“Hiç düşündünüz mü? Neden bazı insanlar yanınızdayken kendinizi huzurlu hissedersiniz, ya da bazı insanların yanında iken farkında olmadan ağırlık yüklenirsiniz? Biranda ruh halinizi değişir ve karamsar bir duruma girersiniz. Tam terside olabilirken insan diğer insanlardan neden bu kadar hızlı etkilenir? Aslında insan yapısı itibariyle görünenden çok fazlasıdır. Et ve kemiğin arkasında asıl varlık enerjisel varlık olduğu gerçeğidir. 

Bu etkilenme durumunun nedeni aslında: Enerji frekanslarımız!”

Bu durumu aslında bir opera sanatçısının sesiyle bir bardağı kırmasıyla somutlaştırabiliriz.  Opera sanatçısının sesinin bir frekansı var ve bu frekans bardakla aynı titreşim seviyesine ulaştığında bardağın yapısını etkiler ve böylece bardak kırılır. Eğer frekanslar eşleşirse bu durumda çevresel etkiler ortadan kalkar.

Bunu daha iyi anlayabilmek için ateşli bir silahtan çıkan bir kurşunu düşünelim. 

Kurşun bir silahtan atıldığında yayın itici gücü nedeniyle ileriye gider. Ancak havanın sürtünme kuvveti nedeniyle bir süre sonra kurşun yavaşlar ve etkisini kaybederek düşer. Oysa söz konusu benzer frekanslar olduğunda sürtünme kuvveti veya diğer etmenler ortadan kalktığından eşleşen frekanslar birbirini etkileyerek yapılarını değiştirmeye çalışır. Bunu yaparkende sınırsızlığın sınırlarını zorlar. 

İnsan yaşamı da tıpkı böyle!”

📍 “Aslında her insan, tıpkı bir radyo istasyonu gibi belli bir frekansta titreşir. Genel olarak her insanın frekans aralığı ufakta olsa değişiklikler gösterir. Ve bu frekans, içinde bulunduğumuz duygu durumuna göre şekillenir ve yayılım gösterir. İşte bu frekansta yaşamınızı büyük bir oranda etkilemektedir.

Peki, siz hangi frekansta titreşiyorsunuz?”

Bunu daha iyi anlayabilmek için; Amerikalı psikolog olan Robert Plutchik, duygu çark sistemini anlamamız gerekiyorı. Plutchik’ e göre duygular temel olarak sekiz ana duyguya ayrılır. 

Bunlar: 

Sevgi, neşe, korku, öfke, üzüntü, şaşkınlık, tiksinti ve güven. 

Bu 8 duygu asıl ana duygulardır. Yani ana renkler gibi, nasıl ki anarenkler karıştırılarak türev yeni renkler ortaya çıkıyorsa duygularda bu şekildedir. Anaduygular karışarak türev duygular açığa çıkar. Bu durumda bir insanın yaşamında 8 den fazla duygunun oluşmasını sağlar. 

Bu duyguların her biri farklı bir enerji yayar ve hayatımızı belirli bir frekansa göre yönlendirir. Örneğin:”

  • Sevgi ve Neşe → Yüksek frekanslı duygular, iç huzur ve mutluluk yaratır.
  • Öfke ve Korku → Düşük frekanslı duygular, stres ve yorgunluk oluşturur.
  • Üzüntü ve Tiksinti → Enerjinizi düşürerek çevrenize de negatif etki yayar.

Peki bu bu duygular ve frekanslar yaşamımızı sizce nasıl etkiliyor olabilir?

Eğer çevrenizde sürekli negatif enerji yayıyorsanız, o frekansı besler  yani negatif enerjiyi daha da güçlendirir ve hayatınıza aynı düşük enerjili olayları gün geçtikçe çekersiniz. Taki enerji uyumu sizi mahvedene kadar, bu frekansta kalırsınız. Ama eğer frekansınızı yükseltirseniz, hayatınız da buna uyum sağlar.”

Yani hayatınızı değiştirmek istiyorsak ilk önce duygularınızı, düşüncelerinizi değiştirmeniz gerekiyor ki yaydığınız frekanslarda değişmeye başlasın. 

“İşte bu yüzden, hayatınızdaki olayları değiştirmek istiyorsanız önce duygularınızı, düşüncelerinizi değiştirmeniz gerekiyor.  

Ancak bunun için duyguları ve enerjiyi biraz daha netleştirmemiz gerekiyor. 

❤️ Kalbin Enerji Alanı: 2.5 Metre Çapında

📢 “İnsan vücudundaki en güçlü enerji kaynağı nedir?”

💡 Kalp!

🧬 “Kalp, çevresine 2.5 metre çapında bir enerji alanı yayar. Yani yanınızda oturan bir kişinin enerjisinden etkilenirsiniz!” İşte bu nedenledir ki partnerinizin enerji alanına girdiğinizde enerji aktarımı başlar. Aslında bir nevi enerji dengelenmesi başlar. İnsan birbirini tamamlayıcısı ve aynı zamanda destekçisidir. Aralarında görünmez bir bütünlük vardır. Bu nedenledir ki insanlığın ortak bir bilinci oluşmuştur. 

Enerji dengelenmesini daha net anlayabilmek için şöyle anlatayım:

Biran şöyle düşünün yanyan iki havuz ve aralarında da bir set var. Bu setin bir tarafındaki havuzun su seviyesi daha yüksek iken diğerinin su seviyesi ise daha düşüktür. İki havuzun arasındaki bu set kaldırıldığında çok su olan havuzdan az su olan havuza doğru bir su akışı olur. Bu su akışı iki havuzda dengeye girene kadar devam eder. 

İşte enerji dengelenmesi durumuda bu şekildedir ve benzer durum insanların enerji dengelenmesinden de yaşanır. Bu durumda bir insanın yanında durduğunuzda dahi onun alanına girdiğinizde duygularınızın sebepsizce değiştiğini fark edersiniz. Ancak buna anlam veremezsiniz. Doğal olarak duygularınızla birlikte düşüncelerinizde değişmeye başlar. Eğer daha karamsar bir moda doğru sürükleniyorsanız yanınızda ki kişi tıpkı dolu olan havuzun az suyu olan havuza doğru su boşaltması gibi birilerine enerjinizi veriyorsunuz, yani bu durumda sizde enerji kaybediyorsunuzdur. Bu durum diğer kişilye dengeyi kurana kadar devam edecektir. 

Ancak siz daha negatif bir duygu durumunda iseniz bu durumda çevrenizdeki insanların duyguların çekmeye başlarsınız. Taki enerjiniz dengelenene kadar, ancak bu dengelenmesi sürecide çevrenizdeki insanları hiç bir şey yapmasalar dahi yorulmalarına neden olur.

İşte  “Pozitif insanlar etrafınıza girdiğinde rahatlamanızın sebebi bu. Aynı şekilde, negatif enerjiye sahip insanlarla uzun süre vakit geçirdiğinizde kendinizi yorgun hissetmenizin sebebi de bu!”

🌀 “O halde soruyorum: Bugün hangi enerji alanındaydıız. Verici miydiniz yoksa alıcı mı? Çevrenizdeki insanlar sizin yanınızda iken rahatlıyor mu yoksa yoruluyor mu? 

Evet bu farkındalık muazzam bir şey değil mi?

Aslında insan görünenden çok daha fazlası olduğunun en güçlü kanıtıdır. Bu nedenledir ki insan sosyal bir canlıdır. Enerjinizi paylaşmak kötü değil. Her iki durumda insanı insan yapan şeylerdir. Bizim enerjimiz düştüğünde diğer insanlar enerjilerini paylaşacak, onların ki düştüğünde ise siz paylaşacaksınız. Bu insan olmanın gerekliliğidir. 

Bu nedenledir ki enerji vampiri diye bir şey yok, sadece insan var…. 

Ancak burada önemli bir detay sorun. Asıl sorun sürekli veriyor ve sürekli alıyorsanız bu normal değildir. Bu durumda kendinizi dengeye sokmak sadece sizin elinizde çünkü süreklilik arz eden alan dengenizin bozulduğunu gösterir ki bu da yaşamınızda sorunlar neden olur?

İşte bu nedenledir ki; Eksiksiz Mindfulness ve Farkındalık Kursu – 12 Kurs 1 Arada” adlı bir kurs oluşturdum. Bu kurs sizi dengeye ulaştıracak, enerji frekanslarını anlamanızı sağlayacak yöntemleri içinde barındırmaktadır. Bu nedenledir ki rezonans kanunu, duygu frekansları, otohipnoz, alışkanlık telkinlerinden oluştan 33 saatlik bir kurs içeriği ortaya çıkardım. Ayrıca bu içeriğe ek olarak “21 Günlük Meditasyon ve Farkındalık Çalışması” ekledim bu sayede 21 günde yaşamınızda dengeyi oluşturabilirsiniz. 

Bu kursu yeni yayınladım ve merak edenler açıklama kısmından kursa şimdi buradan ulaşabilir. 

Şimdi duyguların, enerjinin ve dengelenmenin farkındalığını daha da derinleştirmeye devam edelim….

Enerjinizi, duygularınızı ve dengelenmenizi sağlayacak parik çalışmalar var mı? Diye aklınızda sorular olabilir. 

Evet! tabi ki var. İnsan sorunlarla birlikte çözümleri de içinde barındıran bir canlıdır. Bu nedenledir ki farkındalık seviyenizi artırdıkça çözülmez görünen sorunan daha da çözünür bir hale gelecektir. 

Peki biz burada neden kalbe odaklanıyoruzda beyne odaklanmıyoruz? 

İşte bunun nedeni; kalbin manyetik alanının beyin dalgalarından 100 kat daha güçlü olduğu kanıtlanmış bir gerçektir. HeartMath Enstitüsü, bu konuda bir e-kitap dahi yayınladı. Kitap linkine buradan ulaşabilirsiniz. 

“Şimdi, 10 saniye boyunca sevdiğiniz birini düşünün ve kalbinizde o kişiye sevgi gönderdiğinizi hayal edin. Onunla güldüğünüzü, sevginizi paylaştığınızı hayal edin. Güldüğünüzü, onun yüzünü ve size çekici gelen şeyi her ne ise ona baktığınızı hayal edin. Şimdi bu hayali detaylandırın ve sevdiğiniz kişiyle sevginizi paylaştığınızı düşünün. Şimdi derin bir nefes alın ve bırakın. 

Nasıl hissettiniz?

Enerjiniz artı mı? İçinizde duygularınız nasıl harekete geçti. Gördüğünüz gibi duygularınızı ve enerjini kontrol etmek elinizde. O halde gelin!

“Şimdi sizinle enerjinizi anında yükseltecek kısa bir çalışma yapalım”

📌 3 Adımlı Enerji Temizleme Çalışması:
1️⃣ Gözlerinizi kapatın ve derin bir nefes alın.
2️⃣ Kendi etrafınızda dönen görünmez bir enerji alanı olduğunu hayal edin.
3️⃣ Bu alana sevgi, huzur ve şükran gibi yüksek frekanslı duyguları yüklediğinizi düşünün.

🔹 Sevgi yüklerken: Sevdiğiniz birinin yüzünü gözünüzün önüne getirin. O kişiyle mutlu anlarınızı hatırlayın ve bu sıcaklığı enerji alanınıza yaydığınızı hayal edin.

🔹 Huzur yüklerken: Kendinizi doğada, sakin bir göl kenarında veya hafif bir rüzgarın estiği bir çayırda yürürken hayal edin. Bu huzurun bedeninizden enerji alanınıza aktığını düşünün.

🔹 Şükran yüklerken: Hayatınızdaki minnet duyduğunuz bir anı hatırlayın. O anda hissettiğiniz duygunun bir ışık gibi enerji alanınıza dolduğunu ve sizi sarıp koruduğunu hayal edin.

🔮 “Bu çalışmayı her gün 2 dakika bile yapsanız, enerji alanınızı güçlendirebilir ve çevrenizi olumlu yönde etkileyebilirsiniz!”

📌 “Unutmayın, frekansınızı siz belirliyorsunuz. Hayatınızı değiştirmek için önce düşüncenizi sonra duygularınızı değiştirin!”

📩 “Eğer duygularınızı bilinçli şekilde yönetmek ve farkındalığınızı artırmak istiyorsanız da sizler için özel hazırladığım Eksiksiz Mindfulness ve Farkındalık Kursu’ tam size göre!.  Hemen kursa erişebilirsiniz!”

🔥 “Peki siz bugün hangi frekansta titreşiyorsunuz? Yorumlara yazın, birlikte keşfedelim!”

Bİr sonraki yazımızda görüşmek dileğiyle. Sağlıkla, mutlulukla ve güzellikle kalın.

Bilalhan Çağatay

Kitaplarıma Ulaşmak için TIKLAYINIZ.

ZİHİN MÜHENDİSLİĞİ KİTABINA BURADAN  ULAŞABİLİRSİNİZ.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir