Visuddha – Boğaz Çakra

Visuddha – Boğaz Çakra

TEKAMÜL MERKEZİ 5

Bedende 5. Çakra-Tekamül merkezi
Bu bölge tiroid bezi bölgesi. Burayla çalışan ana bez. Hormon salgılıyor, metabolizma ile ilgili. Bedenin sindirimi sağlayan, metabolizma beyni. Tiroidiniz çok çalıştığında kilo alamama sorunu çıkıyor. Az çalışınca, kilo verememe, bedende yağ birikimi oluyor. 

Bu bölgenin 16 ışını var. 16 yapraklı lotus şeklinde sembolize ediliyor.

Boğaz, gırtlak ve yutak bölgesi. Ses telleri, kollar, üst kol özellikle, omuz, üst sindirim kanalı, üst solunum yolları, bademcik.

Beden detoksu çeşitli yollarla yapıyor;
Bağırsak detoksu olacaksa bağırsaklarda ishal oluyor. Alın çakrasındaki toksinlerin atılması da sinüslerin akması, geniz akıntısı.

Kulaklar, ağız, dil, burun
(diş – kök çakrayla ilgili).

Boyun omurları (boyun fıtığı).

Rahatsızlıklar:
Tiroid bezi rahatsızlıkları(hipertiroid). Haşimato tiroidi değil. Tiroid bezinden dolayı boğaz çakra ama immün sistemle ilgili olduğu için aynı zamanda kalp çakra. Otoimmün rahatsızlık, haşimoto tiroidi. Bedenin tiroid bezini bir tehlike olarak görüp savaş açması.

Guatr (tiroid şişmesi), boğaz, bademcik iltihapları, boğaz ağrıları, ses tellerinde nodüller, ses kısıklığı, laranjit, faranjit.

Baoğaz çakrasının Elementi;
Ses. Aynı zamanda eter.
Eter: Bedenin etrafındaki kişinin fiziksel formuna en yakın enerji alanı. İnsanın etrafında ilk gördüğünüz saydam tabaka. Ses güçlü elementlerden biri.

Duyusal olarak: duymayla bağlantılı.

Eter;
Uçucu bileşiktir, aynı zamanda ikisi aynı değil. Burada eter denmesinin sebebi, uçuk beyaz renginden dolayı. İnsan aurasında en kolay görünen yer, eterdir. Fizik bedenin titreşimine daha yakındır. Ondan biraz daha süptil olunca, eter oluyor.

Rengi turkuaz mavi bir renk olduğundan mavi gıdalar:
yaban mersini, mavi üzümler, dragon fruit/ejder meyvesi (aurası mavi), mantarlar, biberiye ve arpa.

5.tekamül merkezi vishuda Kristalleri:
Turkuvaz, mavi topaz, akuamarin, azulit, mavi safir, lepidolit. Şifacılık tarafında ustalaşmak istiyorsanız, bir setiniz olabilir, her çakranın taşının olduğu. 

Ayak baş parmağının alt kısmı, bastırınca boğaz çakra bölgesi.

İki ayağa bastırıp dairesel masaj yapabilirsiniz.

Mantrası:
Ham. Nota, Sol. 384 Hertz. Boğazın aşağısından gelen bir HAM. Nefes verirken kullanılan tarz H. Farsçadaki H gibi HA.

Mudra: Eller birleşiyor, baş parmaklar yukarı çıkıyor. 

Boğaz çakrasını güçlendirmek için;
Biberiye, adaçayı, sedir ağacı yağları güçlü, boğaz bölgesine sürülebilir. Buhurdanlık alıp kullanabilirsiniz. Mavi mumlar yakabilirsiniz. 

Hint Mudrası: So Ham – Boğaz için güçlü matralardan. İletişimi güçlendiriyor, boğazı aktive ediyor.

SO – nefes alırken

HAM – nefes verirken

Şifa çalışmasını boğaz bölgesine yapıyorsanız; mavi ışığı çekip kişiye ellerinizden mavi ışığı tutabilirsiniz. Yeşil ışık yerine mavi ışık veriyoruz yani. Boğaz bölgemize çekiyoruz ışığı, ellerimizle kişiye aktarıyoruz.

Aktivite: Nefes çalışmaları, ateş nefesi (ağızdan al, ver), ıslık çalmak, şarkı söylemek (neşelendiren şarkılar), mantra chanting (ilahi).

Kızılderili atasözü: Ruhunuz hiçbir zaman şarkı söylemeyi bırakmasın.

Mantraları melodik söylemek (chanting), zikir çalışmaları, esmalar, mırıldanma.

Dinlemek yazmak boğaz çakrası tekamül merkezini güçlendiriyor:
Yazma da güçlendiriyor. Günlük tutmak, kendini ifade etme aracı. Dinleme aktivitesi, en büyük iletişim yöntemlerinden biri. Bariyerlerimizle dinliyoruz. Ses dalgalar olarak yayılıp bariyerlere çarpıyor, oralardan size ulaşıyor.
Bir rehberin çok iyi dinlemesi; söylenenleri söylenen gibi, hatta ötesini dinlemeli. Bir konuş, iki dinle.

Bu Benim çalışması;
Bariyerleri kaldırıyor. Biri konuşurken en büyük bariyer ne? Karşımda biri konuşuyor. Siz, karşınızda konuşanın kendiniz olduğunu bildiğinizde, başka birinin konuştuğu bariyerini kaldırıyorsunuz.

İnsanlar, kim olursa olsun sizinle konuşurken ilahi sistem benimle konuşuyor diyelim. Söylediği sözler, bir şekilde sizinle konuşuyor. Siz kendinizi yargılıyorsunuz, sizin yargılattığınız tarafınızla konuşuyor yaradan. Gerçekliği dinlemenizi sağlıyor. 

Hakikatleri: Kendini ifade, iletişim yetenekleri. Zamanlama (geç kalma, yetiştirememe), konuşma sorunları (kekemelik), konuşma korkusu, utanç buranın duygusu. 

Boğaz insan bedeninde, insanı hayvan türlerinden ayıran en önemli organ. Bir tek insan, kendini ifade ederken, sesi ifade aracı olarak kullanıyor, kelimelere dökerek.

Hayvanların, bizim kadar güçlü ses kapasiteleri yok. Belirli sesleri çıkarıyor, taklit ediyor.

Konuşmanın kendisi mucize;
Nefes alıyoruz, diyaframdan ses tellerine çarptırıyoruz, ses çıkıyor. Ağızda harflere dönüştürüyoruz, kelime çıkarıyoruz. 

Ses aynı zamanda titreşim;
Sesin fizikteki tanımı; titreşen bir maddenin, dalgasal olarak ortamda yayılması, insan kulağına ulaşması sonucu oluşan hareket, titreşim.

Sesin olması için titreşim olmalı. Ses = Titreşim

En güçlü şifa araçlarından ses. İnsanların bedenlerindeki organların rahatsızlığı nedeni; o organın titreşiminin düşmesinden dolayı meydana geliyor. O organın titreşimini biliyorsanız, o hertz’de ses verince, o sesle uyumlanmaya başlıyor. Bu şekilde şifalandırabiliyorsunuz.

Hastalıklarda çıkarılan sesler:
İnleme, ayh ayh. Kendini şifalama sesi. Sesin hikmeti çok büyük. İnsan sesi rengi, tonu, üst frekanslar açısından kapasitesi çok yüksek. 

Benim sesim değil, O’nun (Yaradan’ın) sesi olsun

Hikmeti: Şifa aracı.

Ses titreşimi zamanda: bir boyuttan, diğer boyuta; bir duygudan/halden diğer hale geçmek için en etkili, en hızlı araç.

Her bir boyut bir dalga boyu. Dalga formu değişince boyut değiştiriyorsunuz. Her yerin dalga boyu farklı.

Bir sesin bilinciyle bir ambiyanstan diğerine ses olarak geçebilirseniz, bir yerden diğerine ışınlanabilirsiniz. 

Mutlu oldğunuzda bir ses tonu vardır, hasta olduğunuzda, çekingen hissettiğinizde. Her bir halin ses tonu vardır. Halden hale geçmek istiyorsanız, ses tonunuzu değiştirin.

Hastasınız mesela, sağlıklı ses tonunuzla konuşun. Bir süre sonra hastalık kısa sürede iyileşir.

Kelam: Burası kelamın mekanı, yani söz, ses.

Sözlerde saflaşmanın tesiri büyük çünkü söz büyüdür. 

Geçmiş uygarlıklarda telepati;
Atlantis, Lemurya’da, telepati, aura görme normaldi. Telepati olduğu halde dil var. Sözleri anlaşmak için değil, yaratmak için kullanıyorlardı. Çünkü söz; yaratım aracı. Maddeyi veya bir şeyi dönüştürmek istediklerinde sözü kullanıyorlardı. 

Ağzınızdan çıkanı kulağınızın duyması çok önemli.

Yüksek titreşimli konuşmak, titreşiminizi yükseltmek için önemli. Dinlediğiniz de önemli. Evde bir şeyler dinlerken, onların pozitif olması önemli. Ne dinlediğiniz, ne konuştuğunuz kadar önemli.

Niyetin gücü yüksek;
Niyet etmek, boğaz çakra ile ilgili.
Niyetin özelliği; yaratım; düşünce, duygu, söz, ses. Üçünü birden aynı anda yapıyor. Niyetin içinde üçünü kullanıyoruz. Niyet, evrenin çarkını döndürücü güç. Niyet, ilahi mekanizmayı, sizin yapmak istediğinize uyumlar.

Boğaz çakrasının asıl hikmeti: YARADAN’IN SÖZÜYLE KONUŞMAK. Yaradan’ın sözü olmak. Yaradan’ın sözü olan insanlar; evliyalar, dervişler, arifler, peygamberler.. Hep O’nun sözüyle konuşuyorlar. O’nun sözü; söyledikleri her şey, onları yükselten, onların bilincindeki blokajları, bariyerleri kaldıran.

O yüzden sözünüz; bariyerleri kaldırsın, insanı sınırlamasın, genişletsin. Korkuya, endişeye sevk etmesin. Neşeye, bolluğa sevk etsin. Yaradan sizin için neyi söylüyorsa, sizin de kendiniz için onu söylemeniz gerekiyor. Buna; Yaradan’ın konuşması diyoruz. 

Yaradan size halifemsin diyorsa, sizin kendinize başarısız deme hakkınız yok!

İnsanların bariyerlerini kaldırıp onları hakikate ulaştıran sözleri söylerler. O yüzden söylediklerimiz; sınırlayan değil genişleten, güçlendiren sözler olmalı.

Yaradan sınırsız bolluğa sahibim diyorsa sizin de bu şekilde konuşmanız gerekiyor. Zaten ihtiyaçlarımın tamamı karşılanıyor. Bu Yaradan’ın sözüdür. Diğeri zihnin, sınırlı bariyer içinde sözüdür.

Boğazda Yaradan’ın sözü gibi konuşmak;
Peyderpey, kendimizi bilerek yapacağımız çalışma. O zaman boğaz, en yüksek ifadelere erişiyor. Buraya yapmak (ifade) geldiğimizi yapmak; yaşam amacımızı gerçekleştirmek de boğazla alakalı. 

Buraya yapmaya geldiğimizden çok daha azını ifade ediyorsak bu da ifade sorunudur. Çok güçlü potansiyeli olup da hiçbir şey yapmayanların boğaz çakrasında sorun vardır. 

Bu arada her boyutla iletişim buranın hikmeti. Maddeden başlayarak iletişim. Suya konuşabilirim. Neyi isteyip istemediğini anlayabiliyorum. Madde benim için sadece cansız bir unsur değil, madde-eşya, bir tabiatı var. İçinde elementler var. Onlar canlı sonuçta.

Eşyalarınıza isim vermek bir iletişim yöntemi. Bitkilerle, hayvanlarla iletişim. Her boyutta iletişim. Meleklerle, rehberlerle iletişim de boğazla ilgili. 

Bazı insanların dünya iletişimi zayıf içsel iletişimleri güçlü. İnsanlarla, dünyanın tamamıyla, bütün alemlerle iletişim kurmak, Yaradan’la iletişim kurmaktır. Direkt iletişim kurmak az kolay. Ama meleklerle iletişim kurabilirsiniz. 

Bir gün eğer bu dünyada ve dışındaki herşeyle aynı anda iletişim kurabiliyorsanız, o zaman Yaradan’la iletişim kurmuş olacaksınız. Yaradan desteğimiz her yerde. O zamana kadar, meleklerle, rehberlerle yüksek benliğin bir yanıyla iletişim kurabilirsiniz.

Bir gün Yaradan’la iletişim kurmak istiyorsanız, her şeyle iletişim kurun;

Bu bölge kalpten yukarıda, ruhsal alanımız. Boğaz ruhsal çakra. Ruhsal aleminizle buradan geçerek iletişim kuruyorsunuz. Ruh alemine boğazdan açılıyoruz.

Psişik yeteneklerin çoğu burada, iletişim. Görüler, alın çakrada. Telekinezi boğazda. Telepati boğazda.

Boğazdan yukarı ruhsal. Kalp mekansız. Yukarısı da aşağısı da kalbin açık değilse, boğazımız ne kadar açık olursa olsun odak ne kadar iyi olursa olsun, şifayı gerçekleştiren kalbimizdeki sevgi. Kalpteki sevgi Yaradan’ın güzelliklerini yaratıyor.

Sevgiyle konuşmak;
Kalbin en önemli hikmetlerinden biri. Birlik bilinciyle konuşmak.. Hakikati söylemek.

Hakikati; doğruyu söylemek olarak algılıyoruz. İlahi mekanizmada; doğru ve yanlışla ilgili kavram değil. O kavramlar baktığınız yere göre değişiyor. Hakikat öyle bir şey değil. Kökten, Yaradan’dan gelen neyse, onu ifade etmek, hakikati söylemek. 

Ben başarının kendisiyim olumlamasını önerdiklerim oluyor. Ama bu doğru değil ki, yalan söylemiş olurum diyorlar.
Hakikat; Yaradan sizin için ne söylüyorsa, sizin de kendiniz için bunları söylemenizdir. Bir de hakikati söylemek; sizin Yüksek Benliğinizden gelen sözleri ifade etmenizdir.

RETORİK:
Retorik, boğaz çakranın güçlerinden biri. 

Ustalar genellikle retorikle konuşurlar. Bir cümle ile sayfalar dolusu konuşmak. Kelimelerin üstadı ve babası Hermes’tir. Eski filozoflar, bir cümle söylerler, çağlar boyu konuşurlar. 

Aynı şey kutsal kitaplar için de geçerli. Kuran’ın binlerce tefsirleri var, hala yeni yorumlar çıkıyor. 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir