FBI Ajanları Beden Dilini Nasıl Okuyor? (BEDEN DİLİ VİDEOLARI) Kişisel Gelişim Videoları

FBI-Ajanları-Beden-Dilini-Nasıl-Okuyor-BEDEN-DİLİ-VİDEOLARI-Kişisel-Gelişim-Videoları

Joe Navarro, 25 yıldır FBI ‘ da özel ajan olarak çalışıyor. Görevi casusları açığa çıkarmak ve yakalamak, kariyerinin büyük bir bölümünü ABD ulusal güvenlik bölümünde geçirmiştir.

Özel yeteneği ise casusları bulup daha sonra onların akıllarına girerek kafa karışıklığı yaratıp her şeyi itiraf ettirerek etkisiz hale getirmektir. Jeo Navarro güvenliğin sözsüz iletişime dayalı olduğunu ve iyi bir gözlemle iyi bir eğitim almış casusun dahi kendisini ele verebileceğini söylemektedir. JEO NAVARRO beden dili ilgili yazdığı kitap ABD ‘ de talep görmüş ve anlatılanlar beden dili piyasasını değiştirmiştir.  Bu Pazar ki  videomuz’ da  Jeo Navarro ‘ nun FBI tarafından kullanılan ve dikkat edilen beden dili ilkelerini, özelliklerini anlatacağım.

Halk arasında çok sayıda mitler ve yanlış anlamalar vardır.  Özellikle piyasada bulunan birçok beden dili kitabı hatalı ve yanlış mitleri içinde barındırmaktadır.

Şöyle ki beden dili, harf alfabesi veya konuşma sözcükleri gibi değildir. Yani A olarak yazılan bir şey A olarak harf alfabesinde okunuyor olması, kolları bağlıyorsa iletişime kapalıdır demek doğru değildir. Çünkü beden dili harf alfabesi gibi işlemez bir bütündür ve bütünsel olarak bakılması gerekmektedir. Sadece kollarını kapatıyor diye iletişimden kaçıyor denemez. Peki ya diğer beden dili hareketleri ne anlatıyor.

Eğer karşınızdaki biri kollarını kavuşturuyorsa bu durumun iletişim kapalı olduğu ve engelleyici bir davranış olduğu varsayımını duymuşsunuzdur. Bu varsayım tamamen yanlıştır. Bu durum aslında insanın kendisine yaklaşmasıdır. Sinema da film izlerken kollarını bağlayıp izleyebilirsiniz veya dışarıda birini beklerken bu davranışı görebilirsiniz. Bu durum düşünürken de kullanılmaktadır. Birine bir şey dediğinizde o kişinin düşünme biçimi kendi kendine dönüp o söyleneni sorgulaması anlamı da taşır.

FBI ‘ da bu hareket aslında kişinin sorgudayken bir sözü enine boyuna düşündüğünü gösterir. Kendi kendine artıları veya eksilerini hesaplayıp kendi muhakemesini yapması anlamına da gelir. Ancak ilginç olan şey ise bu davranışın insanların genellikle toplum içinde yapılıyor olmasıdır. Bu durum bize şunu göstermektedir ki insanlar toplum içerisinde kendisine yaklaşmak, odaklanmak için kendisine sarılmak istediğinde de bu hareketi yapmaktadır. Böylece o toplum içerisinde yalnız kalmış sıkılmış ise kendisine döndüğünü ve kendisiyle konuştuğunu bu beden dilinden anlayabiliriz. Dolayısıyla kolların kapatılmış olması o kişinin iletişime kapalı diye varsayımını yapmakta tek başına kullanılamaz.

Ayrıca biriyle iletişim kurarken gözlerini sizden kaçırıyorsa o kişi yalan söylüyordur söylemi tamamıyla bir saçmalıktır. Oysa insanlar herhangi bir bilgiyi işlerken veya söylenenler hakkında düşünürken belli şekillerde bakarak bu işlemi yaparlar. Dolayısıyla birinin gözlerini sizden kaçırması sizi aldattığı veya yalan söylediği anlamına gelmez.

Bilgiyi işlediği ve düşündüğü anlamına gelir. İnsanlar düşünürken, hayal kurarken, konuşma öncesi, muhakeme yaparken, duygulanırken farklı göz hareketleri yapar. İnsanoğlu robot değil ki bir odağa bakarak düşünüp, işleyip, konuşabilsin. Her bir eylem farklı bir beden dili ve göz işlemine sahiptir. Zaten bu nedenle beden dili ön plana çıkmış ve üzerinde araştırmalar yapılan bir alan olmuştur.

Bir diğer mit ise biri burnuna dokunuyor, ağzını kapatıyor, boğazına dokunuyorsa yalan söylüyordur palavrası. Bilimsel olarak kanıtlanmıştır ki insanlar rahatlamak içinde bu davranışı yapıyor veya bir baskıyla karşı karşıya kaldıklarında da kendilerini rahatlatmak için bu eylemlere normalde de başvuruyor. Bu durum tek başına bu harekete bakarak kişinin yalan söylediği varsayımı ilan edilemez.

FBI ‘ da bir casusun izini sürüyorduk, casus çok profesyonel ve ABD insanın davranışlarını çok iyi biliyordu. Ancak bir çiçekçiye girip bir çiçek aldı ve çıktı. Bu durum kameralara yansıdı. İlk baktığımızda bunun normal olduğu görünüyordu. Çiçekçiden çiçek alan bir adam olduğunu ve bunda ne var dediğimiz oldu. Ancak daha sonra dikkatle bakıp videoyu yavaşlattığımızda adam aldıkları çiçekleri stoktan tutuğunu ve stoktan tutuktan sonra aşağıya çevirerek yoluna devam ettiğini gördük. Normalde Amerikalılar aldıkları çiçeklerin zarar görmemesi için stoktan tutarak taşırlar. 

Doğu Avrupa ülkelerinde de bu durum böyledir. Ancak çiçeğin aşağı doğru çevrilmesi çiçeklerin zarar görmesinin önemi olmadığını gösterdi. Bu durum üzerine adam yakalandı ve soruşturma odasında casus musun? Diye soruldu ve ilginçtir ki itiraf etti. 25 yıllık kariyerimde bu kadar kolay itiraf eden birini görmemiştim. Genellikle reddeder ve zorluk çıkarırlardı. Bu kişi bilmem gereken her şeyi anlattığı. Ancak sonrasında aslında çiçekle işi olmadığını anladık. Bu durumda neden çiçek aldığını sorduk. O kişi bize benim casus olduğumu nasıl fark ettiğimizi sordu. 

Çiçeklerden dediğimizde ise gülerek fark edeceğinizi biliyordum dedim. Görüldüğü üzere biz aslında onu yakaladığımızı düşündüğümüz de o aslında bizi yakalamıştı. Çünkü bizim bir varsayıma göre hareket edeceğimizi tahmin etmişti. Ve bizde o varsayıma odaklanmıştık ve diğer ipuçlarını görmek istemedik. Dolayısıyla burnuna dokunan ağzını kapatmaya çalışan kişiler de de benzer durumlar yaşanır. Bir insan sizinle konuşurken burnuna dokunuyorsa yalan söylüyor varsayımını yaparsanız yanılırsınız.

Bu gibi durumlarda FBI varsayımlara değil, davranışlara bakılır oysa vücudun tamamının biyografisi çıkarılır. Şöyle ki önce saçlarına bakarız, saçları sağlıklı görünüyor, bakımlı mı, kesimi nasıl gibi…  saçlar zaten çok şeyi anlatır, sonra gözlerine bakarım kırmızı olmuş mu, yeterince uyumuş mu uyumamış mı diye, ardından alnına bakarım. Alın bize çok şey anlatır. Stres, öfke, üzüntü, korku, neşe ve gülümseme gibi duyguların her biri alındaki kırışıklıklardan anlayabilirsiniz. Bu kişinin karakteri hakkında bize bilgiler verir. O karaktere sahip olan insanın nasıl davranılacağı hakkında bilgiler verir. Mesela öfkeli, gergin bir karaktere sahip birinin sürekli olarak her şeyde gülmesi veya gülümsemesi o kişinin karakterine uygun bir davranış olmadığını bize anlatır. Bu durumda burada bir anormallik olduğu anlaşılabilir. Ayrıca iki kaş arasındaki bölge ise bize en çok ipucu veren yerdir.

İnsanlar hoşlanmadığı bir durumda ne yapar? Tavşan dudaklar, dudak bükme vs gibi hareketler var ise hoşlanılmayan bir durum olduğunu söylersiniz. Ancak yanılırsınız. Biz bunun için;

Rahatsız eden bir şey olduğunda dudakları sıkıştırma eğilimine sahip olduğumuzda dudakları sıkıştırma gözlemini buluruz, daha sonra alt çenenin erimesi ve alt çeneyi emmeyi gibi gözlemlerle birleştiririz. Ayrıca can sıkıcı durumda boyna bakarım boyun bir yana yatıyor mu, kafa eğimi düzeldiğinde omuzlara bakarım iki omuz yukarı kalkıyor mu her iki omuzun yukarı kalkması gerekiyor, sonra ellere bakarım, insanı rahatsız eden bir durum olduğunda parmakları sertleştirir veya birbirine kenetler ve onları birbirine geçirip ileri geri hareket ettiririz. Bu davranışların ufak ve yavaş olması da mümkündür.

Tabi bunların yanında can sıkıcı bir durum olduğunda ellerimizi kalçalarımıza koyma eğiliminde sahip olabilir ve bu durumda da bölgesel hale geliriz. Bu davranış tabi ki sırta konan el davranışı ile karıştırılmamalıdır. Birbirlerine benzerler lakin farklı şeylerin göstergesidir. Bele baktıktan sonra bir havalandırma davranışı ararım. Erkekler genelde enseden havalandırma yapma eğilimdedirler. Sonra bacaklara bakarım bacakları sakinleştirmek için bir sürtme olup olmadığını görmek için ardından ayak hareketlerine bakarım.

Tüm bu sözsüz sözcükleri incelediğimizde asıl mesele yargıda bulunmak değildir, o anda o kişinin bize ne ilettiğini değerlendirmektir. Bu durumda tüm bunlara sahipse bu kişi hoşlanma demek bir yargıdır. Ancak tüm bunları topladığımızda bu kişi hoşlanmadığı bir durum içerisinde kendisini hissediyor, demek bize iletilen şeydir. Yani kendimize göre değil kişiye göre düşünmeliyiz.

Aslında her birimizin yaptığı davranışlar, giyim tarzı ve daha nice hareket aslında etrafa bizimle ilgili bir şeyler iletiyor ve gönderiyor. İşe nasıl gittiğimiz, yolda nasıl yürüdüğümüz, sokakta yürürken duruşunu en ince ayrıntısına kadar davranış farklılıkları, kaldırım içinde mi dışından mı yürüdüğü, göz kırpa oranı, sık sık saatine bakıyor mu, bir insanın göz kırma hızının dakika da yaklaşık 7-8 kez olduğunu bildiğiniz birinin 10 – 12 kez yapması normal değildir, tüm bunlar o kişi farkında olmadan bizlere bir şeyleri iletmektedir.

El Sıkışma

El sıkışma davranışı özellikle doğu ülkelerinde önemlidir. Bu sayede aslında karşıdaki kişiyle ilk iletişim ve iletim detayları alınır. Sert tokalaşma, daha yumuşak tokalaşma, tokalaşma şekli o kişi hakkında karşıdaki kişiye ve beden dili uzmanına bilgiler verir. Hiçbir insan ilk tanıştığı bir insanla samimi olup yakın mesafeden sarılıp tokalaşma eğilimi göstermez. Eğer daha öncede tanışmıyor veya samimiyet yok ise uzak mesafeden toklaşılır. Bu da ilk tanışmaları olduğu veya samimi olmadıkları mesajı verir. 

Tokalaşma sonrası kişilerin birbirine mesafesi aslında kişilerin birebiriyle yakınlığını gösterir. Ancak bu durumun içerisinde üçüncü bir şahıs olarak girip mesafe kavramlarını değiştirdiğimiz de ‘ yani kişiye biraz uzak durur musunuz denildiğinde’ bu durumda kişiler üçüncü kişinin etkisi ve uyumu nedeniyle mesafeyi artırırlar. Üçüncü kişi gittiğinde ise kişiler bu durum onların zihninde yer edindiğinden bir süre uzak kalma eğilimlerini sürdürürler. Eğer bu kişiler samimi ve yakın arkadaş ise aralarındaki mesafe kolay kolay açılmaz aksine daha da yakınlaşma eğilimi gösterir. 

Bu sayede birbirlerine güvenerek, birlikte mücadele etme eğilimindedirler. Eğer bu kişiler yakın veya samimi değillerse aralarında mesafe artmasının yanında üçüncü kişinin gitmesi sonrasında ise huzursuzluk başlar ve el ayaklar hareket etmeye başlar bunun sebebi o kişilerin üzerinde baskı oluşturulmasıdır. Bu baskı nedeniyle sağlıklı bir iletim gerçekleştiremezler. Bunu FBI sık sık yapar bu sayede hem o kişilerin yakınlıkları anlaşılır hemde dikkatlerinin dağılması sağlanır.  Bu sayede soruşturma daha sağlıklı ve varsayımlara dayalı olarak ilerlemez, hata yapma olasılığı da azalır.

Beden dilinde gözlem her şeydir, ufak detaylar büyük sonuçlar doğurur. Ancak bütünsel olarak desteklenmeyen bir hareket önem arz etmez. İnsanoğlu tek taraflı, belli eylemleri yapan tek tip canlı türü değildir. Yaşanmışlık, sosyo ekonomik düzey, yetişme tarzı, inançları, kültürleri onun davranışları ve düşüncesinde etkili olur. Bu nedenle beden dili bütünsel bakışla değerlendirilerek okunur.

FBI ajanları beden dili ile ilgili çalışmalarından ufak bir kısmı bu şekildeydi. Umarım beğenirsiniz, kişisel gelişim bilgileri ve kişisel gelişim videosu devamı gelmesi için bizlere destek olabilirsiniz. Bir sonraki kişisel gelişim yazıları veya kişisel gelişim bilgileri aracılığıyla görüşmek dileğiyle …

Bilalhan Çağatay

Kitaplarıma ulaşmak için TIKLAYINIZ.

Yazının video halini izlemek için aşağıdaki videodan izleyebilirsiniz;

Şu yazılarda hoşunuza gidebilir...

Bir Cevap Yazın