İnsanların Hayatta Çok Geç Öğrendiği 15 Ders

Öğrenmesi onlarca yıl süren derslerden sonra nihayet yaşamımızı yöneten asıl stratejileri belirleriz. Bazen pişman olur bazen de aynı hataları tekrar tekrar yaparız. Ancak başarılı olmuş olan insanlar hangi dersleri aldı ve bu dersler onlara ne kazandırdı da başarılı oldu.

İşte bu noktada bu başarılı insanların bilgilerinden yararlanmak muhteşem olmaz mıydı? Burada işlenmiş olan dersler başarıya ulaşmış ve çoğunuzun yaşamak için çok çabaladığı yaşam tarzlarını yaşayan kişilerin yaşamlarından dertlenilerek oluşturulmuştur.

Belki bu çalışma sayede daha başarılı olabilir ve yaşam yöntemlerimizi belirleyerek daha iyi seçimler yapabiliriz.

Şimdi bu videoyu izlerken bir kâğıt kalem alın ve listede bahsedeceğim şeylere katılıp katılmadığınızı kendini stratejiniz bakımdan kontrol etmenizi öneririm.

Eğer kanalımızda yeniyseniz hoş geldiniz.

Çoğu insanın hayatta genellikle çok geç öğrendiği 15 derse baktığımızda

  1. Her şey Geçicidir

Bu hayatta tanıştığınız herkes, yaptığınız her şey, satın aldığınız her bir eşya geçicidir. Hiçbir şey sürekli değil ve edebiyat boyunca sürmez. Birgün geldiğinde evcil hayvanın yok olacak, sevdiğin insanlar yanında olmayacak ve şu anda satın aldığın bir eşya bir süre sonra eskiyecek.

Sen var olduğun sürece her şey yanından gelip geçecek. Ailen dahi bu geçicilikten muaf olmayacak. Her şey değişir ve bir noktada son bulurken her şeye ona göre sarıl veya ona göre değer ver. Çünkü bir noktada oda son bulacak… Hatta sen dahi bir süre sonra unutulacaksın, yaptıklarını kimse hatırlamayacak ve sonuç ne olursa olsun her şey kaybolacak ve unutulacak…

  1. Hayat Adil Değil

Bazı insanlar doğarken yaşama önde başlarken bazıları da birinin doğumunda elde ettiği imkanlara gece gündüz çalışarak yaşamının çok geç zamanlarında belki ede edebilir. Belki de birini çok seversin ve elindeki tüm imkanları ona yönlendirirsin ama o gidip aptal birini seçer ve kendine bunu yediremezsin.

Biri senden daha az çalışır ancak senden çok daha fazla kazanır. Terfi alman gerektiğinde muhtemelen patrona yalakalık yapan biri terfi alırken kendini çok daha iyi yetişmişte olsan o kişi senin müdürün olabilir. Tüm bunlara sitemde etsen aslında hayatı kendi gözlerinle deneyimliyorsun ve farkında dahi olmadan ön yargılıyız ve bu önyargı adil olmayan yaşamda daha kör bir hale getirir bizi…

Dünya da yaklaşık olarak 8 milyar insan var ve sırf siz bir şeyi hak ettiğinizi düşünüyorsunuz diye dünya size hiçbir şey borçlu değil. Çünkü kendi dünyanın ve bulunduğun ortamın fırsatlarını görmeyip başkalarının durumuna odaklanmak seni sadece umut eden biri olarak bırakacaktır sonuç mu bir numarayı hatırla ….

  1. Aile Arkadaşlardan Daha Önemlidir

Ailenizi seçemezsiniz ama hiç kimse sizin için onlardan daha ileriye gitmeye istekli olmayacaktır. Arkadaşlarımız ise çok olacak ve muhtemelen bizde birilerinin arkadaşlarından sadece biri olacağız.

Bugünler de insanların çoğunun ihmal ettiği şey olan aile her şeyden değerlidir. Arkadaşlarınız siperde yanınızda olacaktır. Ancak hiçbiri gerçekte sizin için kendilerini riske atmayacak. Bu nedenle ebeveynler henüz küçük yaşlardan çocuklarının birbiriyle konuşmasını desteklemeli ve ailesini tanıtmak için etkinlikleri planlamalıdır. Bu nedenledir ki anne ve babalar çocuklarınızın sizin de kardeşlerinizle konuşmasını sağlayın. Bu ilişkinin soğumasına asla izin vermeyin ve tabi ki çocuklarınızla zaman geçirin. Çünkü onlar başka herhangi bir şeye ihtiyaç duyduklarından daha fazla size ihtiyaçları var.

  1. Diğer İnsanlar Sizin Kendinize Davrandığınız Gibi Size Davranır

Bir birey olarak kendini nasıl sunduğun, kendin hakkında ne düşündüğün, kim olduğun ve bunların her biri içinde kontrolünüz aslında elinizde. Büyümeyi ve öğrenmeyi seçebilirsiniz, kendinizi geliştirmeyi seçebilirsiniz.

Siz aslında deneyimlerinizin ve inançlarınızın toplamısınızdır. Eğer yaşama bakış açınızda gizli olan o inançlarınızı değiştirmeyi başarabilirseniz etrafınızdaki dünya ya dair tüm algınız değişmeye başlayacaktır. Bunun için farklı müzikler dinlere, farklı kıyafetler giy, farklı konuşmaya başla ve ilgi alanlarını değiştir. İşte tüm bunları yaparken tanışacağın yeni insanlar senin bu yeni versiyonunu kabul edeceklerdir.

Unutmayın ki kendine daha fazla saygı duyduğunu sunduğunda insanlar sana daha da saygı duyacaklardır. Bu nedenle inandığınız şeyleri savunun ve başkalarının sizi ezmesine asla izin vermeyin. Çünkü bu küçük şeyler zamanla büyüyüp peşinizi bırakmayacaktır.

  1. Bugün Yaptığınız Fedakârlık Gelecekte Karşılığını Verecektir

Yaşamımızda yaptığımız kötü seçimler nedeniyle özellikle de boşa harcanan zamana şöyle dönüp bakmak, geçmişte nerelerde kaldığımızı ve aslında neleri daha iyi yapabileceğimizi görmeye çalışmak şu anda yapmamız gerekenleri görmekten çok daha kolaydır.

Şu anı pek önemsemeyen insanlar geçmişin şu anın da şu an olanları daha erkenden fark edemedikleri için pişmanlar ancak hiçbiri TV izlerken boşa harcanan zamanı hatırlamıyor. Eğer zamanlarını daha akıllıcı kullansalardı, bu kadar fedakârlık etmek zorunda kalmayacaklardı. Oysa bir rutinleri olsaydı bunları asla yaşamazlardı. Rutin nasıl oluşturulur ne yapılmalı diye merak ediyorsanız sağ üst köşedeki bildirimden onun içinde ayrıca bir video oluşturmuştum oradan bakabilirsiniz.

  1. Başarı ve Zenginlik İçin Sağlığınızı Feda Etmeye Değmez

Her zaman daha fazlasını isteme eğilimine sahibiz ancak başarı, zenginlik gibi şeylerin hiçbiri sağlığınızdan daha değerli değildir. Yaşlandığınızda artık ortalama bir geliriniz olur ve belli kazançları elde edersiniz ancak geriye dönüp baktığınızda sevdiklerinizle daha fazla zaman geçirme arzunuzun içinde var olduğunu görürsünüz. İşte o zaman kendinizi aptal gibi hisseder ve bazı pişmanlıklar içinizde beliriverir.

İşte o duygusal sarsıntılar zaman içerisinde sağlığınızı elinizden alır ve aslında koca hayatı bir hiç uğruna harcadığınızı anlarsınız. Ancak bu başarılı olmak, zengin olma bunun için çalışma demek değildir. Her şey kararınca iyidir ve sağlığını tehlikeye atacak şeyleri yaşamından çıkar. Yoksa yaşam seni kendi içerisinden çıkarıverir ki anlamazsın bile…

  1. Utanma ve Eleştirilme Korkusu Sizi Gerçekte Olduğunuz Kişi Olmaktan Alıkoymuştur.

İnsan yapısı gereği toplumsal bir varlıktır ve kendini geliştirdikçe kendisinin de toplumun bir parçasını olduğunu, kölesi olmadığını anlar. İşte o zaman eleştiri ve utanma durumundan dolayı kaçındığı şeylerin kendisine zarar verdiği kadar içinde bulunduğu ortama dahi zarar verdiğini fark eder.

Oysa bu hayatta tek bir şansımız var ve bu yüzden devam etsen iyi olur. Hayatta birçok insanın başarısız olmasının ana nedeni aslında denememelerindendir. Bazen de denediklerini zannederek bir şeyler yapıp aslında sadece kendini kandırmış ve sonrasında da olmadı derler. Oysa gerçekte denememişlerdir.

Bu tip insanlar için önemli olan şey diğer insanların ne düşündüğü ve ne söylediğidir. Böylece kendini kandırarak o insanları da kandırabileceğini düşündüğünden dostlar alışverişte görsün misali mış gibilikleri yaparlar. Bu mış gibiliklerde bahanelerin doğuşuna zemin hazırlar.

Oysa diğer insanlar diye bir kavram yok sen de toplumun bir parçasısın kölesi değil. Bu farkındalık kazanıldığında işte o zaman kendin için yapman gereken bir seçim olduğunda ve onu yapmak istiyorsan yap. Kendin mi olacaksın yoksa başkalarının istediği kişi mi seçim tamamen sana ait.

  1. Bazı Şeylerin Önemi Yok

Gençken çoğu zaman bir şeyler isteriz. Çünkü başka insanların bir şeylere sahip olduğunu görürsünüz. Böylece o şeylerin sizde de olduğunu hayal eder ve sizde onlara sahip olma hakkı olduğunu düşünürsünüz. Hatta bu referanslarınızdan dolayı da hayatınızın daha iyi olacağını düşünürsünüz.

Oysa bundan 10 yıl son şu anda son modeli bir telefonu alıp almadığınızı umursamayacağınızı mı sanıyorsunuz. Oysa şimdi videoyu duraklatın ve etrafınıza bakın ne kadar çok ihtiyacınız olmayan şey var aslında etrafınızda. Bundan yıllar sonra etrafınızdaki şeylerden hangisini aldığınızı umursayacaksınız.

  1. En Uzun Gecenin Ardı Yine Sabahtır

Yaşamınızdaki bazı şeyler 12 saatten fazla sürecek belki birkaç ay veya bir yıl sürecek. Ancak kesin olan bir şey var ki, şu anda ne kadar zor olursa olsun; her şey ne kadar karanlık görünürse görünsün, bir gün gelecek ve kendini daha iyi hissedeceksin. Unutma ki kötü zamanlar bir geçicidir.

Eğer bu zihniyeti kendi düşüncenize oturtabilirseniz emin olun size yardımcı olacaktır. Hayatın size sunduğu en zor şeylerin sizi bitirmesine izin vermeyin. Çünkü oda diğerleri gibi etkisini kaybedecektir.

  1. Mutluluk Bir Seçimdir ve Çok Fazla Çalışma Gerektirir

Mutlu olan insanların şanslı olduğunu mu düşünüyorsunuz? Keşke sizde mi onlar gibi mutlu olsaydınız. Oysa size söylenen yalanların aksine mutlu olmak için çalışmanız gerekir.

Mutluluk insanlara veya diğer insanların onayını almaya bağlı bir şey değildir. Mutluluk kendi başınıza deneyimlediğiniz bir şeydir ve tamamen size özeldir. Çünkü sizin gerçekliğiniz beklentilerinizle uyumludur. İyi haber şu ki mutlu olmayı seçebilirsiniz ancak kötü haberimizde var. Pek çok insanın seçmediği şey olan mutluluk gerçek bir çaba gerektiriyor.

Peşinden gitmeye değer olan şeylerin hiçbiri kendi başına gerçekleşmeyecektir. Bazı insanlar bununla mücadele ettiğini ve kendinin sadece mutlu olarak düşünerek mutlu olacağını düşünür. Oysa bu durum kendini kandırmaktan başka hiçbir şeydir. Unutmayın ki hayal satın alanlar gerçekleri yapacak enerjileri olmaz.

  1. Bu Sizin Hayatınız Bu Sizin Anınız

Şimdi saniyeleri sayan bir saate bakın. Bir süre o saati izleyin ve saniyeler geçiyor. Her bir saniye yaşamın tarafından emiliyor ve geçmiş anılarına karışıyor.

Oysa çok az insan bunun gibi anların farkına varır. İşte şu anda bu videoyu izleyerek bunun gibi anıların önemini anlarsınız. Ancak hepsi o kadar. Çok azı harekete geçer ve şu anına değer katar. Yine kendi kendine dönüp sitemler eder ve pişmanlıklarını düşünür. Böylece hayat hep aynı şeyler etrafında değişir.

  1. Herkes Kendi Başının Çaresine Bakıyor

Hayat bir film ise herkeste kendi filminin kahramanıdır. Çünkü herkes hayalindeki kişiyle gün batımına doğru at sürmek ister. Hepimiz hayatı yaşarız ancak çok azımız kendi gözümüzle yaşamı hissederiz. Doğduğunuzdan beri hep birilerinin bakış açısı veya hisleriyle yaşama bakmanız öğretildi. Ancak daha sonra yaşamın içerisine bir fil gerçeklerle yüzleşmeye başladığınızda kendinizi korumanız ve yaşamda başarılı olmanız gerektiğini hissedersiniz.

İşte bu aşamada tavsiyeler ararız, birinin bakış açısını isteriz ve kimin bakış açısından baksam bu sefer diye düşünürüz. Nasıl yapılır diye değil ne yapmalıyım diye sorarsınız kendinize…. Yani başkalarının bakış açısına ihtiyaç duyarsınız. Bu nedenle gerekli bilgileri vereni değil de direk şunu yapın diyenleri tercih ederiz.

Çünkü kendi bakışı açımız yoktur ya da gerçekten var mıyız? Bu gerçeği çoğu kişi kabullenmekte zorlanır. Oysa hepimiz aynı filmde başrol olamayız. Film seninse başkalarını başrol kahramanı yapmanın maliyeti yüksektir.

Çünkü sizin dışınızdaki diğer tüm insanlar sizin filmlerinizde o gün batımını kendilerini için yakalamaya çalışacaklardır sizin için değil. Bunu unutmayın, böylece diğer insanların gerçekliğini de görmüş olacaksınızdır.

13. Öfkenin Altındaki Her Zaman Korkudur

Bilge Yoda’ nın dediği gibi; Korku karanlık tarafa giden yoldur. Korku öfkeye yol açar, öfke ise nefretin doğmasına sebebiyet verir. Nefret ise acıyı doğurur.

Uzun süre acı çektiğimizde altında bir nefret arayın. Bu nefreti bulursanız acınızı dindirebilir ve korkunuzun sizi yönlendirmesini engelleyebilirsiniz.  Tüm öfkelerin altında bir korku yatar kaybetme korkusu, başarısızlık korkusu, kırılganlık korkusu, bırakma korkusu, sevilmeme korkusu daha nicesi. Ancak öfkenin altındaki bu korkuyu kabul etme noktasına her insan gelemediğinden öfke yaşamlarını yönetir. Oysa o korkuyu kabul etme noktasına gelebilirseniz, öfkenin bu korkunun sadece gölgesi olduğunu görebilirsiniz.

  1. Dünya Senden Daha Büyük

Sen mi büyüksün ben mi İstanbul veya dünya… Kulağa her ne kadar yiğitçe gelse de gerçekte Dünya bir insanın deneyimleyeceği, görebileceği ve hissedebileceğinden çok daha büyüktür. Dünya içerisinde çok farklı kültürler, diller, düşünceler, vizyonlar ve daha nicesi var. Her birini deneyimlemek ise imkânsız. Bu nedenle dünya da var olan her şeyi hedeflerin arasına alma sadece belli bir alanın kahramanı ol.

İnsan tek başına her şeyi başaramaz ancak tüm insanlık gerçekten dünyayı yerinden oynatabilir. Bu nedenledir ki dünyanın senden daha büyük olduğunu kabullen ve sadece kendi yeteneklerin doğrultusuna insanlığın ortak noktasına katkı sağla.

  1. Bir Ömür Çok Uzun Değil

Gençken ömrün ne kadar kısa olduğunu pek düşünmeyiz. Oysa öyle görünüyor ki bir ömür çok bereketli ve çok şey yaşıyoruz.  

Bilalhan Çağatay

Kitaplarıma Ulaşmak için TIKLAYINIZ.

Şu yazılarda hoşunuza gidebilir...

Bir Cevap Yazın