Simyacı gözü ile saflaşma

Simyacı gözü ile saflaşma

Simyada ölmeden önce ölmek tam saflaşma ile Matriksin dışına çıkmak demek. Newton yasaları ötesine, etkiye tepki ötesine geçmek. Mutluluğu yaratmak istiyorsunuz, mutluluk bir şeylere bağlı değil. Nefes almam, burada olmam yeterli. İzliyorum sadece, mutluluğu böyle yaratıyorum.

Mutluluk sayısızca olmaya başlıyor, öyle titreşim ayarlıyorum. Ölmeden önce ölmek, matriks dediğimiz kolektifin ötesine geçmek. Çünkü siz olaylara normal olağan tepkiler vermediğinizde artık siz duyguların esareti altında değilsiniz. Beden yok, ölüsünüz, sadece izliyorsunuz.

Çamurun içine girip de hiçbir yerinizin kirlenmemesi. Dağlar yıkılırken, depremler olurken sizin üzerinize bir tozun bile gelmemesi. Çünkü siz orada yaşamıyorsunuz artık. Siz bu Dünyadasınız ama bu dünyadan değilsiniz. Yiyip içip keyif alıyorsunuz ama bu dünyadan değilsiniz. İşte Simyada ölmeden önce ölmek bu. Saflaşma, kendini damıtma ile mümkün. Bazen tek damla kalıyor ama bu bütün deryayı oluşturan ana kaynak.

Pozitif ve negatif duygulardan iki taraftan da tam saflaştığınızda, o zaman ölmeden önce ölmüş oluyorsunuz. Dış dünyadaki hiçbir etki içinizde fiziki bir tepki yaratmıyor artık. Etkiye tepki kanunu ötesine geçtiniz. Yani saflaştığınızda ne oluyor biliyor musunuz? Normalde ne yapıyoruz?

Bir şey bizim damarımıza basıyor öfkeleniyoruz, TV’de bir şey seyrediyoruz üzülüyoruz, bunların hiçbirinin olmadığını düşünün. Yine izliyorsunuz, öfke yok. Hakaret ediyor biri, hakaret eden biri görmüyorsunuz, sadece izliyorsunuz. Niye izlediğinizi görüyorsunuz, arkasındaki muhteşem düzeni. O adamın size gelene kadar hangi yolardan geçtiğini görüyorsunuz. Size geçmişten bu yana nerelere dokunduğunu, sistemin mükemmelliğini, matematiğini izliyorsunuz. Adam size küfrediyor, matematiğini, fiziğini izliyorsunuz.

Saflaşma’da siz öldünüz artık, bu matriks içinde değilsiniz. Tam saflaştığınızda; mutluluk mesela, köy, cennet gibi. Ağaçlar, taze meyveler, çok mutlusunuz. Serbest bıraktığınızda aynı mutluluğu şurada otururken de yaşıyorsunuz. Mutluluk artık belirli bir yere bağlı değil. Değer kavramı bir yere bağlı olmayınca sistem size öyle bir değer veriyor ki. Değerimizin tam ifadesini görüyorsunuz.

Simyada Numeroloji var. Normalde birçok yerde farklı farklı anlatılıyor. Simyacı bilinci içinde sayılara bakıyoruz biz. Başına şu gelecek şu vakit gibi bir durum, felaket tellallığı yapmaktan ziyade daha çok kişinin kim olduğunu bildiren, bunu nasıl çözeceği konusunda yöntemler sunma. Sayılarla şifa yöntemi. Kokunun simyası da öyle. Tarımın simyası anlatılmış. Rudolf Steiner’ın tarımla ilgili yöntemi var. 1800’lerin sonu 1900’lerin başında yaşayan bilim insanı, teozofi ekolü. Rudolf Steiner bir kanal aynı zamanda. O yolla bilgi alıyor, aktarıyor. Bununla ilgili büyük konferans yapılmış. Bankacı, çiftçi de olabilirsiniz. Simya bilincini aktardığınız yerde mucizeler yaratabilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir