İkinci Hayat; EŞ, Aşk Nerde?

Sosyal medyada paylaş

İkinci Hayat; EŞ, Aşk Nerde?

Bir insanın hayatındaki en önemli şey nedir? Düşününüz, Düşününüz binlerce şey buluruz. Ancak asıl önemli şey ise ikinci hayattır. Bu ikinci hayat denilen şey ölümden sonra tekrar dirilip yaşamaya başlamak demek değildir. Peki, o zaman bu da ne şimdi diyeceksiniz. 

Evlenmeden önce ve evlendikten sonra olmak üzere insan hayatı iki temel yaşam üzerine kurulmuştur. İşte buradan da anlaşılacağı üzere insan hayatının yaşamında milat olarak kabul edilen yeni yaşama ise eşli yaşam denir. Bu da demek oluyor ki en önemli şey eştir. 

Kaderin Birleştiği Eş

Kaderinin birleştiği eşin bundan sonraki hayatının en yakın arkadaşı, dostu, sırdaşın oluverir ve ailen o olur artık. Her gün ya ağlarsın ya gülersin ya da ölürsün… Dünya bir yarış ve bu yarışı önde kapatıp düzenli bir hayata sahip olmak iyi eşten geçer. Eşiniz güvenilmez, yalan söyleyen, kaba saba ise ince düşünceli değilse işte o hayat senin zindanın. Eş; güvenilir, sevgi dolu ise, yardım eden, sorumlu ve ilgili biri ise işte hayat sana cennet olur. 

Bu dünyada cenneti yaşatan da cehennemi yaşatan da eş ve kendinden başkası değildir. Nitekim hayata ikinci bir başlangıç yaparsın ve iyi bir eş hayata 1 – 0 önde devam edersin. Başarıyı sağlarsın ve birçok şeyi de birlikte aşarsınız. 

Yıllar Sonra: İlişki Anlamak

Yıllar yıllı ömrünün sonuna gelmiş ve ölüm döşeğinde olan zengin bir adamın canını almaya azrail gelir. Azrail adama görünür ve adama “artık ömrünün sonuna geldin insanoğlu canını almaya geldim.” der. Adam; Azrail’e “Ama daha hayallerim vardı yapmam gerekenler vardı. Yok mu bunun bir yolu yaşamaya devam etmek istiyorum.” diye sorar. Azrail; “vardır elbet akşama kadar senin yerine seve seve canını verecek birini bulursan o zaman ölmezsin senin yerine o ölür ve sen hayallerini gerçekleştirmek üzere yaşamaya devam edersin.” der. Adam hemen hasta yatağından kalkar ve işe koyulur. Hemen babasının yanına gider ve babasına olan biteni anlatır. Daha sonra baba; “benim yerime canını verir misin diye sorar.” Babası; “oğul sen dünyaya geldiğinden beri çok çalıştım yoruldum bıktım şimdi emekliyim ve kendime zaman ayıracağım kusura bakma” diyerek oğlunu yanından güzel bir dille gönderir. Adam bu sefer annesinin yanına gider ve annesine  yine olan biteni anlatıp aynı soruyu sorar. Annesi; “oğlum ölmene dayanamam ama senin yerine de ölemem” diyerek nazikçe ve üzgün bir şekilde oğlunu yanında gönderir.

Adam dostlarına arkadaşlarına akrabalarına herkese aynı soruyu sorar ancak kimse onun yerine ölmek istemez. Her seferinde eli boş döner. Artık Azrail’in verdiği zaman dolmak üzeriyken adamın eşi kocasının üzgün olduğunu hemen fark eder. Bunun üzerine eşi adama sorar “Bey neyin var, çok üzgün görünüyorsun” der. Adam umutsuz bir şekilde olanı biteni anlatır. Hanımı hemen ayağa kalkar ve adama; “Azrail benim canımı senin yerine alsın o zaman” der. “Senin ölümüne ben dayanamam, sen ölme sen çocuklara bakarsın, ben senin yerine seve seve canımı verebilirim bey” der.

Adam duygulanır ve bunu asla kabul etmeyeceğini söyler. Onlar tartışmaya dursun Azrail gelir. Adama, “böyle eşin olduğu için şanslısın, birçok eş ilk fırsata eşini terk eder veya sadece üzülmekle yetinir bir süre sonra da gidip başkası ile birlikte olur unutur” der. Böyle bir eşe sahip olmak sana cenneti bahşettirir ve senin de daha yapman gerekenler olduğu da düşünülürse senin cennetinde burası eşinin yanı bu yüzden senin yerine ölmesi için yanlarına gittiğin insanların canını alıp sana ve eşine veriyorum” der.  

Şanslı, Evlilik ve Aşk

Onlar çok şanslıydı. Çünkü aşkı ve sevgiyi bulmuşlardır. Şimdi bu aşklar hangi mitolojik dağın arkasında veya altında saklı… Dünya da kaldı mı? Yoksa dünyayı terk edeli çok mu oldu? Aşk dediğin şey sadece üç harfli ütopya mı? Tüm insanlığa sorsan sonsuz aşk var derler. Peki sonsuz aşkı var da; kaçı mutlu, kaçına fırsat verilirse tekrardan aynı kişiyle evlenir, kaçı birinin yerine seve seve canını verir? 

Tüm bunlara rağmen böyle bir aşk bulduysan işte ender insanlardan birisin demek ve çok şanslısın demektir. İşte o zaman o eli sımsıkı tut ve bırakma. 

Profesyonel Yaşam & İlişki Koçu ve Eğitmeni

Bilalhan ÇAĞATAY

Şu yazılarda hoşunuza gidebilir...

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: