HUMAN DESIGN-İnsan Tasarımı nedir?

HUMAN DESIGN-İnsan Tasarımı nedir?

HUMAN DESIGN-İnsan Tasarımı nedir? Potansiyellerimizi keşif yolu

Bu ilim bazı ilimlerin birleşmesinden oluşan yapı. Bir okuma ilmi. Numeroloji de insanın yaşam amacını bilmek üzerine çalışıyor. Astroloji veya Numeroloji ile benzer değil, amaçları farklı.

Yeni bir bilim, kadim değil. Bununla birlikte bir çok kadim bilimin bilgilerinden oluşuyor. Yeni çağ bilimlerinden.

Mucidi: Ra Uru Hu – İbiza Adası’nda yaşayan bir usta. Hala yaşıyor.Kanallıkla aktardığı bir bilgi.

Kadim bilimlerden I ching (1) diye bir Uzakdoğu bilgeliği. Iching hegzagramlardan (altı tane çizgi) oluşuyor. Hegzagram altıgen demek aslında.

64 tane hegzagram var. Bu çizgileri yorumluyorlar.

Bu arada, altıgen mimari, doğanın mimarilerinden biri. Mesela kuvars kristalleri altıgen formunda çıkar. Arıların kovanları. Doğadan gelen bu formu Iching’le dönüştürmüşler. DNA ve genetikle de bağlantılı Iching.

Kullandığı bilimlerden diğeri Brahman (2) 9 çakra sistem. Normalde bir 7 çakra sistemi üzerine çalıştık.

Biz 7 temel enerji merkezi üzerine çalışıyoruz. 9 çakranın olması 7 temel enerji merkezini iptal etmiyor. İkisi birbirine karşı değil.

İnsan varlığı, 1989’dan sonra 7 çakradan 9 çakra sistemine geçti. Yeni gelen bilgi eskisini iptal etmez. 9 çakra sistemi 7 çakra enerji merkezini iptal etmiyor. Ek çakra sistemlerini ifade ediyor. İnsan bedeni çevresinde Torus kafesinde bu 9 merkez üzerine çalışılır. Bu 7 enerji merkezi üzerine bilgileri, çalışmaları iptal etmiyor.

  • (3) Astroloji (gezegen konumlarını) kullanıyor.
  • (4) Nötrina – Kuantum nötrina bölümünü kullanıyor.
  • (5) Kabala’nın Hayat Ağacı bilgisini kullanıyor.

Bunların hepsinin bir araya getirildiği bir sistem. Bizim amacımız; Simya çalışması yaparken, nümerolojiyi bir simyacı gibi kullanıyoruz. Yaptığımız yorumlar simyacı yorumu. Human Design bilgisi için de geçerli.

Rehberliğimizi yaparken insanların dizaynını tamamen bilmek. Niye geldiler, hangi enerjiyi kullanıyorlar, karar alma, seçim biçimlerini görmeyi sağlıyor.

Human Design bakmak için 3 bilgiye ihtiyacımız var:

1.Aplikasyon indiriyoruz: Human Design.

Profilleri kaydedebiliyoruz böylece.

Okuma yapmak için; öncelikle Human Design tasarımı çıkarmamız gerekiyor. Aynı astroloji haritası gibi.

3 bilgiye ihtiyaç var: Doğum tarihi, yeri, saati.

Aplikasyonda ilgili yerlere bilgileri giriyoruz, tablo çıkıyor.

Tabloda 3 bölüm var:

Kimlik gibi bir bölüm:

– Enerji kullanma türü

– Otorite, kararlar nereden alınıyor

– Ayrıntı

– 6-2 Role model (Profil)

  • Tepe; ilham merkezi: Kaynaktan gelen tesirleri almak. İlham ve düşünce. Aynı zamanda soru ve sorgular.
  • Alın; Tepeden ilham alınıp zihin tarafından işleniyor. Kendi içindeki bilgilerle birleştirip işleme koyuyor. İşlem, analitik düşünce, analiz.
  • Tepe bölgesi yukarıdan omurilik boyunca meditasyon, tefekkür ve nefes çalışmalarında ışık geliyor, kanallar aracılığıyla akıyor. Zihne akıyor. İşlem görüyor, sizin bilincinize göre okuma yapıyor.
  • Boğaz Merkezi; tepede olan şeyi gerçekleştirme merkezi. İfade merkezi, konuşma, yaratma.
  • Kimlik Merkezi; hangi yöne gittiğimizi belirliyor. Aynı zamanda sevgi.
  • Kalp Merkezi; irade, gerçekleştirme gücü, ego merkezi.
  • Duygusal Merkez; solar pleksus.
  • Dalak; sezgi merkezi, hayatta kalma merkezi.
  • Sakral; enerji üretim merkezi. Jeneratör merkez. İçgüdü merkezi.
  • Sezgi, içgüdü merkezi farklı.
  • Kök; adrenalin merkezi.

9 merkezin üzerinde rakamlar var. Iching sayıları, toplam 64. Bu sayılar sabit, herkeste var ve bu rakamlar bizim DNA’mız gibi.

Bazıları beyaz, bazıları renkli. Beyazlar tanımsız, açık merkezler. Renkli olanlar, tanımlı merkezler.

Mavi içindeki sayılar kapı olanlar.

AÇIK MERKEZ NEDİR? (TANIMSIZ)

Tanımsız – yin, içe dönük/renksiz.

Tanımlı –yang özelliği içeriyor. Yang, dışa doğru, renkli ve aktif.

Tepe ve alın bölgesi içe dönük – Deniz’in.

Siz buraya neyi yapmaya geliyorsanız en uygun dizaynı yaratıyoruz. Bu Human Desin tablosunu bilir ve yaşarsak hayatımız en konforlu halde gidiyor. Neden; bedenin çalışma mekanizmasını biliyoruz.

Bu profil, sizin buraya yapmaya geldiğiniz şeye en uygun profil. Bu iyidir, kötüdür yok!

TANIMLI

Tanımlı olması, bu merkezin enerjisini ve özelliğini kendisi üretiyor.

TANIMSIZ

Enerjiyi dışarıdan alıp büyütüyor.

Vermek, rahman, yang.

Örnek; tepe, düşünce, ilham, soru-sorgular.

Örneğin Ayşe’nin tepesi tanımsız; oturduğu yerde ilham üretmiyor, düşünceler gelmiyor. Yanına birileri geldiğinde, dışarı çıktığında; gördüğü her şeyi alıp oradan gelen ilhamı büyütüyor.

Başkalarının yanına gittiğinde düşünceler sürekli kendisine akıyor.
Tanımsızsanız; başkalarının düşünceleri akar;
Normalde düşünmediğiniz korkular, endişeler geliyorsa bilin ki onlar sizin düşünceleriniz değil.

Eğer zihin (alın) merkeziniz tanımsızsa, bütün zihin faaliyeti size akıyor.

Duygu merkeziniz tanımsız. Tek başınayken bir şey yok. Yanınızdaki, bir duyguya girdi. Onu alıp büyütüyor. O sizin duygunuz değil aslında.

Duyguların size ait olmadığını bildiğinizde bu kez o merkezin güzelliğini kullanıyorsunuz. O soruların benim olmadığını anladığımda, insanların düşüncelerini okumaya başladım.

Örneğin Boğaz bölgemin tanımsız olması; burada kim varsa konuşurken hem kanallık yapıyorum hem de buradakilerin sorularına cevap veriyorum. Kanallığı pürüzsüz şekilde aktarabiliyorum. İfade edeceklerimi, kendi fikirlerimi katmadan ifade edebiliyorum. Aynı zamanda insanların durumuna, bilincine göre çalışmalarımı organize edebiliyorum. Bir yere gittiğimde insanlar hangi bilinçteyse ona göre konuşuyorum. Boğazın tanımsız olması bunu sağlıyor.

Tanımlı merkez kendi üretiyor;
Tepe tanımlıysa; oturduğunuz yerde ilham gelir.

Alın tanımlı; tutarlı zihin faaliyeti oluyor. Doktor ve mühendislerin çok işine yarıyor. Karar alırken, bilgileri çok iyi birleştirebiliyorlar.

Tanımlı merkezin orada tutarlı enerjisi var, sabit.

Tanımsız (açık); tutarsız, değişken.

Diyelim ki benim boğaz merkezim tanımsız. Aynı dersi iki kez aynı şekilde anlattıramazsınız. Tanımlı olsaydı; çalışmayı, eğitimi nasıl anlatacağımı herkes bilirdi. Konular tek tek belli olurdu. Başka başka şehirlerde olsa bile hep aynı şekilde dinlerdiniz.

Boğazı tanımsız olan kanallık yapamaz diye bir şey yok. İfade ediş şekli farklı olabilir.

Tepe ve alın merkezi tanımlı olanlar; kanallıkta, ilham almada biraz zorlanabilir. Bağlantı kuramazlar demiyorum. Kanallık yaparken kendi fikirleri araya karışır. Çünkü sürdürülebilir zihin faaliyeti var.

Yine kanallığını ifade edip nötr kalma üzerine çalışırsa oturduğu yerden çalışmalar yapabilir.

Bir çalışmayı indirmem (kanallık) için tetikleyici bir mekanizmaya ihtiyacım var. Bir tetikleme yeter.

İnzivaya çekilince ne oluyor? İnzivaya çekilecek tetikleyici oluyor. Bir yerde gezerken tek kelime duyuyorum, kafamdan binlerce bilgi akmaya başlıyor. İnzivaya çekilme zamanım geldi diyorum. Akış var şu anda.

Bilim adamları ve mucitlerin çoğunun alın ve tepe tanımsızdır. Einstein, Da Vinci.

Tepe tanımlı olanlara bazen sabit fikirlilik getirebiliyor. Onun dışına çıkıp yeni bilgilere açık olamayabiliyorlar. Sadece kendi fikirlerini insanlara kabul ettirmek ve fikirlerini kolay kolay değiştiremeyebiliyorlar.

Tepe ve alın tanımsız doktorsa; yeni fikirler üretiyor. Tanımlı ise analitik şeyleri, cerrahlığı çok iyi yapabiliyor. Tanımsızsa ilham akıyor, tetikliyor, yeni şeyler üretiyor.

Genel olarak tanımlı ve tanımsızlık bu.

Iching numaraları; merkezleri birleştiren bağlantılar var. Tepe ve alını birleştiren 3 bağlantı var. Alın, boğaz birleştiren 3. Alından dalağa giden 2 bağlantı var. Alından boğaza 2, kalbe giden 1.

Bu bağlantıların şekilleri de kişilere göre değişiyor.

Örnek verecek olursak Ayşe’nin bağlantıları:

64 ile 47 arasındaki bağlantı tam kapalı, dolu, renkli, tanımlı. 61-24 renksiz. 63 bir tarafı renkli, diğeri tanımsız.

Eğer bir tarafı bağlantı diğer tarafı açıksa, bunlara KAPI deniyor. Şimdilik renkli renksiz olarak bakıyoruz.

47-64 kanalı mesela – küçük sayıyı önce söylüyoruz.

Bembeyaz ise açık demek.

Örnek olarak; Diyelim ki sezgilerle adrenalin arasında kanalım var. Yani benim boğazla hiçbir merkez arasında kanal yok. Kapısı var. Dolayısıyla diğer merkezlerimden etkilenmeden konuşuyorum.

Kanallarınız nereler ile bağlantılıysa oradan konuşuyoruz.

Human Design’da kanal ve kapılar ayrıntı. Açıp okunuyor. Şöyle bakınca genel olarak hangisi hangisiyle bağlantılı görebilirsiniz. Tam bir okuma sağlamaz ama.

Human Design’da okuyacaklarımız; açık-kapalı merkezler, enerjiyi dışardan, içerden alma.

Sakralın tanımlı olması; sürdürülebilir bir enerji var.

Dalak tanımlı; sezgiye sürekli erişimim var. Düşünceye sabit erişimim yok. Bütün sorularınız bana akıyor, siz sormadan cevaplıyorum. Duygularınızı görebiliyorum.

Tepe tanımlıysa; sen oturduğun yerden ilham verebilirsin. Aynı zamanda oturduğun yerden sürekli sorular-sorgular üretebilirsin. Sabit bir düşünceye, ilhama erişimin var. Oturduğun yerden yaratabilirsin. Bu güzel tarafı. Bir yandan da sürekli kafanda düşünceler dolaşabilir, sabit fikirli olabilirsin.

Astroloji ile ilgili kısım burası. Gezegenin hangi kapılara denk geldiğine bakılıyor. Diyelim ki güneşim benim 53. kapıda.

Doğduğumda güneşin olduğu yer 53. kapı. Doğduğu kapı. Burada iki rakam var; biri siyah, biri kırmızı.

Doğduğumda, doğan günün güneş durumu bu. Bu da doğduğum günden yaklaşık 3 ay civarı öncesi. Ruhun bedene girdiği yer.

Human Design, bilgileri girince, geriye doğru gidip o zamandaki profili çıkarıyor ayrıca. Bu sizin bilinçli, bu sizin bilinçsiz yanınız. Biri doğduğunuz, biri ruhunuzun indiği yer.

Human Design’da; daha çok bilinen, dış dünyada farkında olduğumuz, bilinçli olduğumuz yanımız siyah.

Ledun ilminde, bilinçsiz yanın bilinçsiz olmadığını biliyoruz. Human Design; bilinçsiz, süperbilinç yanımızı da görebiliyoruz.

Kırmızı – Bilinçsiz, Siyah – Bilinçli      

Örnek olarak diyelim ki;
Siyah 48 kapısı – 48 kapısı özelliğinin farkındayım, dış dünyaya gösteriyorum.

57 kapısı – frakında olmadığımız, kırmızı.

Bazı yerlerin bir tarafı bilinçli, diğer tarafı bilinçsiz.

Burada 32-54 kanalı var. 32 bilinçsiz olduğum tarafım.

Bazıları çizgi çizgi oluyor. Kırmızı-siyah çizgi. Hem bildiği, hem bilmediği diyebiliriz.

Human Design toplam 5 ENERJİ KULLANMA TÜRÜ VAR:
Dünyada var olan türlerin yüzde olarak dağılımı;
JENERATÖR (üretici) %30
MANIFESTING JENERATÖR (gerçekleştiren üretici) %40/%70

Bunların ikisi de üretici. Arada ufak farklar var. Stratejileri, enerji kullanma biçimleri aynı.
Projektör (gösterici) %20
Manifestör (gerçekleştirici) %8
Reflektör (yansıtıcı) %2

Reflektör; tümü tanımsız, ayna gibi. Her şeyi dış dünyadan alıyor, aynı bukalemun gibi. Düşünce, duygu üretmiyor. Hayatları bazen zor olabiliyor.

Jeneratörleri ve olmayanları anlayabilirsiniz. Bir profilde sakral eğer tanımlıysa bu jeneratördür. Ya da manifesting jeneratördür.

Reflektörler; değişik, kimliğini bulamamış insanlar oluyorlar genelde. O yüzden bir reflektörün mutlaka kendini bilmek konusunda seans alması gerekiyor. Yoksa; jeneratör yanında jeneratör, manifestör yanında manifestör zannediyor. Kim olduğunu da bilmiyor. Herkesin Human Design seansı alması gerekmiyor ama reflektör mutlaka seans alsın. Reflektörün yanında başka bir reflektör olmadığı için (çok azlar) bunları neden yaşadığını bilemeyebilir. Anormal zanneder kendini.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir