Simya’da Su Elementinde Ustalaşmak

Simya’da Su Elementinde Ustalaşmak

Su elementi toprak elementi gibi dişil bir element. Aşağı doğru bir üçgen formunda sembolize ediliyor.

SU ELEMENTİ ÖZETİ

Yin, dişil

SEMBOLÜ: Icosahedron

SİMYADA YAZILIŞI: Aşağı doğru üçgen

YÖNÜ: Batı

ELEMENTİ: Oksijen

ZİRVEDE OLDUĞU ZAMAN: Akşam saati, alacakaranlık

SEZON: Sonbahar

DOĞASI (YAPISI): Soğuk, nemli, yumuşak, nazik

ÇEVRESEL: Su, deniz, göl kenarları

BİTKİLER: Orta boyda bitkiler. Çok nemli yerlerde, etli bitkiler, kaygan bitkiler yaprakları, yumuşak, nemli bitkiler. Turuncu renkli bitkiler.  Kalendula (kadife çiçeği, aynısafa), at kuyruğu, yoğurt otu, hatmi çiçeği

ORGANLAR: Sakral çakrayı temsil eden organlar

ÇALIŞTIĞI ALEM: Duygular alemi, astral alem

DUYUSU: Hissetmek

BURÇLAR: Yengeç, akrep, balık

RENK: Mavi, su yeşili, su renkleri, bazen siyah.

ALTARDAKİ TEMSİLCİLERİ: Kâse, kadeh, deniz kabukları, kazan

ELEMENTALLER ve USTALAR: Su insanları (deniz kızları, deniz erkekleri), su perileri. Gerçekten var deniz erkekleri, dolayısıyla su insanları.

MELEK: Cebrail (Gabriel)

TANRISAL VARLIKLAR: Poseidon, Afrodit (yunanda) (Romada Venüs), Lir, Freya (North), Osiris (alt dünya tanrılarından, su da yerin altı), Tiamat (Ortadoğu), Ereştigal (Sümer).

ERK HAYVANLARI: Tüm su hayvanları, özellikle yunuslar. Su samurları, balinalar, yengeçler, somonlar, su yılanı. Yılanın kendisi de aslında su elementini temsil ediyor. Yılan, içinizde gizli kalmış, içinizi kurt gibi yiyen duyguları da temsil ediyor.

ALANLARI: Yaşamı tamamıyla hissetmek, duygusal bütünlük, nasıl bırakacağını öğrenmek.

SİMYA ÇALIŞMALARI: Duygularda saflaşma, partner sevgisi çalışmaları, aşk, şifa, rüya çalışmaları, bilinçaltı çalışmaları, ölüm ve atalarla ilgili çalışmalar.

DÜŞÜK ENERJİLİ TARAFI: Hassas, empatik, kararsız, Drama Queen

Madde elementleri içindeyiz. Ledün İlminde gördüğümüz; su elementi biliyorsunuz madde elementlerinden. Bir de aynı zamanda tuz elementleri var, bir de ruhsal elementler var İlahi Kaynak’ın ışığını taşıyan.

Toprak elementinin sabit, katı bir yapısı var. Olmadan madde haline gelemiyor şeyler. Hareketsiz olduğundan, sabit olduğundan toprak elementi şeylerin gözle görülebilmesi için toprak elementine ihtiyacı var. Fakat toprak elementinin kendisi hareketsiz.

Su elementi toprak elementine hareket kazandıran element. Yani su elementi toprağın kaymasını, bir yerden bir yere hareket etmesini sağlıyor. Toprak elementine yaşama, fiziki alemine hareket getiriyor. Toprak elementi olmadan diğer elementler fiziksel alemde açığa çıkamıyorlar. Fakat su elementi toprağın görünmesini, açığa çıkmasını sağlıyor.

Su elementi teknik olarak batı yönünde aktive ediliyor. Batıya dönüyoruz. Mevsim olarak sonbahar. Hava elementi ilkbahar. Sonbaharda suların çok fazla aktif olduğu, yağmurların da yağmaya başladığı, toprağın daha fazla sulandığı, artık yazın kuraklığından çıkıp da yavaş yavaş toprağın sulanmaya başladığı dönemdir. Kış daha katı taraftadır, toprak elementine daha uygundur. Hava çok fazla soğuduğu için her şey katılaşmaya başlar. Toprağın yağmurlarla su oranı arttığı için sonbaharı su elementi olarak görüyoruz.

Periyodik cetvelde su elementini temsil eden oksijen elementi. İlginç bir şekilde havayla ilişkilendirilir. Oksijen akciğerlerimize aldığımızdan dolayı. Ancak su elementi unsurudur.

Platon şekillerinden 20 yüzlü Icosahedron su elementini temsil ediyor.

Yapısal olarak alıcı, içine her şeyi alıyor, dolayısıyla yin element. Aşağı yönlü, aşağı bakan.

Su elementi ruhsal dünya ile fiziksel dünya arasında bir aracı. Ateş ruhun ışığı, ilahi ışık, hava ışığın taşıyıcı ortamı, düşünce alemi aynı zamanda. Su elementi, ateş ve havanın bilgisini maddeye aktaran element. Ateş ışığı yayar, hava bilgi haline getirir bunu, o bilgiyi madde alemine taşıyan su elementidir. Yukarı ile aşağı arasında aracı. Yukarıdaki bilgiyi madde alemine aktarıyor, oradan da toprağa geçiyor ruhun bilgisi. Ateş, hava, su en son toprağa geçiyor, İlahi Kaynak’ın bilgisi, toprakta da maddeleşiyor.

Zaman olarak baktığınızda akşam, alacakaranlık su elementinin en yoğun olduğu zaman. Öğlen zamanı, saat 12:00 civarı ateş elementinin çok yoğun. Alacakaranlık, akşam karanlığı dediğimiz zaman, güneşin batarkenki zamanı su elementini daha ifade ediyor. O zamanlarda su elementi daha fazla dünya üzerinde.

Astrolojik olarak 3 grup var: yengeç, akrep ve balık. Yengeç suyun en aktif burçlarından. Dinamik ve kardinal diyoruz. Burçlarda sabit, değişken ve kardinal, üç form var. Akrep suyun sabit hali. Akrep daha katı bu arada. Balık değişken su. Balığa baktığımızda duygularının hızla değiştiğini ancak akrepteki duygu değişkenliği o kadar değildir. Akrebin duyguları daha derindir, değişkenliği balık kadar değildir. Yengeç bu grubun kardinali.

Burçlar haritası içerisinde 3 gruba ayrılır. Her grubun bir kardinali vardır, o grubun aktif, dinamik tarafı. Ateş elementinin kardinali koçtur, değişkeni yay, sabiti aslan. Burada aslında biz sabit olan tarafa daha fazla tuza benzetiyoruz. O burcun tuz tarafı diyoruz. Kardinal tarafa sülfür diyoruz, değişkene de civa diyoruz.

Burçlardaki kardinallik, değişkenlik ve sabitlik, simyadaki civa, sülfür ve tuz tarafındadır. Bir su grubu eğer sabitse su grubunun daha tuz tarafına yakın olanıdır. Tuz tarafına olan nedir? Daha derinde daha maddesel köklenmiş. Değişken olan tarafı daha hareketli, akışkan. Kardinali de daha fazla sülfür gibi ikisinin arasında bir aracı gibidir.

Çevresel olarak baktığınızda zaten belli, suyun olduğu her yer. Akışkan olan her yer; deniz kenarları, şelale, dere kenarları, göller, kenarları. Suyun yoğun olduğu yerler çevresel olarak su elementi. Bu bölgelerde su elementi çalışması yapmak çok da güçlü etki yaratıyor.

Ayurvedada kapha daha çok su elementi. Bu arada kapha hem toprak elementi hem de aynı zamanda su elementiyle temsil ediliyor. Pittalarda da su var. Pitta, kapha ve vata diye 3 grup var. Kapha toprak su; pitta ateş ve su, vata da hava. Pitta içinde de su var ama daha çok kaphalarla bağlantılı su elementi. Kapha daha maddesel formuyla bağlantılı.

Kapha tarafında daha çok soğuk ve nemli. Bazen su sıcak olarak da adlandırılabiliyor ama soğuk ve nemli. Bitki simyasında işimize yarayacak.

Jung suyu duygular alemi olarak ifade ediyor.

Doku durumları olarak baktığımızda iki doku durumu var. Çok aşırı veya dengesiz olduğu iki durum var. Biri nemli durgunluk (damp stagnation) deniyor. İkincisi nemli hareketlilik (damp ralexation). İki tür doku durumu bunlar. Nemli durgunlukta vücut sıvılarının birikme yaptığı, dokuların dışına çıkamadığı durumlar. Mesela ödem gibi. Ödem dokunun içinde sıvıların birikmesi anlamına geliyor. Dışarı sıvıları atamıyor. Üreyi dışarı atamıyor. Bağırsakta ya da bedenin belirli yerlerinde su birikmeleri oluyor.

İkincisi tam tersi, damp relaxation sürekli doku dışına sıvı atılıyor, aşırı terleme, suyun sürekli vücut dışına atılması. Sürekli mukozanın, burnunuzun akması. Beden sıvıyı tutamıyor. Damp stagnation’da sıvıyı dışarı atacak bitkiler veriliyor. Damp relaxation’da sıvıyı tutacak bitkiler, ona göre hangi bitkilerle çalışacağımızı seçiyoruz.

Damp stagnation kaphaya meyil anlamına geliyor. Daha durgun su anlamına geliyor. Bedendeki su duruyor. Nasıl ki gölde su durdukça kirlenmeye, koyulaşmaya başlar, aynı bedende de öyle. Su durmaya başladığında toksin artmaya başlar.

Damp relaxation da vata ile alakalı. Beden sürekli dışarıya suyu atıyor ve kurumaya başlıyor. Beden çok fazla sıvıyı terleyerek, burun akıntısı ile çok su atıyor buna da vata eğilimi diyoruz.

Fizyolojik olarak baktığımızda; suyla bağlantılı yapısal olarak yumuşak, nazik bir beden yapısı. Nemli, orta boyda beden. Çok uzun değil. Vatalar biraz daha uzamaya meyilliler. Vata biraz hava meyilli olduğu için. Bitkilerde de öyle, vata bitkileri uzundur hava olduğu için. Su bitkileri orta boydadır. Su insanları da orta boydadır. Çok ince değillerdir, kilo almaya meyilli tarafları vardır ama eğer damp stagnation varsa kilo almaya meyilli. Çünkü bedende sıvılar da birikmeye başlar, dokular da. Genel olarak su elementi; orta boylu yapıda, daha fazla su elementiyle çalışıyorsa.

Su çözücü etkisi var. Bir şey atıyorsunuz çözünme yapıyor. Şeyleri yani maddeleri kendi içerisine alıp çözümlüyor. Şeker, tuz atıyorsunuz çözüyor. Çözemediği maddeler var ama. Çözündürücü etkiyi çay, kahve yaparken de kullanıyoruz. Bitki demlerken de yapıyoruz.

Bir bitkiyi suyun içine attığınız zaman yağları, aromayı çözer. Aromatik bitkiler de genellikle suyla çözündürülür. İki türlü çözündürme var; alkolle, suyla. Su çoğu zaman yağları da çözmek için gayet etkili.

Damp stagnation; beden sularının durgun halde olması, bu durumda sular ağırlaşıyor, bu oluşan katı suya torpor deniyor. Zamk haline geliyor su bedende. Buna da mukilaj deniyor, zamk gibi yapı. Bazı bitkilerde görürsünüz elinize yapışır. İncirin kabuğu. Bu tür doku durumu neyi yaratıyor? Hipotiroide sebep oluyor. Hipotiroid, beden sıvılarının ağırlaşmasından dolayı beden metabolizmasının yavaşlaması anlamına geliyor. Sıvı ağırlaştığından dolayı beden kendi dışına toksinleri atamıyor. İçeri de besinleri alamıyor, metabolizma ağırlaşmaya başlıyor. Hipotiroidi olanlar kilo almaya çok meyilliler. Beden toksinleri atamıyor, içerde de yakamıyor. Damp stagnation durumunu çözerseniz hipotiroidi de çözersiniz.

Kabızlıkta da atıkların içindeki sıvılar da aynı zamanda durgun olması, torpor haline gelmesi, dışarıya atamıyor. Damp stagnation durumunun örneği.

Yine şişmiş dokular, ödem yapmış, gevşek dokular, zayıf dokular. Damp stagnation durumunda aynı zamanda zihin de donup bu arada. Zihin donuk, halsiz oluyor kişi. Hiçbir şey yapmak istemiyor, yorgun oluyor. Nabza bakarsınız yorgun atar, pıt, pıt. diye atar. Nabız atayım mı atmayayım mı gibidir, yavaş yavaş, gücü az.  Damp stagnation durumunda nabız belirsizdir. Sıvılar biriktiği için nabız almakta zorlanabilirsiniz. Sıvılar bedende hareket etmiyor.

Damp stagnationda kişinin diline bakarsanız şişmiş, kabarık ve nemlidir. Dilini dışarı çıkardığında yanlardan su akar çünkü nemlidir.

Yine damp stagnationda soluk benizli olunur, beden soğuk. Karaciğere ve lenflere çok fazla etki ediyor bu durum. Çünkü lenfler bedenin filtresi, bütün sıvıları süzen. Bağışıklık sisteminin bir mekanizmasıdır aynı zamanda.

Damp relaxation’da su özgür bir şekilde akıyor bedenin dışında doğru. Dokular, kaslar zayıflamaya başlar. Su ve tuz çok atılıyorsa kaslar zayıflar, doku içindeki mineralleri dışarı atar, kaybeder. Mineral eksiklikleri olur. Potasyum, sodyum, kemik yoğunluğunda bile eksik olabiliyor, belirli oranda su dışarı atıldığında. Bu da yüksek tansiyona yol açıyor, gerilim yaratıyor. Dokular kurumaya başlıyor, sıvıyı dışarı atında; yani toprak suyu tutamıyor. Damp relaxation bu demek.

Hemeroid oluyor damp relaxation durumunda.

Nabızda almakta bazen zorluk çekilebiliyor. Nabızda güç eksikliği olabiliyor. Samana dokunuyormuşsunuz gibi oluyor. Cilt aşırı nemli, parlak. İdrar yolları sisteminde sorunlar çıkıyor. Cinsel sistemlerde sorunlar çıkıyor. Gözlerin sürekli yaşarması oluyor. Bazen akciğerlerde su toplanması olabiliyor.

Bunlar su elementinin simya dili ile tuz tarafı, teknik tarafı.

Elementlerde ustalaşmaya başladığınızda hemen anlıyoruz burada ne var, durgunluk ve dışarı atım mı var. Çözümü kolay bulabiliyorsunuz. Hangi bitki iksirini kullanacaksınız, hani aromayı ya da kokuyu kullanacaksınız, bunu görmeye başlıyorsunuz.

Fiziksel, ruhsal olarak neyle çalışacaksınız onu da aynı zamanda görmemizi sağlıyor. Elementlerde ustalaşmak dediğim bu. Hem bedendeki yapısı, bedendeki ifade ettiği şeyi anlamak, dil, kulakta, gözde, beden kuruluğunda ifade ettiği şeyi anladığımızda, bu temeli anlayıp iyice oturttuğunuzda İbni Sina’yı çok iyi anlayacaksınız. İbni Sina’da simya bilgileriyle yapıyor. O yüzden çok başarılı olmasının, dışarıda Avisena diyorlar ona. Hala Batıda tıbbın babası gibi sayılır. O aslında batı tıbbı gibi değil bu yöntemle yapıyordu. Doku durumlarına bakıyordu, tedavilerini ona göre yapıyordu.

Şimdi civa tarafından bakalım suya.

Hayatın tamamını hissetme ile bağlantılı. Su elementi rasyonel değildir toprak kadar, daha katı değildir. Bütün şeyleri dış dünyayı her şeyi duygularıyla hissetmeye gelmişler. Dokunmak, hissetmek, maddeyi tutup hissetmek. Dokunmak değil, dokunduğu şeyi hissetmek. Her adımı hisleriyle atıyor. Rasyonel değil. Çok entelektüel değil su elementi. Bilgiden daha ziyade hissetmeyle alakalı. Aldığı bilgiyi de hisse dönüştürmek istiyor.

Su elementi duygularla, yaşamı hissetmekle bağlantılı. Kararlarını çoğu zaman duygularıyla alıyor, mantığa göre değil. Diğer insanların duygusal bedenlerine de bağlı bu arada. Su elementiyle çok yoğun olarak çalışan bir kişi empatiktir. Bütün insanların duygularını hissedebilir. Su elementi çok yoğun olduğunda bedenimizde olumlu tarafta çok sevecen, şefkatli, anne, rahim gibi. Diğer insanların derin duygularını anlayabilen, hissedebilen biri. Negatif taraf geçtiğinde de sürekli drama yaratıyor. Hatta Drama Queen lafı su elementi lafıdır. Sürekli kafasında kuruntular yaratır. Hassas, empatik, kararsız olabiliyor. Kararsızlık daha çok vataya uyuyor. Alınganlık çok fazla var su elementinde.

Simya’da Sülfür tarafını incelersek; su elementinde öğreneceğimiz şey, nasıl bırakacağını öğrenmek. Mesela damp stagnation var, bırakmayı öğrenmemiz lazım. Bırakamamak anlamına geliyor, beden sıvıları durgun. Serbest bırak her şeyi, özellikle bağları bırak. Özellikle serbest bırak, bağ kes, çünkü onların hepsini üzerine alıyorsun, bedende biriktiriyorsun. Mesajı; dış dünyadaki bütün insanların duygularını alıp bedende tutuyor. Kurban psikolojisini bırakmasını gerekiyor özellikle, su elementiyle çalışanların. Akışta olmayı bilmesi gerekiyor. Tutunmamayı öğrenmeli. Su elementinin öğrettiklerinden biri ne kadar çırpınırsan o kadar batarsın. Suyun üzerinde daha iyi yüzmek istiyorsanız, en az hareketle yüzmelisiniz. Su zaten sizi kaldırıyor. Sizin yapacağınız, sadece kolunuzu hafifçe oynatmak. Kendinizi ne kadar suya bırakırsanız, akışta olursanız su götürüyor zaten. Akışta olmak su elementinin mesajlarından biri. Tutunmayı bırakmak. Bu ay yapacaklarımızı sayıyorum bu arada.

Su elementi aynı zamanda duygusal bütünlük. Duyguları en yüksek düzeyde yaşamak; vecit, huşu, şefkat gibi. Şükür gibi. Şükür bir hal, duygu değil. Bir de kendi duygularını diğer insanlar üzerine atmamak. Buna sularını dışarıya sıçratmamak. Kendi içinizde yaşadıklarınızı, dışarıda insanlara havale etmemek. O sizin endişeniz, öfkeniz, suları dışarı sıçratmamak.

Hissettiğimiz şeyin sorumluluğunu almak, duygusal bütünlük. Hissim bana ait. Dışarıdaki biri yüzünden değil. Sonuçta dışarıdaki biri beni öfkelendirmiyor, ben öfke taşıyorum. Öfkelenmek, öfkelenmemek benim elimde. Bu yarattığımız duygunun sorumluluğunu almak demek. Sen beni öfkelendiriyorsun değil, içimde öfke yarattım.

Su elementi özellikle çok fazla mesaj alan element. Hava elementinden bilgiler direkt suya akıyor varoluşta. Hatta Ledün İlminde ifade etmiştik, bedende su oranı ne kadar fazlaysa o kadar kozmik mesajları alma yeteneğine sahip o kişi. Bedende su; kozmik, ilahi mesajları almayı sağlıyor.

Su elementi aynı zamanda cinsellikle de alakalı bir element. Çünkü sakral bölgeyle de bağlantılı. Cinselliğin ilahiliğini öğretiyor aynı zamanda. Cinselliğin uygun kullanımı. Beden sıvılarını dağıtmamak, saçmamak, cinsel eylemde, sadece beden sıvılarını dışarı atmak anlamında cinsel bir eylem değil de ilahiliği içeren bir cinsel eylem. Beden sıvıları da en yüzsek düzeyde ilahi bilinçle kullanmak. Cinsel enerjiyi en yüksek düzeyde ilahi düzeyde kullanmak, manipülasyonla değil.

Simya’da Su elementinin Ruhsal tarafına gelelim:

Hem duygular hem de astral alemle bağlantılı. Astral alem nedir? Sizin mesajları aldığınız alem hem de ilahi mekanizmayla bağlantı kurduğunuz alem. Su elementini bu alemle çalışmalarda kullanıyoruz. Su elementinin bu alemle bağlantısı çok güçlü. Su elementi çok fazla yoğun olan insanlarda, astral alemle bağlantılar, astral seyahat yapma oranı güçlü.

Renk olarak mavi daha çok. Su yeşili, su renkleri. Siyah rengi de bazen temsil ediyor.

Suyun özelliği aynı zamanda sessiz kalması. Susmak, dinlemek ve hissetmek.

Bize ait özel mekânımız, alanımız olan sunağımız ’da veya Altarda su elementini temsil eden kasemiz var, suyu koyduğumuz. Bu kasenin iki özelliği vardı. Birincisi; yükleme, ikincisi arındırma. Su elementini iki şekilde kullanabiliriz. Yüklemek ya da arındırmak için. Ortamdaki Yaradan’dan uzak titreşimleri arındırmak için bir su kullanırsınız, bunu kasenin içine koyarsınız. İkincisi de kadehte sudur. Yüksek düzeyde sözcükler söylersiniz bu suya, niyetinizi bildirir içersiniz.

Şifa yaparken iki su kullanmanızı tavsiye ederim demiştim. Bardaktaki suya şunu söylüyorsunuz: Bu ortama akan yüksek enerjiler bu suyun içine aksın, yüklensin.

Kasedeki suya da: Bu ortamdaki Yaradan’dan uzak tüm enerjileri arındır.
Size ait mekanınızda bir kadeh bir de kase bulundurmanızı tavsiye ederim.
Kadehteki su içeceğiniz su.


Soru: Su yosunlarının üstünde bulunan mavi yeşil alfler/spiriluna bakteri ama onları da dahil edebilir miyiz?

Cevap: Tabii. Zaten renginden dolayı, mavi-yeşil. Tam da su elementi canlısı.

Bunun dışında deniz kabukları koyabilirsiniz altar veya sunağınıza. Kase, kadeh, bir de deniz kabukları. Sembolik olarak kazan da koyabilirsiniz. Kazan su elementini temsil ediyor. Küçük bir kazan koyabilirsiniz su elementini temsilen.

Su elementinde hangi çalışmaları yapabiliriz?

Duygularla ilgili tabii ki, bütün saflaşma çalışmaları. O yüzden bütün saflaşma çalışmalarını su elementini aktive ederek yapın, kolaylaştırın.

İlahi sevginin fizik dünyada ifade edilmesi, partner sevgisi çalışmaları, aşk.

Empatik, telepatik gücünüzün artmasını istiyorsunuz, su elementiyle çalışın.

Şifa: Su elementinin şifadaki gücü arındırmasından kaynaklanıyor. Ateş, sizi dönüştürerek şifalandırıyor, su arındırarak. Yaradan’dan uzak her şeyden sizi arındırması. Çünkü ateş bu işi sert bir şekilde yapıyor. Su daha yumuşak şekilde. Duygunuzu fark etmenizi sağlıyor. Onun içinden alıyor sizi. Ateş daha hızlı ama su daha yumuşak.

Rüya çalışmaları.

Bilinçaltı çalışmaları.

Ölüm ve atalarla ilgili çalışmalar.

Su girdiği kabın şeklini alıyor. Su elementinin özelliği var, esnekliği temsil ediyor. Hayat içinde ne kadar esnek olursanız o kadar yol keyifle ilerliyor.

Su elementi önüne ne kadar set koyarsanız koyun su akar yolunu her zaman bulur. Dünya üzerindeki nehirlerin kıvrımları niye var, dümdüz aksın diyor Kemal Hoca. Geometrik bir kıvrımı var ama. Siz mesela o kıvrımı değiştirmeye çalışıyorsunuz, kanal açıyorsunuz. Kanalı yıkıp tekrar aynı kıvrıma dönüyor. Kendi geometrik şekline göre akıyor su. Arazinin etrafında dere var, haritada olduğu gibi, kazmışlar olmamış. Su önüne engel bile çıksa bir şekilde yolunu buluyor. Yeter ki suya teslim olunsun. Su varlığa teslimiyeti, kendi varlığınıza, akışa teslimiyeti de temsil ediyor. Akışa güven.

Akışın tamamen içinde olduğunuzda aslında o akışın ruhun akışı olduğunu görüyorsunuz. O akışa güvendiğinizde yaşam her zaman sizi, doğru, güzel insanlarla karşılaştırıyor. Ancak güvensizseniz, sorunlarla karşılaşıyorsunuz, su o taraf akmıyor. Yaşam sizi yine oraya götürecek ama döve döve götürüyor bu sefer. Yine arzu ettiğiniz yer oluyor ama zorluklarla. Akışa güven su elementi çalışmalarından biri.

Duş alırken yapıyorsunuzdur. Sakral çalışmasında ifade etmiştim. Şifa çalışmasında suyu iki yönlü kullanmanızı tavsiye ederim. Çünkü su okuduğunuz, ona söylediğiniz her şeyi kayıt ediyor. Bir suya güzel sözler söyleyin için şifa olur. O enerjiyi, bilgiyi içine kaydediyor. Bir ortamda enerji çalışması yapıyorsunuz, su enerji çalışmasında inen ışığı kaydeder, şifalandırır. Arınma ve yükleme tarafında suyu kullanabiliriz.

Dünya üzerinde Yaradan’ın ışığını ve bilgisini maddeye indiren element su‘dur.

Su alemi, su aleminin bilgeliği, varlığınızda çok önemli. Çünkü siz buraya en yüksek Yaradan’ın hislerini madde aleminde deneyimlemek, onun güzel hislerini maddeye zerk etmek için geldiniz aynı zamanda. Onun O muhteşemliğini maddeye zerk etmek. Oturduğunuz koltuğa, önünüzdeki masaya, sandalyeye. Kâğıda, kaleme. Yaşamda gördüğünüz her şeye Yaradan’ın ilahiliğini zerk etmek üzere buradasınız aynı zamanda. O yüzden suyu çok iyi kullanın, ustalaşın burada. Ustaca olun, Yüzde 70’i sudan oluşan bir bedendesiniz. Suda ustalığınız bedende ustalık demektir. Bir daha söylüyoruz; suda ustalığınız bedende ustalığınız demektir.

O yüzden duygularınızı en yüksek düzeye çıkarın. En yüksek düzeyde yaratıcının yaratım gücünü açığa çıkaracaksınız. Şimdi derin bir nefes alın. Su alemi, astral alemi, bilgelik alemi, selam olsun tüm varlıklara.

Karanlığın içinde parlamak. Deniz canlıların parlaklığı çok güzel, fosforlu. Varlığımızdan böyle bir ışığın yayılması harika. Pullar da önemli. Varlığımızdan, bedenimizden yayılan ışığın daha yüksek düzeyde, daha yüksek alanlara yayılmasıyla bağlantısı da var.

Tüm insanlığın işleri de kolaylıkla yürüsün. Biz de buna hizmet edelim. Her birimizin ışığı daha fazla yayılsın ve açılsın. Daha fazla insana ulaşsın diliyorum bilgi ve ilim bu dönemin içerisinde. Varlıklarınızı onurlandırıyorum, her birinizi selamlıyorum.

SİMYA’DA SU ELEMENTİ BİTKİLERİ
Su elementi bitkilerini
su kenarlarında bulursunuz en fazla. Çok nemli yerlerde, etli bitkiler, kaygan bitkiler yaprakları, yumuşak, nemli bitkiler. Turuncu renkli bitkiler. Aynı zamanda sakral çakra ile bağlantılı.

Kalendula (kadife çiçeği, aynısefa) bunu kullanabilirsiniz. Aynısefanın iki türü var: katlı yapraklı olanlar, bir de tek sıra yapraklı. Daha çok güçlü olan tek sıra yaprak olan. Çoğu zaman katlı yapraklılar bulunuyor. Tam bir su elementi bitkisi.


At kuyruğu bitkisi. Dere kenarlarında at kuyruğu çok var. Bitkinin kullanılan yeri genellikle sapları. Kalendulada sapı kullanılmıyor ama. Normalde bitkinin sap kısmı su elementi kısmı. Kökü toprak elementi kısmı. Sapı uzun bitkiler su elementi. Hatta saptan oluşan bitkiler. Orta boylu, yumuşak bitkiler. Tat olarak genellikle hafif tatlı, bazen de tuzlu.

Yapısal olarak zamksı bir yapı var. Etkileri ne? Diüretik, bedendeki idrarı dışarı atan bitkiler. Lenfatik, lenfleri temizleyici bitkiler. Söylediğim bitkiler diüretik, damp stagnation’da işe yarıyor mesela. Bedendeki sıvı niye dışarı atılmalı, çok durgunsa, diüretik tarafı kullanıyoruz.

Lenfatik, lenflerin temizlenmesini sağlıyor. Oradaki toksinleri temizliyor. Yumuşatıcı dokuları. Afrodizyak etkisi vardır bazı su elementi bitkilerinin.

Mesela yoğurt otu nemlendiriyor. Su elementi bitkileri iki yerde kullanılıyor. İlki; damp stagnation, damp relaxation durumlarında. Sıvıların kontrol edilmediği durumlarda. İkincisi; su elementi bitkileri atrofi, kuruluk durumunda kullanılır. Hiç sıvı yoksa bedende, tamamen kuru bedense, bedene nemlendirici gerekiyor. Yoğurt otu tam bununla ilgili, emolyent. Kuru dokuları nemlendiriyor. Yoğurt otu, dokular çok fazla sıvıyı attığında kullanılıyor. Dokuları sıkılaştırıyor, suyun dışarı atılmamasını sağlıyor. Mineral kaybını önlüyor dolayısıyla. İshali geçiriyor.

Mukilaj yapı içerenlerden biri hatmi çiçeği. Su elementinin çok önemli bitkilerinden biri. Zamksı etkisi vardır. Zamksı etkiyi en iyi çia tohumu, kara buğday, keten tohumu, onlarda da mukulaj fazla. Hatmi çiçeği, marshmellow yapmak için kullanılır. Zamka örnek, bu yıl ekeceklerimizden salep. Gerçek salepte yarım çay kaşığını süte katın, süt iyice katılaşmaya, zamklaşmaya başlar. En mukulaj yapıyı en iyi göreceklerimizden biri de su elementi bitkilerinden biri salep.

Tavsiye ettiğim bitkiler; ilk hatmi çiçeği. Çünkü Latince althaea officinalis diye geçiyor. Yatıştırıcı, soğutucu, nemlendirici. Genellikle kökü kullanılıyor. Çiçekleri de kullanılır, suya koyduğunuzda çok iyi nemlendirici ve yatıştırıcı. Hatmi çiçeğinden yaz içeceği yapabilirsiniz. Polisakkarit oranı yüksek, mukilaj tarafı yoğun, içinde tanenler de var. Diüretik yapıya sahip. Yumuşatıcı özelliğe sahip. Soğutucu, iltihap giderici.

Su elementini iltihap giderici olarak da kullanıyoruz. İltihap varsa bedende ateş çok yüksektir. Ateş elementinin yüksekliği iritasyon yaratıyor. Bunu yumuşatarak çözersiniz. Hatmi çiçeği çok iyi iltihap giderici. Üriner sistem, solunum yolu sisteminde çok etkili. Balgamı yumuşatıyor, dışarı atılamıyorsa. Kabızlığa iyi geliyor.

Yaprakları çok yumuşak ve narin.

Bitkinin üzerinden tüycükler var. Akciğerle ilgili olduğunu gösteriyor. Bitkinin yapısından da anlıyorsunuz, tüycükler. Burunla, nefes kanallarıyla, akciğerle ilgili. Solunum sistemini süpürerek temizliyorlar. Hatmi çiçeği üstündeki tüycükler böyle çalışıyor. En iyi yumuşatıcı bilgilerden biri.

Yoğurt otu ikincisi. Genellikle saptan oluşan, yapışkan bir bitki. Gallium Aparine. Saplar ve yapraklar kullanılıyor. Diüretik etkisi var. Taze ya da yeni kurutulmuş kullanılmasını öneriyoruz. Uzun zaman önce kurutulmuş olanlar çok etkili değil. Bazı bitkiler kurutulmuş haliyle bayağı uzun süre kullanabilirsiniz ama yoğurt otu öyle değil. Ya taze kullanacaksınız ya da az kurutulmuş. Burada aromatik bitkiler yapacağız. Çok önemli bazılarını kurutmayacağız. Bazılarını daha fazla kurutacağız. Lenfatik etkisi var. İltihabı temizliyor ve yapışkan.

Yapışkan insanlar vardır, normalde böyle tabirler kullanmıyorum ancak. Sürekli yanınızda olmak, sizden beslenmek ister. Siz boğulursunuz onun yanında.

Böyle insanlara yoğurtotu verebilirsiniz. Yapışkan özelliğinden dolayı o bilgeliği sağlıyor. Kendi enerjisinden beslenmeyi sağlıyor. Yapışkan insanlar genellikle kendi enerjisini kullanamayanlar.

Kalendula aynısafa bitkisi. Aleovera da kullanılabiliyor. Bunun dışında söğüt kabuğu.

Isırgan otu ateş elementi bitkisi, diüretik tarafı var, demir fazla. En fazla demir Mars gezegeninde var. Dulavrat otu toprak elementi bitkisi daha çok. Tüm diüretikler su elementi bitkisi değil. Kantaron ateş elementi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir