Simya Numerolojisinde 1’den 9’a doğru giderken bir yolculuk var;
1’den 9’a gidişte her bir rakam 9’a ya da tamamlanmaya doğru bir aşamadır. O yüzden1’den 9’a cennetin kapısında 19 rakamı yazar. 19 sizin 1’den 9’a yükselişiniz. Alfa ile Omega’nın, başlangıç ve bitişin, giriş ve sonucun aynı yerde, aynı noktada olmasıdır. İkisinin aynı yerde birleşmesidir.
Her şeyin birliğini sembolize eden 19
Hem baş hem son hem bir hem çok. Varlık, çokluk. Teklik. Vahdet, kesret.
1 ile 9’un bir arada olması her şeyin birliğini sembolize eder. Bu ikisi bir araya geldiğinde,
19 bir araya geldiğinde kişinin aydınlanmasını ifade eder. Aydınlanmayı bize anlatır.
19’u hep söylerken şunu ifade ederiz. Tasavvufta birliğe ulaşmak Enel hak, birdir, tektir. Tekliğin içinde dolaşmak. Fakat 1 ile 9’un bir araya gelmesi Enel Hakkı tecelli ettirmek, Vahdet makamını marifet makamına dönüştürmektir ki aslında 19’un konusunda bu var. Bir yandan da maddeyle manayı birleştirmek 19’un konusudur mesela.
19 vahdetten ya da hakikatten marifete geçiştir;
Enel Hak’tan bekaya geçiştir, şimdi bekaya geçtiğinizde ne olur? Fenadan bekaya geçtiğinizde yaptığınızı yapmaya devam edersiniz. Hatta daha güzel şeyler yapmaya devam edersiniz ama başka bir bilinçle. Hizmetiniz başka bir aşamaya geçer 19′ dayken.
Yani siz yine bankacısınız belki ama bankacılığı yapma şekliniz başka. Siz yine matematikçisiniz ama bu sefer başka bir daha büyük bir şey üzerine çalışıyorsunuz. Sizin tasarladığınız şeyler insanların kalplerini değiştiriyor. Yine tasarımcısınız belki ama her ürettiğiniz ürün insanların yaşamlarını, varlıklarını değiştiriyor. Doktorsunuz ama dokunduğunuz her hastanın hayatı değişiyor. Sadece iyileştirmiyorsunuz sadece rehabilite etmiyorsunuz dokunduğunuz iyileşmeye başlıyor.
HAKİKATTEN MARİFETE GEÇ DİYOR “19” GÖRÜNÜR OL!
Dolayısıyla bekada ya da marifet makamında marifetlerin gösterimi var, marifetlerin görülmesi, ifade edilmesi var. Yani görünür kılma, görünür olmak, görünür hale getirmek. O yüzden hakikatten marifete geç diyor 19.
91 tersi yalnız hakikat bilincinden marifete geçmeyi fiziki olarak tecelli ettirmektir 91.
Yani 9’dan 1’e doğru düşüştür. Biri yükseliştir biri düşüştür. Çünkü insanlığın yükselişinde iki aşama vardır simya ’da. Birincisi involüsyon ikincisi evolüsyon. İnvolüsyon bizim aşağı doğru inişimiz, evolüsyon da bizim yukarıya doğru çıkışımız. Biz şu anda evolüsyonu deneyimlemeye çalışıyoruz. Eğer involüsyonu tam olarak yaşamışsak.
İnvolüsyonu yani inişi tam olarak gerçekleştirmemiş henüz inişi gerçekleştirmemiş olan ruhlar var burada. Henüz dünyaya inişi gerçekleştirmemiş olan dünyada sizin gözünüze görünen ama dünyaya inişi henüz gerçekleştirmemiş olan insanlar var aramızda. Henüz inişi gerçekleşmemiş.
İnişin son aşaması ruhun karanlık gecesi en aşağıdaki yer;
Ondan sonra artık yukarıya doğru çıkış vardır evolüsyon. İniş tam olarak gerçekleşmişse artık bundan sonra çıkış vardır daima evolüsyon.
Simyada involüsyonun sonu Nadir;
Tamamen indiniz, bedene tutundunuz, bedenle birsiniz, bedenle tam olarak kaynaştınız, kavuştunuz. Ancak aynı zamanda varoluşun en derin yerinde, en fizik yerinde, en kaba noktasındasınız. O yüzden involüsyonun sonu. Sonunun bir ismi vardır ruhsal literatürde Nadir.
Nadir geçmek inisiyasyon, uyumlanma en büyük düşüş;
Bunun bir ismi var nadir’den geçmek denilir hatta. Nadir’den geçmek bir inisiyasyon, uyumlanmadır bu arada.
Nadir’den geçmek ne demek? İçe dönmek iyileştirir
Hayatınızdaki en büyük travmanızdır orası bu arada. Hayatınızdaki en derin noktadır, gerçekten yaşadığınız en büyük travma, en büyük düşüştür, en büyük batıştır belki. Artık hani hayatınızda sıfırın en alt noktasına indiğiniz yerdir Nadir. O yüzden Nadiri yaşayanların başka bir çaresi yoktur. Sadece içe dönmek onları iyileştirebilir. Nadir yaşayanlar iki türlü çözüm bulabilir;
Ya intihar ederler. Çünkü o dip noktadan çıkışı bulamazlar ya da Nadiri yaşayanlar içe dönerler, akıllılık yapıp çünkü dışarıdaki hiçbir şey onların sorununu çözemez. Hiçbir ilaç çözemez onların sorununu hiçbir Rehabilitasyon tesir edemez.
Nadir’den tek çıkış yolu vardır kişinin içe dönmesi;
Kişi içe dönerse bu sefer artık çıkış yolculuğu başlar. O yüzden Nadir kişinin en son noktasıdır, en dip noktasıdır. Birçoğunuz geçtiniz ve geldiniz buraya, nadirinizden geçtiğiniz için buradasınız. Bazı canlar da nadir’den geçmeye çalışıyorlar. Bazı canlarımız hala nadirde de olabilirler.
Nadiri yaşadıysanız bedeni inişin tamamlanmıştır;
İniş süreci tamamlanmıştır, bedenle artık işiniz en kaba, en sert düşüşünüz, en büyük düşüşünüz yaşamda karşılaştığınız en büyük düşüş odur. Bu arada bazı ruhlar vardır, gelirler mesela geldikleri anda gayet mesela yeni gelen çocuklara bakıyorsunuz. Yeni gelen çocuklar işte her şeyi biliyor geliyorlar yani işte sordukları sorulara bakıyorsunuz. Çok uyanık sorular yani. “Ben Rüyadayım şu anda değil mi anne” diyorlar. “Uykudayım değil mi Anne şu anda, buraya gelmeden önce seni seçmiştim anne biliyor musun?” falan diyor çocuklar. Mesela o çocuklar böyle savaşla bağlantı kuramıyor hani ayrım nedir anlayamıyorlar. Hani ırklar neler işte onların kafasında isimler şeyler falan filan çok net değil öyle çocukların. Kristal çocukların özellikle dünyada çok fazla acı ne? Niye insanlar acı çekiyor falan bunlar konusunda bir bilgi sahibi değil ya da çok anlayamıyorlar. Yani bakıyorsunuz çok böyle travmalı hayatları olmuyor. Her çocuk için değil çünkü her çocuk değil de bazı çocuklara bakıyorsunuz, çok daha rahat keyifle bir yolunu buluyorlar yani hayatlarını güzelleştirmenin bir yolunu buluyorlar.
Ataları veya onlar muhtemelen bir önceki hayatlarında Nadir’den geçmişlerdir. Yani mutlaka Ruhlar Nadir’den geçerler. Nadirler onların son noktalarıdır.
Şimdi bu aşağıya doğru iniş işte 91;
91; ruhun hiçlik aleminden fiziki aleme doğru inişi, çokluk alemine doğru iniş. Bir iniş sürecidir. 9’dan 1’e iniş. Sonra da çıkışı da 1’den 9’a ya da 19’dur çıkışın kapısı.
19 aynı zamanda lucifer’in de sayısıdır. Çünkü 19’da görevli;
19’da görevli olan şeytan. Şeytanınız dışarıda bir yerde değil. O içinizde dışsal benliğiniz.
Aşağı inerken sizi aşağıya doğru iten, kafanızdan aşağıya doğru vurarak,
yukarıya doğru çıkarken de yukarıya doğru iten güçtür.
Aşağıya doğru itene satan denir şeytan. Yukarıya doğru itene lucifer denir.
İkisinin de bir görevi vardır. Biri sizin bedenlenmeniz. Biri sizin yukarıya çıkmanız.
Şeytan dediğimiz şeyin görevi; biri bedene inmeniz, biri fiziki varoluşa, kaba maddeye inebilmeniz. O yüzden o sizin maddeyle özdeşleşmenizi, isminizle özdeşleşmenizi sağlayıp sizi ağırlaştırır, ağırlaştırır, ayağınıza taşlar bağlar. Korkular, öfkeler, endişeler, ağırlaşır kaba olursunuz, kabalaşırsınız. Şeytan sizi kabalaştırır. Maddeye indiniz mi ondan sonra yukarıya çıkış sürecinde de tam tersi olur bu sefer, yukarıya doğru çıkış sürecinde.
Yani aydınlanmış bir insan şeytanını müttefiki kılar. Nefsini silenlerden değil bilenlerden ol demesi o yüzdendir Şemsin. Nefsin tanımını yaparsak, korktuğunuz satanın, şeytanın ve lucifer’in tanımını yaparsak onlar dışarılarda bir yerlerde değiller. Sizin dışsal benliğiniz. Yani bu bir güç sizin bedenlenmenizi sağlayan güç. Sizin yukarı çıkmanızı sağlayan güç. İki gücünde etkisi var. Biri çıkmanızı biri inmenizi sağlıyor.
Savaşıyor musunuz? Onunla savaşı kazanamazsınız. Ancak onu anlayabilirsiniz, bilebilirsiniz. Bildiğinizde de o size hizmet etmeye başlar. O size hizmet etmeye, nefs size hizmet etmeye başlar.
Sizin nefse hizmet etmeniz nedir?
Dışsal etkilere karşı oluşturduğunuz tepkiler. Yani siz nefse, şeytana içinizdeki aşağı indiren güce nasıl hizmet edersiniz? Tepkilerle.
Yani dışsal şeyler sizin varlığınızdaki hallerinizi belirliyorsa o zaman sizin hallerinizi belirleyen dış dünyadır. Dış Dünya sizin hallerinizi değiştiren şeydir. Siz kendiniz belirlemiyorsunuzdur. Yaşam belirliyordur sizin hallerinizi, gireceğiniz çıkacağınız şeyleri.
Öfkeniz, kızgınlığınız sizin belirlediğiniz şeyler değildir bunlar. Size gelir siz de alırsınız. Dolayısıyla burada özgür değilsiniz ve özgür olmadığını da anlamıyordur ruh aynı zamanda.
Yani insanlar hapistedir ama hapiste olduklarını bilmezler. İnsanlar esaret altındadır ama esaret altında olduklarının farkında olmazlar. İnsanlar duygularının esareti altındadırlar, düşüncelerinin esareti altındadırlar. Ama düşüncelerinin esiri olduklarının farkında değillerdir. Çünkü bu bir oyundur. Matrixtir. Matriksin dışına çıkan ancak görür bunu.
19 ile 91’i o yüzden Matrix’in dışına çıkarak ancak görebilirsiniz;
Yani 19’un da 91’in de amacını.
91 maddeleşmek.
19 ruhsallaşmak.
19 madde bedenindeyken yükselmektir.
91 onu aşağıya indirip maddeleştirmektir.
Materyalizasyon Demateryalizasyon
Maddeleştirmek ve maddesizleştirmek.
Şimdi siz bedeninizi sonsuz hale getirdiğinizde ne olur?
Beden hem maddedir hem değildir artık. Beden hem maddedir görünür hem de görünmezdir.
Örneğin bir gün yükselmiş Üstat olacaksınız. Bu yaşamda ya da başka bir yaşamda nasıl bir yaşamınız olacak? Hem görüneceksiniz hem görünmeyeceksiniz. İstediğiniz zaman görünüp istediğiniz zaman görünmeyeceksiniz Hızır gibi. Yükselmiş üstatlar hem maddedir farklı formlarda hem değildir. Maddeyi dönüştürenlerdir.
İşte bu madde ile manayı birleştirdiğimizde olacak olan şeydir. Tahmin edemiyoruz. Bu ikisi birleştiğinde 19 ve 91 bu iki şey matriksin dışına çıktığınız olan şeylerdir. Tahmin edemezsiniz bu dünya bilinciyle. Biz akletmeye çalışıyoruz. Akledebildiğimiz kadar genişleyebiliyoruz. O yüzden Simya numerolojisinde arzumuz aklettiğinizin sınırlarını genişletmek. Çünkü aklettiğiniz şeyin sınırı ne kadar genişlerse var edebileceğimiz şeyin de sınırı o kadar genişler.
Şu an matriksin dışına çıktığımızda ne yapacağımızı ne olacağını sadece konuşabiliyoruz. Bunu gerçek kılacağız arzumuz bu. Bunun için bu gerçekleştiğinde nasıl bir yaşamı yaşayacağınız tamamen sizin şu anda yapmanız gereken şeydir. Bunu akledebiliyor olmanız mesela. Akıla düşürebildiğiniz şey ancak gerçek olabilir. Ve akla düşürebildiğiniz her şey de zaten gerçektir. Gerçek olamayacak bir şeyi de zihninizde düşünemezsiniz. Konuştuğumuz, paylaştığımız her şey gerçek o yüzden.
