Sosyal medyada paylaş

Simya Alma Çalışması ya da İzin Verme Çalışması

Alın Bölgesi:

“Alın bölgem vasıtasıyla Yaradan’dan bana akan yardımı, hizmeti ve desteği almaya izin veriyorum

Bu neyi sağlayacak?

Yaradan bize sürekli ilham vermek istiyor. Görüntüler getiriyor gözümüzün önüne. Yaradan size sürekli bir şeyler ilham ediyor. Onların hepsini yapsaydınız yaptığınız şeyde Dünyaya çok fazla hizmet eden biri olabilirdiniz. Gerçekler onlar. Almıyoruz ama biz. Yapabilir miyiz acaba diyoruz.

Size gelen ilhamları bedeninize almayı sağlıyor.

Para, şu bu kaygı değil; gerçek arzularımızın Yaradan’ın arzuları olduğunu görüyoruz. Size gelen ilhamları hayata geçirmek. İzin verdiğinizde sistem sizin adınıza çalışıyor. Görevlilerini, kaynağını, insanları gönderiyor.




Boğaz Bölgesi:

Boğaz bölgemizden elimizi uzatıyoruz, avuç içimiz bize bakıyor

“Boğaz bölgem vasıtasıyla Yaradan’dan bana akan yardımı, hizmeti ve desteği almaya izin veriyorum.

Yaradan bize sözlerini, kelamını vermek istiyor. Sen benim suretimi taşıyorsun. Sen benim sıfatlarımın tamamını taşıyabilecek kudrettesin diyor. Biz de güvenmem mi lazım, güçlü müyüm diyor. Melekler önlerinde eğildikleri varlıkların güvensizliklerine gülüyorlar. Hazine sandığı üstünde dilenmek gibi. Ben her şeyi yapabilirim demesini istiyor Yaradan. Ben sonsuz bolluk içindeyim zaten. Aman Yaradan’a karşı saygısızlık mı yaparım?

Ego mu olur söylemeyeyim şimdi diyoruz. Kibre düşmemek Simyacının doğal halidir zaten. Kibir siz bir varlıktan daha üstün olduğunuzu düşünüyorsanız bu kibirdir. Yaradan bize sözlerini vermek isterken acaba kibre düşer miyiz? Yaradan’a saygısızlık yapar mıyız? Onun gibi konuşmamızı istiyor.

Timus Bölgesi:

“Timus bölgem vasıtasıyla Yaradan’dan bana akan yardımı, hizmeti ve desteği almaya izin veriyorum. “

Ölümsüz Üstatların Yaşam ve Öğretisinde Hz İnsan olmak için insanın hangi adımlardan geçtiğini bahsediyor. Mesih bir kişi değil, bilinç.

Timus çakramız varlığımızın Tanrı varlığı olduğumuzun, tamamen o olduğumuzun idrakiyle ilgili. Ne zaman ayrılığa düşersek mesih bilincinden uzaklaşıyoruz. Mesih Yaradan bilincinde yürüyen insan anlamına geliyor.




Kalp Bölgesi:

“Kalp bölgem vasıtasıyla Yaradan’dan bana akan yardımı, hizmeti ve desteği almaya izin veriyorum.”

Yaradan bize her yerden sevgisini veriyor. İnsan, çiçek, kedi, inek, at vasıtasıyla iletiyor. Bize sürekli ne kadar sevildiğimizi bildirmek istiyor. Aslında bu kadar alem var. Dünya üzerinde bitki hayvan taş kristal var. Her birinde insana hizmet için var. İnsanın bu Dünyaya gelişini kutlamak için var. Yaradan’ın bu dünyadaki görünüşünü kutlamak için var.

Biz Yaradan’a hizmet ediyoruz zannediyoruz. Bizim yaptığımız ne? Mutlu olmak. Mutlu, huzurlu, neşeli, coşkulu olmak. Titreşimimizi yükseltmek yaptığımız bu. Yaradan Meleklerini gönderiyor, durumları ayarlıyor. İbadet ederek biz Yaradan’a hizmet ediyoruz zannediyoruz. Bizim yaptığımız ışığımızı daima yukarı çıkarmak. Biz de sevilmediğimizi düşünüyoruz. Şöyle bi baksak bize hizmet eden şeylere.

Jüpiter, Ay, Merkür kim için zannediyoruz? Bu kadar insanın tekrar kendine kavuşması için.

Hz Muhammed miraca çıktığında “Habibim, bütün alemleri senin için yarattım” diyor. İlahi Ruhu çıkıyor miraca. Sadece onun ruhuna söylemiyor, insanlara söylüyor. Bu kadar sevgiyi görmeye, bilmeye izin vermiyoruz. Bu yüzden bu çalışma çok önemli. Almaya izin veriyoruz zannediyoruz.

Solar Pleksus Bölgesi Hizasından elimizi uzatırken “Karın bölgem vasıtasıyla Yaradan’dan bana akan, yardımı, hizmeti ve desteği almaya izin veriyorum. “

Yaradan bize bolluğunu, gücünü vermek istiyor. Cennetin krallığı sizin ayaklarınızın altındadır daima. Bu Dünya üzerinde normal şartlarda yoksulluk çekme şansı yok. Zorluk yaşama şansı yok, hakikati anladığında. Çünkü bu Dünya üzerindeki kaynaklar 3 Dünya dolusu insana daha yeter. Sınırlı olduğunu düşünüyoruz biz. Dünya üzerinde birileri az bolluk içinde iken Dünyanın bir tarafı çok zengin oluyor. Herkes zengin olsa Dünyadaki bolluk yine bitmek. Herkes hak ediyor. Sınırsız bolluğun bize gücünün bize akmasına izin vermiyoruz.

Yaradan bize kendi iradesini vermeyi arzu ediyor. Hz Süleyman’dan bildiriyor bize. Hazinelerinin haddi hesabı yok Hz Süleyman’ın. Yaradan’ın bolluğunun ne kadar sınırsız olduğunu gösteriyor Hz Süleyman. Diğer insanlara hava atmak değil. İzin vermiyoruz bu gücün bize akmasına. Onun için güçsüz kıldığımız için kendimizi başka ruhlara da hizmet edemiyoruz.




Sakral Bölge

Elimi sakral bölgem hizasından uzatıyorum. “Sakral bölgem vasıtasıyla Yaradan’dan bana akan yardımı, hizmeti ve desteği almaya izin veriyorum.”

Yaradan bize hallerini vermek istiyor. Benim hallerimi deneyimle. Şu andaki halimi tarif edemem, vecdi. Yaradan biz huşusunu, mutluluğunu, sonsuz şükran halini vermek istiyor. Bazen kızıyoruz, Yaradan’a kızıyoruz, sisteme kızıyoruz, endişeleniyoruz. Yaradan bize vermek istiyor. Gör ne kadar sınırsız olduğunu ve tanımsız halleri yaşa. Almıyoruz diyoruz biz. Kaygılar öfkeler iyi yaa diyoruz. Oysaki Dünyanın en büyük zaman kaybı.

Yaradan bize yaratıcılığını vermek istiyor. Yaratıcılığımızı sorguluyoruz. Her şey O’ndan geliyor. Sen yaratıcısın. Biz yaratıcıyız derken rahatsız oluyoruz. Boşlukta varlık yaratma da dahil, gücü var insanın. Bunu da kabul etmemizi sağlıyor.

Kök Bölgesi

“Kök bölgem vasıtasıyla Yaradan’dan bana akan yardımı, hizmeti ve desteği almaya izin veriyorum.”

Alın bölgesinden kök bölgesine kadar disklerin bağlı olduğunu, güçlü şekilde titreştiğini görüyoruz

Yaradan eminlikle adım atmamızı arzu ediyor. Ayaklarımızı bazen geri gidiyor, şüphelerimiz oluyor. Onun bilincini bedenlenmemizi arzu ediyor Yaradan. Kök çakra et kemiktir, fiziki katı varlığınız. Ete kemiğe büründüm Yunus gibi göründüm. Kim o görünen Allah. Yunus o bedenin ismi sadece.

Yaradan ete kemiğe bürünmek istiyor bizim vasıtamızla. Biz izin vermiyoruz. Bazen de görünmezlik perdelerini takmak istiyoruz. Simyacı bir yandan ortaya çıkmalı, görünmeliyim. Şifacıyım, kaçmamalı, saklanmamalı Simyacı. O zaman ete kemiğe bürünüyor Simyacılığınız.




İlgili Diğer Yazılar

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: