Satsang-Usta ile Sohbetler

Satsang-Usta ile Sohbetler

Satsang-Usta ile sohbetler (Stabilizasyon, Solve/Zihne isim verme yöntemi)

Stabil Kalmak – Merkezinde olmak
Deniz feneriyseniz, gemiler bir şekilde size yanaşacak. Enerjisi düşük insanlar size gönderilecekler. İnsanların o ışığınızı kendi ışıklarını parlatmaları için kullanmaları, bu çalışmanın stabilizasyon etkilerinden biri. Merkezinde kalmak çok şey sağlıyor. Birincisi; stabil olmaya niyet ettiğimizde, ufak ufak olayların olması, ne kadar stabil kaldığımızı test etme yöntemi.

Her şey yolundayken stabil kalmak kolay. Problemle karşılaştığımızda da stabil kalabiliyorsak, o zaman güçlü bir stabilitemiz vardır.

Stabilite; dünyanın üç boyut dualite matriksinden çıkmak. Etkiye tepki mekanizmasının dışına çıkmak. 3. Boyutun temel özelliği; Newton yasalarına göre çalışması; yani etkiye tepki. Sistem size şunu öneriyor; bu matriksten çık. Dış uyaranlara tepki veren değil, dış uyaranları dönüştüren simyacı ol. Stabilizasyonun mucizevi dönüştürücü etkisi var. Matriksin dışına çıktığınızda, aslında artık sihir yaratıyorsunuz. Stabilizasyonun güzelliklerinden biri de; siz şifa yapmaya çalışmadan şifalandırıyorsunuz. Sadece ışığınız yapıyor işi ve siz de izliyorsunuz, elinizi ekstradan koymaya gerek kalmıyor. 

SOLVE (çöz) ve GUALGULA (birleştir) – Simya Yöntemler

Solve aşaması, simyacının metali altına çevirirkenki aşamalarından biri. Bir şeyi birleştirmek için önce ayrıştırmanız gerekiyor.  Zihninize bir isim verin. Mesela siz ve zihniniz oluyor. Kafanızda sürekli dolaşan/konuşan zihin var. Yapamazsın, sana mı kalmış? Gibi. Özünüzden sizi uzaklaştıran bir ses var. Bilincinizde sürekli konuşan zihni öncelikle bir ayırın. Ona isim verin. Zihin konuşuyor. Konuşan şey siz değil, öz değil. Önce ayrım yapmalı. Bizim öz ile yakın olan, uzak olan kısımlarımız var, önce ayrıştırmalı. Mesela benim zihnime Osman adını verdim; Direkt sorun Osmancım hayırdır? Osmancım teşekkür ediyorum. Bana eski seçtiğimi hatırlattığını için. Ben artık Öz’ün diliyle yaşıyorum, ihtiyacım olan bana gelecek. Sen de programını ona göre değiştir. Bu ayrım başta şizofrenik gibi görünüyor. Zihin bağırıp çağırıyor. Dur, programım artık bu değil diyoruz. Ben ebedi olduğumu düşünüyorum. Ben sonsuzluğun parçasıyım, sen de programını ona göre değiştir.

Solve yöntemi – zihne isim verme

Metali altına çevirirken de önce bütün parçalarına/elementlerine ayırıp sonra tekrar birleştiriyoruz. Tekliği açığa çıkarırken.

Zihin çok aktifse ona isim verin. Yapamazsın, edemezsin dediğinde ona deklarasyon yapın. Konuşmaya devam etmiyor. Hasbel kader ağzımdan negatif sözcük çıktığında zihnim Ayşe, hani birlik ve sevgi bilinci, 5. Boyut? Nedir? diyor. Çünkü ben programı değiştirdim. Zihnim bu sefer ağzımdan sonsuzluk haricinde laf çıkarsa uyarmaya başlıyor. Başlangıçta size çelme taktığını düşündüğünüz beyin, en büyük müttefikiniz oluyor. Auroboros’u oluşturmak için öncelikle ayrıştır, sonra birleştir. 

Düşüncelerde saflaşmanın sadece alını değil, tepe çakrayı da güçlendirdiği malumdur. Düşüncelerde saflaşma alın çakrada odaklanmayı güçlendiriyor, lazer gibi bir odağınız olur, imajinasyonunuz güçlenir. Düşüncelerde saflaşma aynı zamanda kafanızdaki karışık düşünceleri temizliyor. Dolayısıyla bu saflaşma egzersizleri alına çalıştığı kadar tepeye de çalışır. 

Kurs Resmi

5/5
5/5

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir