri daha kolay kesebiliriz. Bu hayatımızı kolaylaştırır. Makası gözümüze sokmak ise yaşamımızı zorlaştırır. Yani para oyununda para ne için oluşturulmuşsa onun için kullan ve paranın amaç değil hayatını kolaylaştırmak için araç olduğunu zenginler çocuklarına anlatır.

  1. Giderleri azaltmak yerine gelirleri artırın

Fakirler çocuklarına nasıl daha az gider yapacağını öğretirken, zenginler nasıl daha çok gelir oluşturacaklarını öğretirler. Böylece fakirler gelire değil nasıl giderleri kısacağını öğrendiklerinden nasıl daha çok kazanacaklarını öğrenemezler. Çünkü odak noktaları geliri artırmak değil gideri azalmaktır. Bu nedenle enflasyonla birlikte her seferinde daha da giderleri azaltmanın yolunu ararlar.

Ancak gelir artırmanın yolları içinde ebeveynlerin finans bilgisine ve kişisel gelişime ihtiyacı vardır. Eğer ebeveynler finans ve kişisel gelişim konusunda bir bilgisi yok ise elindekini korumanın yolunu yani gideri azaltmanın yolunun doğru olacağını düşündüğünden asla ikinci bir gelir getirme yollarına bakmaz. Baksa dahi bu durumun klasik gelir getirici ek işten öteye gitmeyeceğini görebilirsiniz.  İşte bu aşamada 9. Maddeyi mutlaka bilmeniz ve çocuklarınıza öğretmeniz gerekiyor.

  1. Uzun vadede bilgi paradan daha değerlidir

Uzun vadede bilgi her şeyden değerli olduğunu fakirler çocuklarına öğretmez. Çünkü onlar genellikle paran varsa hayat kolay şeklinde ifadelerde bulunurlar. Ancak burada bilgi denilen şey okul veya kitap okumakla ilgili değil. Dünya için ne kadar değerli olduğunuzu artırmakla daha çok ilgisi var. Dünya değerli insanları ödüllendirir çünkü değerli insanlar başkaları için değer yaratabilirler. Bu yaratıkları değer karşılığında da istediklerini elde edebilirler.

Değerli insan olma kavramı, değer üretme gibi ifadeler fakirler tarafından öğretilmez. Zenginlerin çok azı çocukları büyüdüğünde ancak bu kavramları gündeme alıp anlatır. Ancak hem başarı hem de mutluluk olasılığının daha önemli olduğunu düşünen zenginler çocuklarının değer oluşturmaları için onlara fırsatlar sunarlar. Unutma ki tüm dünya için ne kadar değerli olursan o kadar zengin olursun. Değerli olmanın tek yolu bilgi, beceri ve zamanın ilerlemesiyle birlikte nasıl daha iyi olunacağını öğrenmek, sonrasında da öğrenilen bu bilgiyi daha iyi olmak için pratiğe dökmektir. Yapılan birçok araştırma bir konuda ustalaşmak için 10 bin saat üzerinde çalışmak olduğunu göstermiştir. Bu nedenle zenginler çocuklarının bir adım önde olması için birtakım aktiviteler öğretirler. Bilgiye ulaşmak, bilgiyi yönetmek, bilgiyi kullanmayı etkinlikleri yapılır. Daha sonrasında da 10. Madde yi öğretiler.

  1. Para için çalışma para senin için çalışsın

Amaç para değil bilgi ise parayı bilgiye ulaşmak için araç olarak kullanmak zenginlerin çocuklarına öğrettiği bir aktivitedir. Para olmadan geçinmemiz pek mümkün değildir. Bir yerden para gelmesi gerekiyor ki rahatça bilgiye ulaşmak için zamanın olsun. Bu nedenle kişi kendisi parayı amaç yapıp kendi paraya ulaşmak için araç olursa bilgiye ulaşacak zamanı da olmaz. Ancak para kişi için çalışırsa ve aracın olursa bu durumda bilgiye ulaşırken de araç kişi adına gelir sağlayabilir. Düşüncesi çocuklara henüz erken yaşlarda öğretilir.

Burada fakirler zamanlarını parayla takas ederken, zenginler parayla zaman almaktadırlar. Böylece yapacakları şeyleri başkalarına yaptırarak kendileri daha fazla bilgiye ulaşabiliyorlar. En basitinden patronunuzun yurt dışına gezmeye gittiğini duymuşsunuzdur. Tatil için gittiğini ve sadece yan gelip yatacağını düşünürsünüz değil mi? Ama gerçek öyle değildir. Birçok patron yurt dışı gezilerini planlarken işleriyle ilgili fuarlar için gittiğini bilmezsiniz. Oysa işçiler onun için onun yapacağı işi para karşılığı verdiğinden patron yurt dışında tatil adı altında fuarlarda bilgi birikimlerini artırıp yepyeni işlere ve antlaşamalara imza atarlar. Tatilde mi buldu anlaşmaları dersiniz? Üstelik tatil masrafları şirkete gider gösterildiğinden dolayı da vergi avantajı da elde etmektedirler.

Paranın nasıl çalışacağı konusunda yeterli bilgiye sahip değilsen Robert Kiyoskiye ait Zengin Baba Yoksul Baba adlı kitabını mutlaka okumalısınız.

  1. Problem çözme yeteneğini artırın

İnsanlığın çözülen her bir sorunu kişiye zenginlik getirir. Fakir insanlar çocuklarına çalışmayı öğretirler ve çalışma sonunda para almayı, fakirler için önemli olan paranın kazanılmasıdır. Bu nedenle basit gibi görünen getir götür, gazete dağıtmak, çay dağıtmak, temizlik yapmak vs gibi tekrarlanan işleri çocuklara öğretirler. Zenginle ise tekrarlı işleri yaparak zengin olmamışlardır. Çünkü tekrarlı işleri dışarıdan yapacak birini her zaman bulabilirsiniz. Bu nedenle zengin insanlar tekrarlı işleri yapmazlar sorunları çözerler.

Klasikleşmiş üç zengin insan olan Elon Musk, Mark Zukenberg ve Jeff Bezos’ a bakalım. Üçü de inanların yaşamının bir problemini çözdükleri için zengin olmuşlardır. Bu nedenle çocuklarınıza çalışmayı değil problem çözmeyi insanların problemlerimi fark etmelerinin yolunu öğretin. Sonra da hemen yola koyulsunlar, insanların neye ihtiyacı var? Ne onların yaşamını kolaylaştırır, merak etmeyin insanların yaşamını kolaylaştırırsanız onlarda parayla zaten ödüllendireceklerdir.

  1. Gerçek dünyayla ilgili olmayan şeylere koşturmayın

Okullar ve üniversiteler gerçek dünyayla ilişkisi olmayan birçok bilgiyle dolu. Üniversiteyi bitiren biri gerçek yaşam iş dünyası hakkında pek bilgiye sahip olarak mezun olmazlar. Çünkü eğitim ve öğretim değişimden çok sonra kendini günceller. Oysa gerçek dünyada işler çoktan değişmiştir. Bu nedenle gerçekten o işi yapacaklarsa o işi yapmak için kendini geliştirmesi gerektiğini bilmelidir.

Kimse sizin ne mezunu olduğunuz veya okulda ne yaptığınızla ilgilenmiyor. Sadece onlara ne kadar kazanç getirebilir ve işinizi ne kadar profesyonelce yapıp onlara katkı sağlayacağınızla ilgileniyorlar. Dolayısıyla bugün bilişim sektörü, yazılım sektörü üniversite mezunu olanlardan çok ilgili üniversiteye gitmemiş insanlardan oluşuyor. Gerçek dünyayla ilgisi olmayan şeylerle çocuklarınız zaman kaybetmemeli, üniversiteyi okurken yapacakları işle ilgili kendilerini geliştirmeleri gerektiğini bilmeliler. Maalesef son 40 yıldır üniversiteler gündelik dünyaya öğrencileri hazırlamaktan çok uzaklaşmış durumda ve öğrencilere öğretilen şeylerde gerçek dünyada işlerine yaramayacak becerilerdir. Bu nedenle zenginler üniversiteyi sosyalleşmek için kullanırken yapacakları işler içinde kendilerini geliştirirler. Fakirler ise çocuklarına işlerine yaramayacak bilgilerle idare etmesini öğretirler. Çocuklarınıza kendini geliştirmeyi öğretin koşturmayı değil.

Sağda solda sertifika kovalamaktan çok daha değerli olan şey en değerli bilgileri almaktır. Şekilsel değil özsel gelişim öğretilmelidir. Gerçek dünya yeterince şekilsel insan gördü ve kimse şeklinle ilgilenmediğine emin olabilirsiniz.

  1. İyi Borç ve Kötü Borç

Ailenizin sizinle iyi borç nasıl yapılır şeklinde bir konuşmaları olduğunu hatırlıyor musunuz? Zenginler çocuklarına iyi borcu anlatırlar. Bu sayede iş yaşamına atıldıkların ve akıllarına bir fikir geldiğinde hemen bankaya koşup fikirlerini anlatıp onlardan borç alırlar. Sizce koca koca siteler, gökdeleneler nasıl inşa ediliyor?

Hiçbirinin parası zenginlerin cebinden çıkmıyor. Tamamı borç ve sahipleri bankalar. Hatta arsa dahi banka borcu sayesinde almıştır. Bu durum iyi borçtur, çünkü bu borç size para kazandıracak bir borçtur. Ancak kötü borç size herhangi bir gelir getirmeyecek sadece gider yazacak borç türüdür. Evet insanların çoğu kötü borç kullanıyor. İhtiyaçları için borç kullanıyor ve bu da kötü borçtur.

  1. 80/20 Kuralı

Zengin ebeveynler çocuklarının okulda çalışkan olmasını istemezler. İş dünyasında işlerin %80’ nın personelin %20’ si yapar, şirketlerin kazançlarının %80’ nı müşterilerinin %20 sinden gelir, eylemlerimizin %20 si başarılarımızın %80 nını getirir. Bu şekilde devam eder.

Zenginler çocuklarının okulda başarılı olmasını istememe nedenleri ise; çocuklarının ortalamada kalmasını ve gerçek yaşam becerileri içinde zaman ayırmasını isterler. Eğer tüm gün oturup ders çalışırlarsa buda gerçek yaşam deneyimi elde etmelerine olana sağlamaz. Bunun yerine sosyal becerileri geliştirme, empati ve yaratıcılık becerilerinin geliştirilmesine odaklanırlar. Çünkü eylemlerinin %20’ si başarının %80’ nını getireceğini bilirler. Bu nedenledir ki çocuklarının okulda işlerine yaramayacak bilgilere tüm zamanlarını vermelerini istemediklerinden okulda başarılı olmalarını istemezler. Bu nedenledir ki özel okullara göndererek gerçek yaşam becerilerini geliştirmeyi amaçlarlar.

  1. Paraya Sahip Olmak Bazı Sorunları Çözer

Paraya sahip olmak seni daha iyi bir insan yapmaz sadece bazı sorunları çözer. Sonradan aniden zenginleşen insanların kibirlerini gördünüz mü? Aşama aşama zengin olmuş emek vermiş zenginler saygılı ve kibar insanlardır. Çünkü karşıda olmanın ne demek olduğunu çok iyi bilirler. Ancak bir bedel ödemeden zengin olanların servetlerinin de hemen bittiğini görebilirsiniz.

Çünkü paraya sahip olmak kişiyi iyi bir yapmaz sadece bazı sorunları çözer ancak bu sorunları göremezsen neyi çözebilirsin. Zengin insanlar ilk olarak çocuklarına kibar olmayı öğretirler. Tabi ki birçoğunuz zengin şımarık çocuklarının da olduğunu söyleyeceksiniz. Evet onlar öyleler ancak aileleri, birçok zenginin miras olarak çocuklarına pek miras bırakmadığını biliyor musunuz? Yani o zengin dediğiniz şımarık kişiler de bedel ödüyor. Lakin emek sonucu zengin olmuş olan insanlarında zaman zaman eğlenmeye hakları olduğunu kabul etmek gerekir. Düşünün ki toplu bir para alındığında fakir insanlar bunu ne yapacaklarını bilemezler, bu dert olur ancak zengin insanların bununla her gün uğraştıklarını göz ardı ederler. Zenginler zengin oldukları için zengin değillerdir, parayı nasıl kullanması bildikleri ve bilginin önemini anladıkları için zenginlerdir.

Sizi şu soruyla yalnız bırakmak istiyorum; Anne ve babanız işinize yarayacak hangi dersi size öğretti?

O halde madem buraya kadar geldiniz o halde size bonus bilgi vermekte boynumun borcu; Çocuklarınızın sizden daha iyi yaşama sahip olmalarını istiyorsanız saçmalıklara katlanmamayı ve beklentilerini yükseltmeyi öğretin. Bazı insanlar ve kişisel gelişimciler mutluluğun sırrının beklentilerinizi düşürmek olduğunu söyler. Ancak öyle değil büyük beklentiler büyük bilgiler gerektirir. Bu nedenle finans okuryazarlığı ve parasal yönetimi öğrenirler. Nihayet zirveye ulaşırlar ama en önemli vereceğiniz ders ise büyük getiri için büyük risk almanın mantıklı olmadığını anlatmaktır. Zirvede rekabet çetindir ancak daha az oyuncu vardır. Eğer çocuklarınıza düşük beklentilerle yaşamalarını öğretirseniz fakir bilincini aşılamış olursunuz. Unutmayın ki büyük beklentiler büyük çabaların eseridir.

Buraya kadar geldiyseniz tebrikler, Bir sonraki yazımızda görüşmek üzere şimdilik hoşça kalın…

Bilalhan Çağatay

Kitaplarıma ulaşmak için TIKLAYINIZ.

Yazının video halini aşağıdaki videodan izleyebilirsiniz;

Şu yazılarda hoşunuza gidebilir...

Bir Cevap Yazın