Spajiri (Bitki Simyası) Homeopatiden farkı ne?

Sosyal medyada paylaş

Homeopati tentürü kullanıyor. Tentürün içindeki özü kullanıyor.
Bitkinin katı halini kullanmıyor. Bitkinin minerallerini kullanıyor. Özünü kullanıyor. Spajiri her tarafını saflaştırıyor. Yani bitkinin tuz kısmını ayrı sürekli yakarak minerallerini çıkarıyor. Diyelim ki siz lavanta spajiri iksiri yapacaksınız. Lavantanın önce yağını çıkarıyorsunuz. Sonra bitkiyi yakıyorsunuz -bildiğiniz yanıyor- küllerinin içinden tekrar tekrar yakarak beyaz bir toz haline gelene dek.
Bitkinin tuzu oluyor o. Mineralleri kalıyor sadece. Bütün alkaloitleri uçuyor, sadece bedeni kalıyor. Onu alıyorsunuz. Bir de bitkinin alkolünü çıkarıyorsunuz. Onun da bir yöntemi var, fermente etmek. Sonra bu 3 saflaşmış şeyi bir araya getiriyorsunuz. Bedeni, sülfürü, tuzu hepsini saflaştırıyorsunuz.

Yağını damıtarak; alkolünü fermente ederek; tuzunu da yakarak saflaştırıyorsunuz. Ondan sonra bu üçünü birleştiriyorsunuz. Bu da Spajiri. Yine yöntem aynı; benzer benzeri tedavi eder.

Kozmoloji’de benzeşmeler doktrini;
Benzer benzeri çözer anlamına geliyor. O yüzden biz yaşamımızda da bunu kullanıyoruz. Mesela; yaşamımızda biz öfkeli isek, içimizde bir öfke varsa çözmek istiyorsak ne yapıyoruz? Bizim benzerimizi karşımıza yerleştiriyoruz: öfkeli insanlar çözüyor öfkemizi. Kızgınsak kendimize ya da başkalarına yaşamımızda karşımıza çıkan kızgın insanlar bizim o kızgınlığımızı çözüyorlar. Sürekli kavga eden insanlar, içimizdeki kavgayı çözüyor. Yani yine benzer benzeri çözüyor.

Yaşamda normalde duygular açısından da öyle. Hani diyoruz ya niye sürekli karşıma şunlar, bunlar çıkıyor?  Çünkü benzer benzeri tedavi eder. İçimizdeki bir şeyi tedavi etmek için benzerini kullanıyoruz. Benzer özellikte olan insanların bir arada olduğunu görüyoruz neden? Benzer benzeri tedavi eder durumundan dolayı.

Simyada doktrinler, Kozmolojiye, tüm Evrene bakmanın girişi;
Tüm evrene, öğretilere buradan bakıyoruz. Tüm yapıları buradan okuyoruz ve tüm sistemimizi bunun üzerine kuruyoruz.

Spajiri, böl, saflaştır ve birleştir anlamına geliyor;
Saflaştır, ayrıştır ve birleştir. Simyada bunun bir ismi var: Solve et coagula.
Sol çöz demek, ayrıştır anlamına geliyor. Coagula birleştir anlamına geliyor. Spajiri Simyadaki bir prensibin bitkiler üzerine uygulanması bilimi. Spajiri bitki simyası.


Bu saflaşma süreci açısından bakarsak yine aynı doktrinler üzerinden gidersek; Simyadaki saflaşma sürecinde yaptığımız şey ne? Önce ayrıştırmak, ilk yaptığımız. Ne? Bir öfkenizi yakalıyorsunuz. Öfkeniz büyük ilahi ruhunuza ait mi? Öfkeniz ona ait değil. Şu çok önemli bir farkında olma bu Simya içinde. Gökte yağmur oluyor, şimşek çakıyor. Doğa olayları oluyor, Celal taraflarımız karşımıza çıkıyor. Bunu da kızgınlık olarak görüyoruz. Hiç öyle değil arkadaşlar.

Öfkeniz de Kızgınlık da Yaradan’dan uzaklaşmış benliğinize ait olması. Öze ait değil. Özde saflaşma bu. Bunu algılamak özle özün yaratım, fiziki forma inmiş halinin, “kusurlu” halinin ayrılması süreci.

Saflaşma sürecine bakarsak ilk yaptığımız ne? Endişeli haliniz, Bu Ben miyim? Yoo hayır. Ruha ait mi? Hayır değil. O zaman ne yapıyoruz? Saflaştırıyoruz. Ondan sonra yerine Kaynağın ışığını koyuyoruz, Ben Benim ile başlayan gerçek kaynağın hissini koyuyoruz. Ne bu? Solve et coagula, spajiri. Ayrıştır, birleştir.

Aynı şeyi bedende yaptığımız düşünelim. Bedende fiziki formda toksik maddeler var. Ne yapıyoruz, onları detoksla çözüyoruz. Önce bir ayrıştırıyoruz; evet bu toksinler bedene ait değiller. Bedene ait olmayan toksinleri yok mu sayıyoruz? Onları kötü mü görüyoruz? Sadece şu anda bu bedene ait değiller. Bedenin içinde güzellik yaratacak titreşimde ya da yüksek kusursuz titreşiminde değil. O yüzden toksinleri atıyoruz.

Paracelsus- Her zehir belirli miktarda olduğunda ilaçtır;

Her toksin belirli miktarda olduğunda -bu Paracelsus’un sözü- her zehir belirli miktarda olduğunda ilaçtır. Özellikle Hahnemann ve Paracelsus çalışmalarında, özellikle Homeopati ve iyileştirme çalışmalarında zehirleri kullanıyorlar.
Arsenik dahil. Homeopatide arsenik vardır, çok güçlü bir ilaçtır.

Antimon da toksittir. Lakin belirli bir oranda olduğunda o bedende iyileşmeyi yaratıyor. Civayı kullanıyor mesela. Bildiğiniz civa o da bedende toksiktir.
Ancak civayı saflaştırarak, belirli oranda seyrelterek iyice, bedene vererek iyileştiriyor. O toksinler belirli bir oranda olduğunda ilaçtır ancak toksin fazlalaştığında onu atmak için o ilacı kullanır. Bedendeki civayı atmak için civayı kullanır. Benzeri benzer ile tedavi eder. Bedendeki zehiri atmak için antimon.

Bir yılan ısırdığında onun panzehirini kullanmak gibidir. Yine zehir kullanıyorsunuz. Panzehir bildiğiniz aynı yılanın zehridir. Bunu kullanmakla aynı şey.

İlgili Diğer Yazılar

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: