Yeni Bilinçte Tam Bağlantı

Yeni Bilinçte Tam Bağlantı

Yaşam amacını bulmuş olanlar

Kaynak’la bağlantının tam olması için, sağlamlaştırmak için ne yapmalı? 

İnşa süreci içinde olduğumuz bir süreç. Eski enerjide başka şeyler yapıyorduk, yeni titreşime uymuyor. Eski enerjide titreşiminize uyan işteydiniz. Sistem sizi orada tutuyordu, insanlara hizmet ediyordunuz. Eski yaptıklarınızın titreşimi size uymadığında, yeni şey inşa etmek için sizi o işten uzaklaştırıyor. Eski işler yok olmuyor, şekil değiştiriyor, yeni bilinçte örneğin ekonomi, fizyoterapi gibi uygulamaya başlıyorsunuz. Eskilerin artık yeni bilincinize uyumlanması gerekiyor. 

Yeni inşa için, gerçekten neyi arzuladığımızı gözlemlemeniz gerekiyor. İşinizden ne kadar memnunsunuz, titreşiminiz öyle yükseliyor. 

Yeni çocuklar, gerçekten sevmedikleri işleri yapmıyorlar. Çünkü yeni çocuklar, yeni bilinci anlatıyorlar. Kristaller, Elmas Kristal, Gökkuşağı çocukları.

Sizin keyif almadığınız bir şeyde dünyaya hizmet etme imkanınız yok. Muhasebe işi bile olsa, insanlar bu işleri sevebilir. Ütü yapmayı, yemek yapmayı sevenler var.

Yeni Bilinçte Keyifle 

Yeni bilinçte şu var: Sizin artı değeriniz, bir şeyi ne kadar keyifle yaptığınızla belirleniyor. Ne kadar kazandığınızla, işin garanti olmasıyla değil.

Politik sistemdeki sarsılmalarla, bu dönem içinde pek çok insan title’ını kaybetti. Darbeden, dosyalardan dolayı. Bunun da arkasında güzellik var: kimliklerine tutunuyorlardı, bundan başka bir şey yapamam diyorlardı, garanti görüyorlardı memuriyeti. Sistem çelme takıyor, senin potansiyelin başka yerde diyor. 

Bir şey yapmak sizi yükseltmeli . İşinize bir zaman ayırıyorsunuz. Ya işinizde, şu anda yaptığınız şeyde keyif almayı öğrenmelisiniz ya da keyif alacağınız bir iş yapmalısınız. 

“Ben gerçekten neyi yaparken ruhum şarkı söylüyor?” “Neyi yaparken ruhum dans ediyor?” Bu belki yıllardır sormadığınız sorular. Keşfetmiş oluyorsunuz.

Benim işim yazarlık deyip ona iş tanımı koyunca “rahatsızlık” duyuyorum. İnsanlar çok yoruluyorsun diyor. İş yapmıyorum. Yaparken titreşimim yüksek oluyor, bağlantıda kalıyorum. 

Günde ne kadar çalışma yaparsam, o kadar bağlantıdayım demek. Bu beni sürekli Kaynak’la, kendi hakikatimle bağlantıda tutuyor, ayrıca çalışma yapmama gerek kalmıyor. Ben de sistemle bağlantı kurup oradan yeni bilgiler alıyorum. 

Ruhu Coşturma Süreci

Ruhu coşturacak şeyi bulmak bir süreç. Bu da aynı zamanda sizin yaşam amacınız. Onlar işlerini para kazanmak için yapmazlar, yaşam amacını bulmuş olanlar. Ana amaç para değildir, kazanırlar da, o gelir zaten.

Yaşam amacını bulmuş olanlar; işlerinde bir yorgunluk hissetmezler. Bu kişiler yapmaktan en fazla mutlu oldukları şeyi yaparlar. Çocukluğunuzdan bu yana yapmaktan en fazla keyif aldığınız şey, yaşam amacınıza en yakın şeydir. 

Neyi yapmaya geldiyseniz, DNA’nızda donanımınız var. Şimdiye dek aldığınız eğitimler boşa gitmiyor, yaşam amacınıza hizmet ediyor.

Burada yaşamak için herhangi bir zorunluluğunuz yok. Hiçbir şey yapmadığınızda da hizmet ediyorsunuz. Daime yüksek frekansta dolaşıyorsunuz, iş yapmıyorsunuz. Bankta sokakta yatarken de mutlu, çöp toplarken de mutlu. Sadece yüksek frekansta olup oturmanız bile bu dünyanın enerjisiniz değiştiriyor. 

Dünya Enerjisi ve Kaos

Bu dünyanın enerjisini tutan üstatlar vardır. Dünyada kaos, nefret, vs var. Düşüncelerin hızlı şekilde realiteye geçtiği bir dönemde olduğumuzu biliyoruz. Bir yandan büyük ayrım, kutuplaşma var. Bu kadar şey olmasına rağmen niye bunun sonuçlarını hızlı şekilde yaşamıyor insanlar? İşte o dünyanın enerjisini tutan güzel kalpli insanlar yüzünden. 

Siz hiçbir zaman boş değilsiniz, bir şey yapıyorsunuz. Yaradan’ın ışığını burada gerçekleştirmek için geldiniz. Yaratmak için. Büyük iş, bütün iş bu. Meslekleriniz küçük işler. Diğer işlerin hepsini büyük iş için yapıyoruz.

Dolayısıyla hiçbir şey yapmak zorunda hissetmeyin kendinizi. Kendinizi zorladığınızda, titreşiminize uygun olmayan alanlara giriyorsunuz. 

İnşa ederken; sadece ışığını yaymak önemli, en yüksek düzeyde. Bir süre boş otursanız da sonra bir şey yapmak isteyeceksiniz. İçsel olarak dürtüleceksiniz.

Dünya senin kurtarmanı beklemiyor. En büyük armağan enerjin. İnsanlara konuşmak, anlatmak da değil, rehberlik de değil. En büyük armağan dünyaya verdiğin titreşim. Rehberlik onun bir parçası. Onların da ışığını yakmak için ön ayak olmak. Onların yanında durmak, ışığı artırmanın ne demek olduğunu bilmelerini sağlamak. Yolda yürümek.

Sürekli Yaradan’la bağlantıda olmak içinse; sürekli mesai harcamak gerekiyor. Hiçbir üstat yata yata üstat olmadı. Her üstat sizin geçtiğiniz yollardan, belki de daha acılı geçti. 

Bir veriyorsunuz 3 geri dönüyor, yaşamınız dönüşüyor sürekli mesai harcadığınızda. Yaşamınız kolaylaşıyor. Her ayırdığınız saniyenin, kendine doğru ayırdığın her saniyenin, en az 10 katı hediyesini alıyorsunuz.

Radyo Dalgası Kanallık

Sistemle bağlantıda olmak bir frekans işi. Onu bir radyo dalgası gibi düşünün. Belirli frekansa geldiğinizde, sizin üzerinizdeki alemlerle titreşiminiz uyumlanıyor. Oralarla iletişim kurmaya başlıyorsunuz. Onların dilinden konuşmaya başlıyorsunuz. Kanallık da bu demek Bağlantıda olup meleklerin, rehberlerin aracılığıyla Yaradan diliyle konuşuyorsunuz.

İlk kanallıklar, Ra Bilgileri diye kitap var. Orada derin trasa girmesi gerekiyordu kişinin kanallık yapabilmesi için. Bedenini de tesim ediyordu gelen varlığa. Varlık çıktıktan sonra 2-3 gün bir şey yapamıyorlardı. 

Şimdi öyle değil. İnsanların titreşimi yükseldiğinde, bedenini bırakmadan, normal konuşarak kanallık yapıyor. 

Kryon, Ramtha kanalları, normal konuşurcasına bilgi aktaıyor. Yeni bilinçte bedeni terk etmek gerekmiyor, kanallık için. Titreşiminizin yüksek olması yeterli.

Çalışmalara olduğu kadar izlemeye de zaman ayırmak önemli. Dışarı çıkın, izleyin. Periyodik çalışıp izlemedikleri için çok fazla ilerlemeyenler var. Kendi içsel yolculuğunuza ve izlemeye zaman ayırmalı.

Biz beden değiliz, bedeni yöneteniz aslında. Bedenin içinde, burada alet, bilinç var, kolu sallıyor. Bir robot içinde biri joystick ile kullanıyor.

Bu yönetmeyi yukarıdan yapıyoruz, bu bilinç içinde değiliz. Buna Fasetlerimiz diyoruz. FASET – görünüş.

Biz burada bir yanda bir şey yaparken aynı anda başka fasetlerimiz, başka alemlerde, başka seviyelerde, başka şeyler yapıyor. 

Fasetlerin Tekleşmesi

Orada yürüyorsa mesela, Fasetin buradaki tekamülünle ilgili sana potansiyellerini, mesela birini gönderiyor. Bir üst Fasetin; Yaradan’ın isimlerini nasıl ifade edebileceğinle ilgili yöntemlere ulaşacağın insanları gönderiyor. Bir şeye merak salmanı sağlıyor. O arzuda o fasetin ona nasıl ulaşacağının bilgilerini veriyor. Bütün fasetlerin farklı seviyelerde, aynı anda hepsi çalışıyor. Bunların hepsi sizsiniz. Yükseliş bu Fasetlerin tekleşmesi. Fasetlerinin hepsi birbirinden haberdarlarsa eğer. YÜKSELİŞ, O FASETLERİN HEPSİNİ GÖRMEK, BİLMEK, ONLARI TEK BİR FASETMİŞ GİBİ KULLANMAK. Bu dünya üzerinde yaşarken çok farklı Fasetlerinle berabersin. 

Fasetlerin üstünde Rab, mutlak var. Bunlar hizalanıyor, tek ses oluyor. Farklı titreşimdeler Fasetler. Sizden yukarıda olduğu gibi aşağıda Fasetleriniz de vardır. Siz de onlara rehberlik yapıyorsunuz, onu bilmeden.

Aynı anda oluyor her şey. Mucizevi bir çalışma dünya üzerinde yaptığımız. 

Bunu bir çalışmayla yapmıyorsunuz, bir an açılıyor. Titreşimi yükseltiyoruz, onun için saflaşma yapıyoruz. İbadet, tefekkür, nefes, teditasyon, ritüeller gibi. Bunların hepsi birleşiyor, bir gün “pat” diye görmeye başlıyorsunuz. 

Şizofren ve Dünya 

Şizofren değilsiniz. Onlar aslında bağlantı kurabiliyor. Ama iki dünya arasında, şizofrenler varlık gördük diyorlar. Öyle bir varlık var bu arada. Fakat o varlıkla yaşadığı şey, bedenini hakimiyeti altına alıyor. Ondan kurtulamıyor (düşük varlık), seçim yapıp kapatamıyor, şizofrenler gerçekten görüyorlar.

Paranoyak şizofrenler, senaryolar üretiyorlar.

Boyutlar açılırsa; şanslısınız, paylaşacağınız gruplar var. Deneyimi paylaşmak, ışığı yayıyor, onlara kapı açılıyor. Rehberiniz size yaşamınızdakini neden yaşadığınızı görmenizi sağlıyor. Arkasındaki hediyeyi, hikmeti görmenizi sağlıyor. 

Sadece sevgi göstermenin duyarlılık olduğunu gördük. Bir şeyi farklı şekillerde ifade edebilirsiniz. “Ben seninle gelmek istemiyorum, titreşimin düşük.” cümlesi yerine, duvar koyuyoruz bu ifade ile. “Şu anda evde olmak beni daha mutlu edecek!” diyebiliriz.

“Hayır” demeden yaşayabilirsiniz. “Ben bunu yapmak istiyorum”. Kırıp dökerseniz de kendinize kızmayın. Böyle böyle öğreniyorsunuz.

Işığını yaymak, en yüksek ışığa çıkmak, yaymak; dünyadaki en büyük iş, Magnum Opus. Büyük iş. İnsanın titreşiminin varoluşun yaradan’nın seviyesine yükselmesi. 

Titreşim Hastaları ve Hediye

Titreşiminizi yüksek tutuyorsunuz, ama hastalandığınızda hastalanmamam gerekir haline düşmeyin. Hastalandığım için mutlaka bir şey yapmışımdır suçluluğu duymayın. O da size hediye vermek için farkına varmanız için bir şeyi, hasta oluyorsunuz. Çok basit bir şey. Yardım talep etmek için belki. Tek başına hissetme. Hastalığa, titreşiminiz düştüğünde, kendinize şifa verecek kadar güçlü olamayabilirsiniz. Her şeyi kendiniz yapmaya çalışmayın, yardım isteyin. Hastalanmayan bir bedeni var edebilirsiniz. Ancak bu hastalığın bir sorun olduğu anlamına gelmiyor. Hastalık kelimesini onurlandırın. Çünkü siz oluşturdunuz. Böyle olunca direnç de kalkacak. 

Belirli titreşime yükseldiğinizde kendiliğinden olacak rahatsızlanmama hali. O seviyeye gelinceye kadar rahatsızlıklarınızı onurlandırın. Sizin titreşiminizin düşük olmasıyla ilgisi olmadığını anlayın. Titreşimi 6 binin altında çıkıyor insanların, ancak kanser gibi kronik, çaresiz hastalıklara girince. 

Namaz ve islam

Namaz hem titreşimler (surelerin), hareketin her birinde bir ses veriyorsunuz, sürekli Kaynağın bir anlamda kendinizin muazzamlığını zikrediyorsunuz. Her bir şeyde zikir var. Bir yandan da asana/duruş var. Bir yandan zikir yapıyorsunuz, asana ve sureler ile titreşimleri ifade ediyoruz. Özellikle tahhiyat oturuşta namazda genelde gözler açık, hafif yere bakar. İslamın tarif ettiği namaz kılmadaki gözün bakışının aynısını Buda heykelinde görüyorsunuz. Hindistan’daki Buda. Gözler tam kapalı değil, hafif açık.

Bunların hepsinin bir arada olması, meditasyon gibi değil de ritüel gibi yapılmasını sağlıyor. Hepsine odaklanman gerekiyor. Namazda hafif bir huşu geliyor. Miraç yollarından biri. 

En azından insanların beş vakit kendilerinde kalmasını sağlıyor. Meditasyondan ziyade namaz; sözlerin ve hareketlerin enerjisini bir arada kullanmak. Mantralarla asanaları birleştiren hoş bir kompakt durum.

İnsanın erdemi; kabul edilemeyeni kabul etmeyle ölçülür. Kalbi çok geniş olduğunda, kabul edilemeyeni de kabul eder. Bunu yapınca kalbiniz genişliyor. Sizi sevmeyecek insanları sevebilecek kadar kabul seviyenizi yükseltebiliyor musunuz?

Çalışmayı yaptığımız kadar bir yandan da bedenimizi; varlığımızı topraklamaya izin vermek gerekiyor. Dünyadan uzaklaşmamak elementlerin dengesini iyi kurmalı. Yükseldiğinde maddi dünya ve bedeninle bağlantını koparıyorsun. Maddi dünya ile ilgilenmeli.

Nükleer Savaş ve Deccal 

Bir sürü bombardıman var; uzaylılar istila edecek; nükleer savaş, 3. Dünya Savaşı çıkacak, Deccal çıkacak. Bunların hepsi bilincinize kollektif olarak anılan şeyler. Hangisini kabul ederseniz. Korkular senaryolar, atılıyor bilincinize. Amacı sizi güçlendirmek. Sizin alanınızın başka bir veri tarafından kontrol edilemeyecek bir şekilde gülü olmasını sağlamak. Dolaylı amaç bu! Hacker aforizması. Hacker’ı güçlendirmek için tutuyorsunuz. 

Dünya üzerinde hepimiz birbirimize bağlıyız. Bu tek beden içinde farklı frekans seviyeleri var. Bu frekans seviyelerinden size geçenler var, sizden de onlara geçenler var. Bu alış veriş içinde sizi karşılayan negatif titreşimler varsa onları alıp kullanıyorsunuz bazen, kendinizi güçlendirmek için.

Kurs Resmi

5/5
5/5

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir