4 Kapı, 40 Makam

4 Kapı, 40 Makam

Yaradan’ın ışığının aşağıya inmesinin 4 formu var. Fiziksel form haline getiriyor 4 formu. 10 seviyede aşağıya indiği için her formun da 10 seviye ışığı var. Tasavvuftaki 4 kapı, 40 makam buradan gelir.

Hepsi 10 seviyede aşağıya iniyor. Yaşam, ateş ve havadan geliyor. Madde, su ve topraktan geliyor. Bunların kombinasyonları maddenin türünü belirliyor. 40 enerji kombinasyonu maddenin türünü oluşturuyor. Biraz toprak, biraz hava, biraz su alınca bir tür, canlı çıkıyor. İçerdikleri enerjilere göre tür belirleniyor. Dünyamızdaki her şey 40 tür enerji barındırıyor. Ama bu 40 enerjinin farklı seviyelerini.

Bunların birbiri arasındaki ilişki, maddenin türünü ve içindeki yaşam ve bilinç seviyesini belirliyor. Örneğin; mineral aleminde ateş ve hava elementleri az. Su elementi var, en fazla toprak var. Bütün elementler, bütün maddelerde var. Bitki alemi, ateş ve toprak elementini fazla içermiyor. İyi oranda su ve hava var. Hayvan alemi, en fazla ateş elementi içeriyor. Hatta hayvanlar alemi içinde en fazla ateş içeren varlık İNSAN. Su ve hava elementi var. En az toprak elementini içeriyor.

3 aleme baktığımızda; normalde hareketlendirici yaşam gücü ateş. Ateş ruhtur aynı zamanda. Yaradan’ın nuru ateş formunda, çünkü ışık.

Ateş ve havanın kombinasyonu ruhu oluşturuyor. Çünkü maddeye canlılık veren ateş, kendi başına enerjisini maddeye aktaramaz. Bunun için havaya ihtiyacı var. Hava, ateşin ışığını maddeye iletmesini sağlayan unsur. O yüzden ateş ve hava ruhu oluşturuyor. Canlandırıcı güç ateş, bilinç olan hava. İkisi biraraya gelince ruh oluşuyor.

Mineral alemi en az ruha sahip olan alem. Bitki ateşi az, hava ve su var. Su; duyguları, düşünceleri var demek. Bitkinin ruhu minerale göre fazla, hayvana göre az.

Alemleri canlandırmak, madde haline gelmesini sağlamak için; bu elementlerin bir arada çalışması gerekiyor. Bunun için birleştirici unsurlara ihtiyaç var. Bunlara da PRENSİP deniyor.

Ateş, direkt su ve hava ile birleşemiyor. Ateş ve havanın, su ve toprakla birleşmesi için aralarında bağlantı kurucu mekanizma olması gerekiyor. Niye? Örn; ateşin frekansı 1 milyon, madde 10 bin. Arada çok fark var. Biraraya getirmek için unsura ihtiyaç var. Yaşam enerjilerinin etkilerinin maddeye inebilmesi için “can” olması gerekiyor.

Civa

Civa, Primamateria’ya (Allah) bağlı direkt olarak. Diğer yanlar ayrı ayrı. Bunlar arasında birleştiren unsur olmalı. İşte o da civa ki Tanrı’nın elçisi, Yaradan’ın ışığının maddeye aktarılmasını sağlayan. Civa / Spirit / Kaynağın Ruhu. Civa, ruhun ışığıdır aslında.

Sülfür

Ateşin enerjisinin havayla buluşması için ara prensip sülfür. Sülfür, civa aracılığıyla ateş ve havayı, su ve toprak ile birleştiriyor. Sülfür ana mekanizma. Civa kaynağın enerjisi olduğu için onu transforme edecek bir şey gerekiyor. Sülfür, bireyselleşmiş ruh demek.

Civa, spirit, can. Bir de Arda’nın Şekinah’ın ruhu var. Ruhun bireysek kimliği var, işte o da sülfür. Zihin sülfür, ara mekanizma. Aura sülfür. DNA, parmak izi… Bizi diğer varlıklardan ayıran özelliklerimize sülfür deniyor Simyada.

Sülfür / Soul

Civa / Spirit

Tuz

3.prensip de tuz. Su ve toprağı birleştiriyor, diğer tarafa aktarıyor.
Tuz, maddenin görünen kısmı. Sülfür, maddenin fıtratı, kendine has özelliği. Civa, maddenin içindeki kaynağın ışığı.

Beden tuz, zihin sülfür.

Ruhun titreşimi çok yüksek olduğu için onu transforme edecek ara bilince ihtiyacımız var. Çünkü ruhun titreşimi 97.3 mhz. Şu an duyamıyoruz. Radyo varsa, 97.3 dalgayı transforme edip duyabileceğimiz seviyeye çekiyor. Onlar zaten buradalar. Radyo o yüksek frekansı transforme edip duyabileceğimiz şekle getiriyor. Görevi titreşimi düşürmek.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir