Değişim Rüzgarları-4 Rakamı: Sarsılmazlık

Değişim Rüzgarları-4 Rakamı: Sarsılmazlık

Dünya çok önemli bir sürecin içerisinde. 2021 senesi numerolojik olarak bir 5 yılı;
Sürekli değişimin ve dönüşümün yılı. Değişim ve dönüşümü aktive etmenin yılı. 4 yılına göre biraz daha dışsal bir yıl olacak aynı zamanda. 2020 senesi 4 yılında biraz daha sınırlama, içe kapanma vardı. 4 biliyorsunuz numerolojide aynı zamanda sınırlar, düzen demek. 5’te tam tersi, dışarıya çıkma. 21 Aralık 2020 itibariyle de astrolojik olarak da Kova Çağı’na girdik.

Artık insanlığın ayaklanma çağına girdik. 2021’de insanların uyanışlarıyla karşılaşabiliriz. Belki birçok şeyin yıkıldığını göreceğiz. Birçok politik sistemin, ekonomik, siyasal sistemin belki yıkılışını göreceğiz. İnsanlığın dönüşümünün yılı. Daha yüksek bir düzeye dönüşüm yılı. Dünya 5. boyuta geçmişti zaten 21 Aralık 2012’de. Artık fiziki olarak da 5. boyuta geçmek için eski sistemleri, 3. boyut sistemleri bırakmaya başlayacak. 2021 çok fantastik bir yıl olacak. Zaten 2020 öyle olmuştu. 2021 de bayağı güçlü yıllardan biri olacak. Belki de tarihin sahnelerine kazınacak. Güzelliklere getirsin size ve tüm dokunduğunuz insanlara inşallah.

2021; değişime dirençlerimizi kaldırmak olacak. Tüm dirençlerimizi kaldırmayı tavsiye ediyorum. Kaldırmazsak sistem kaldırmak durumunda kalacak o dirençleri. Değişimin rüzgarı içinde kaldırmak durumunda kalacağız belki. Varlığımızdakilere özellikle tutunmayacağız.

2021’de tebdili mekanlar da var. Mekan değişikliği de var 2021 içinde.

Bu biraradalık çok kıymetli. Bu kalp birliği çok kıymetli. Dünya’nın bugünlerinde çok kıymetli. İnsanlar bir arada olmaktan korkuyorlar, uzaktan bir arada olunuyor ama. İnsanlar arasında böyle birlikler belki oluşturulamıyor. Çünkü her bir bilincin kendi çalışmaları var. Orada bir arada olmak bu kadar kolay değil.

2021’de 2020’den kat kat daha büyük şeyler olacak. Arzu ettiğiniz bütün hayallerin gerçekleştiği bir yıl olacak aynı zamanda. 2021’de de siz titreşim olarak yüksekseniz korkmanıza gerek yok. Gerçekten ışıkta olanlar için çok güzel bir sene, onu söyleyeyim. Kimler için zor? Hala eskiye tutunanlar için zor, az kolay bir yıl olacak. Hala öfke, korku, kaygı, değişime direnç gibi duyguları taşıyanlar için az kolay bir yıl olacak. Şu anda da az kolay bir dönemin içinden geçiyorlar onlar. İnsanlar panik ataklarla, kalp çarpıntılarıyla uğraşıyorlar. O duyguları çıkıştırıyor onları. Eskiden o kadar sıkıştırmıyordu. 2021 gerçekten yeniye geçmeye direnen insanlar için az kolay bir yıl olacak. Diğer taraftan gerçekten ışığını yakan insanlar için mucizelerin gerçekleştiği bir yıl olacak. Hal edemeyeceğiniz şeylerin gerçekleştiği, düşüncelerinizin daha hızlı hayata geçtiği bir yıl olacak. Oradaysanız endişelenmenize gerek yok.

Bazen ilerleyemediğimiz düşüncesinde kapılıyoruz. Bazı insanların görüleri açıktır, bazıları empatisi çok açıktır, her şeyi hissederler. Bazı insanlar çok iyi kanallık yaparlar. Bazı insanlar bu Dünya üzerinde güzellikleri çok iyi açığa çıkarırlar. Burada özellikle tavsiyem her zaman şunu söylüyorum; saflaşmayı ne kadar dikkate alırsak o kadar bilinç açılıyor. Çünkü saflaşacağımız şeyler 3-5 tane değil. Orada bir dağ var, üzerinde durduğumuzda alt tarafındaki şeyleri göremeyebiliyoruz. Kaldırdıkça altında daha fazla şey görüyoruz. Onları kaldırdıkça perdeler açılmaya başlayacak. Tavsiyem, saflaşma yolculuğuna devam edin. Hiçbir duygunuzu bu küçüktü, bu büyüktü vs demeyin. Bu öfke kalsın ya demeyin. Endişe beni çok da aşağıya çekmiyor demeyin. En küçük, gözünüze görünmeyecek bir duyguyu, bir bakışı bile yakalayın kendinizde. Yüzeyde olan hislerin ötesinde hareket ediyorsunuz mesela, bir arkadaşınız bir şey söylediğinde sizde bir şey oluyor. Eliniz oynuyor, oradaki bütün duygulara dikkat edin, kendiniz okuyun. Bunlar kalktıkça zaten perdeler kalkıyor.

Tutunmadıkça hafifleyebilir ve yükselebiliriz;

Bir balık gibi düşünürsem kendimi, suyun içinde yüzerken o suyu yutmamak. O suyun içinde süzülmek. Suyu yutsan da içinde tutmamak, hemen tükürmek. Bu sürekli olarak, kas geliştirmek gibi; bedenin alışmış olduğu bir sistem var. Sürekli olarak açığa çıkan duyguya tutunmak, onu almak, büyütmek, içine girmek, ağlamak, sızlamak, değersiz hissetmek; artık neyse o, ama bu bizim alışmış olduğumuz ritim. Burada ne var? Tutunmamak, hemen bırakmak. Bunu yapa yapa kaslara, bedene oturtacağız. Her içine girdiğimizde oradan çıkmayı hatırlamak, tutmamak ve bırakmak. Bu geldi ardından. Nasıl oturacak? Tekrar ede ede. Nasıl o duyguyu bu zamana kadar getirene, güçlendirene kadar milyon kere tekrarladıysak şimdi buna geçmek. Ustalar çok hafif, yükselmekten bahsediyor, onun için hafif olmak gerekiyor. Tuttuğumuz şeylerle ağırlaşıyoruz. Su elementi maddi bir kavram, maddeye tutunmuş oluyoruz. Ağırlaşıp aşağıya çekiyoruz kendimizi. Bunlara tutunmadıkça hafifleyebilir ve yükselebiliriz.

Suyun içinde balık ama aldığını bırakıyor. Balık eğer suyun içinde suyu tutsaydı o zaman boğulurdu. İşte buradan duyguları tutmamanın ne demek olduğunu kavrıyorsunuz. Hem suyun içindesiniz, o duygu deryasının içindesiniz ama tutmuyorsunuz. Buradan geliyor burada çıkıyor. Ve balığın yaptığı gibi. Yani bir balıksanız illada duyguların içinde gömülmeniz gerekmiyor. Akrep daha derindir bu arada. Balık biraz daha iniş çıkışlıdır. Akrebin duyguları çok daha aşağıdadır. Suyun çok derinlerine iner. Derin sulardır akrep. İkisini de beraber tutuyorsunuz illaha orada durmak zorunda değilsiniz. Tutunmamak çok önemli.

Merkezde kalmanın yöntemi;
O duyu geldi sadece izleme haline geçmek. Bunu ilk fark ettiğinizde bunu sürdürmek belki az kolay olabilir. Bir duygu geldiğinde merkezde kalacağız, nasıl o duygunun içine değil de sadece duyguyu izleyip belki farkına varacağız? Duygunun etkisini varlığımızda yaşamayacağız? Merkezde kalmanın yolu işte daima kalpte kalmak bunun yöntemlerinden biri. O zaman bir duygu geldiğinde kalbinize doğru nefes almaya başlayın hemen. Hemen, kalpten nefes alma kalpten nefes verme. Duyunun dışına çıktıktan sonra oturup çalışabilirsiniz artık. Duygunun içine girmediniz, sadece gözlemlediniz, baktınız, aldınız heybenize notunuzu, sonra haydi bunun üzerine çalışalım diyebilirsiniz. Artık o duygunun sadece izleyenisiniz.

Burada 4 rakamının önemini söylüyorum, sarsılmazlık!

Balık olsanız da akrep olsanız da koç, oğlak, aslan olsanız da bir Simyacının sarsılmazlığı sizi oradan çıkarır. Sarsılmazlık deyince benim aklıma hep 4 rakamı geliyor. Çünkü 4 kare gibi. Yani 4 düzen, süreç aynı zamanda sabır, eminlik. 4 nedir bir duvar gibidir, yapısı, duvar gibi sarsılmazdır. Gerçek bir 4 olduğunda, çünkü emindir. Yaşamın olayları onu sarsmaz. Durumlara göre yalpalanmaz. 4 gerçekleştirirse bunu nasıl başarıyor? 4 kare, 4 mevsim, 4 Peygamber, 4 Melek, 4 yön. Kalbin 4 odası, bunlar sarsılmaz bilgiler. Şeriat, tarikat, hakikat, marifet. Düzen bu, süreç bu, tekamülün süreci bu. Tekamülün aşamaları 4. Bu yoldan herkes geçiyor. Sürecin keyfini çıkarmak, sarsılmazlığın ana koşulu. Ne zaman sarsılıyoruz “Off ya yine mi karşıma çıktı bu duygu?” bunu söylediğiniz anda düştünüz, bitti. Ne zaman sarsılmaz oluyorsunuz? “Evet bir şey daha yakaladım” işte bu! O zaman sarsılmıyorsunuz, duygunun içine girmediniz, sadece baktınız o duyguya. O duyguya girdiğiniz anda suçluluk hissetmiyorsunuz.

4’ün hikmetini kullanın.Tablonuzda 4 olmayabilir ama sonuç olarak yetenek. O yeteneği varlığınızda açığa çıkarabilirsiniz. İlahla tablonuzda olmasına gerek yok. Ben orada 4’ün özelliğini kullanmanızı istiyorum, ne o? Eminlik. Ben bu yolun içindeyim, yoldayım zaten. Amacım ölümsüzlük mü ya da magnum opus mu, o gerçekleşecek zaten. Düşünebiliyorsam gerçekleşecektir. Tamam o zaman yolun keyfini çıkarıyorum. Bakın eminlik.

Sarsılmazlığı sağlayan bir yolun keyfini çıkarmak; iki eminlik. Üç teslimiyet. Yani sürecin içerisinde bir şey geldiğinde evet bu benim yükselmem için, bunu dışında hiçbir yorum yapmamak. Her şeyi oraya bağlamak. Duyguyla, öfkeyle karşılaştınız, ölümsüzlüğe bir adım daha yaklaştım deyin. Bir suçluluk duygunuzu yakaladınız, suyun üzerinde yürümeye bir adım daha yakınım deyin. Bu her şeyi oraya bağlamak, işte bu eminlik. Ne zaman sarsılıyorsunuz? Şunu söylediğinizde; “Off ya ben ölümsüz olacağım diyorum hem de bu duygular geliyor, bunlarla uğraşıyorum” diyorsunuz. Ne zaman sarsılmıyorsunuz? İşte ben şu anda gerçek hedefime bir adım daha yaklaşıyorum” 4’ün tavrı bu. 4 köşeli, sınırlı aynı zamanda. 4 üslup, usül demek. Şimdi siz bu Dünya’ya gelip “Ben şeriattan, tarikattan geçmek istemiyorum. Ben hakikatten, marifetten başlayayım diyemezsiniz. Katı bedendesiniz çünkü. Bu yolculuktan geçmek zorunluluk değil, sizin bedenden çıkma usulünüz. Bunu bir zorunluluk olarak görebilirsiniz “Off ya şimdi ben şeriattan oradan tarikata geçeceğim, marifete geçeceğim, hakikate geçeceğim. Ya bunun bir kısa yolu yok mu?” Bedenden çıkmanın bir usulü var. Zorunluluk olarak bakarsanız sarsılıyorsunuz.

Arabanıza bindiğinizde gaza basınca çalışmıyor.  Bir usulü var. Arabaya biniyorsunuz, marşa basıyorsunuz, sonra vitese takıyorsunuz, el frenini indiriyorsunuz, gaza basıyorsunuz. Usulü var. Arabaya bindim haydi gitsin, ha böyle arabalar da var; sonuç olarak onların da usulü var. Kendiliğinden gitse bile usulü var.

4 usulleri kabul etmek demek. Usullerin bizi sınırlamadığını, yolculuğumuzu uzatmadığını, tam tersine usullerin yolculuğu kısalttığını kavrayabilmek.  Ben saflaşmadan yapayım, geçmeyeyim oralardan.Başka bir yol olsa. Var, binlerce yol var. Ama yine saflaşmaya geliyor, yine duyguları bırakacaksın. Seni sıkıştıran duygular senin yolunu tıkayacak er ya da geç. Görüyoruz ki yeni gelen Simya gruplarımızı da izliyorsunuzdur. Saflaşmayı yapan gruplar ile saflaşmayı yapmayan grupları çok iyi ayırt edebiliyorsunuz. İlerlemelerinden, konuşmalarından, yaşadığı şeyler. Bu ne? Bu bir sınırlama değil.

4 disiplin demek, yol demek. Disiplin sınırlanmak anlamına gelmiyor ki. Öyle algılıyoruz biz disiplini. Disciple’den geliyor disiplin, mürit demek. Ustalık yolculuğunda olan yani derviş demek. Disiplin yola sadakat demek. Nasıl ki sabrı yanlış anlıyoruz, eskiden katlanmak olarak algılıyorduk. Şimdi anlamı değişti, yolun keyfini çıkarmak. Disiplin de sınırlanmak, zora sokmak, sürekli kendimizi bir şey yapmak için sıkıştırmak gibi geliyor. Hayır disiplin yola sadakat demek.

Sarsılmazlığın ilkelerini söylüyorum size; yolun keyfini çıkarmak, sürecin güzelliklerini onurlandırmak, kalp nefesine odaklanmak, eminlik, teslimiyet. Bunların hepsi 4’ün konusu. Yani merkezde kalmak istiyorsanız 4 gibi davranın. Düştüğünüz anda 4’ü hatırlayın. Sarsılmaz olmalı, ilkeleri de bunlar.

Kurs Resmi

Kurs Önizlemeleri​

5/5
5/5

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir